Kürt devleti kuruluş süreci hızlandı

A+A-
Savaş SÜZAL

Bu köşeyi okuyanlar bilir, dış politikada tesadüflere inanmam. Dış güçler, Türkiye’yi sürüklemek istedikleri hedefe ulaşmak için uygulamalarını, gizli saklı terminolojilere gerek duymadan pervasızca sürdürüyor. Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu ikilisinin Kürt açılımı konusundaki girişimlerini bir de lütfen Suriye’deki gelişmeler ışığında değerlendirin.
İstanbul’da ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton önderliğinde terör konferansı maskesi ardına gizlenerek toplanan, acil Suriye Konferansı, yeni bir muhalefet grup liderini yarattı. Kürt Abdülbasit Seyda. Bu seçimin hemen Clinton toplantısı arkasından gerçekleşmesinin de dikkatinizi çekmesi lazım. Özellikle Suriyeli Kürtlerin uzun süredir Şam hükümetine diklenmelerinde başarısız oldukları dikkate alınırsa, bundaki amaç oldukça açık.
Ayrıca Irak’ta devlet başkanlığına bir Kürt’ü, Talabani’yi atamaları, ardından aynı oyunu, Suriye’de denemek istemeleri ne hikmetse tam bir tesadüf. Bu arada geçen hafta gene Irak’taki Barzani aşireti yönetiminin demokratik ve seçimle işbaşına gelen yetkilisinin Ankara’da Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmelerin de bu işe bir katkısı olduğu söylenirken...
Tam da bu organizasyon, bu tezgah yolunu alırken, Mustafa Kemal’in kurduğu partinin genel başkanı çıkıp ülkenin parçalanması konusunda, iktidardaki AKP’ye biatını bildirmesi sizce de anlamlı değil mi? Bu oyunda şimdilik oyunbozan pozisyonunu, maalesef yalnızca MHP korumaktadır. Bu partinin de Washington’dan gelen baskılara daha ne kadar dayanabileceği bence meçhul.
Sizce bildiğiniz, ama sık sık hatırlatılması gereken bir garip başka gerçek de ABD’nin özgürlük ve demokrasi getirme maskesi altında iktidar değişikliği konusundaki son baskılarını, Kürtlerin yaşadığı dört ülke İran, Irak, Suriye ve Türkiye üzerinde yoğunlaştırmış olması. Washington’un, Tahran’a alternatif amacıyla devirdiği Saddam Hüseyin’e alternatif, kendi eliyle ülkenin başına getirdiği Irak’taki Şii Maliki hükümetini de sallaması bence dikkate değer.
Türkiye’de hâlâ suçlu oldukları kanıtlanmamış Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu devletin oluşumuna karşı olan komuta kademesi ve yazar çizer takımının da içeride olması, belki de bu süreç içindeki en önemli adım. Bebek katiline öyle veya böyle bulaşan herkes, darbe suçlaması ile içeride. Maksat bence darbe falan değil, Kürt devleti.
Sonuç olarak artık ABD ve müttefikleri, bölgede bağımsız Kürt devletini kurmak için milyarlarca dolar döktükleri ve milyonlarca Müslüman’ın kanına girdikleri planlarını artık saklama lüzumu göstermiyorlar. Daha önce de yazdığım gibi ne hikmetse bu süreç aşiret reisi Barzani’nin Obama’yı ziyareti ile hızlandı. Unutmayın bu ziyaret döneminde PKK’nın gölge partisinin yetkilileri de Washington’daydı.
Evet, ne yazık ki Turgut Özal döneminde başlatılan ancak iktidarın el değiştirmesi ile bir süre duran sonra da askerlerin işin farkına varması ile ipleri koparma noktasına getiren süreç, bugünlerde hız kazandı. Türkiye’den büyük bir parça koparılarak bölgede yeni bir devlet kurulmaya çalışılırken, içeride bu süreçte aktif rol alan, kendi işbirlikçilikleri, içlerinde hiçbir zaman hissetmedikleri milliyetçi sloganlarla kamufle etmeye çalıştı.
Kendi çocukları keselerini doldururken yoksulun çocuğu dağ başında helak olmaya devam ediyor. Zira elindeki silahın yazılımını başkası, çatışmanın istihbaratını bir başkası ve katilin peşine düşme iznini de gene başkaları veriyorsa, kalkıp milliyetçilik nutukları atmasınlar. İktidar o denli bu sürecin hızlandırılmasında sabırsız ki konuya katılmayanlara, MHP’ye bel altından vurmaya devam ediyor. Kalkıp Bahçeli’ye Apo’yu neden asmadın diye sorabiliyor. Sanki kendisi bugün başka bir şey yapabiliyormuş gibi.
Evet, sevgili okurum, Türkiye’yi parçalama projesi son aşamasına böylece girdi. Ama sizler, tuttuğunuz takımların transferlerine kafa ve tepki koymaya devam edin. Bir son söz de ekonomiden. Hani ekonomi çok mükemmeldi ya, ben bu mükemmel ekonomide kasaba semt pazarında bir kavunu 7 liraya alabildim. İnanın ABD’de bile bu kadar pahalı kavun satın almamıştım. Biz zengin ülkeyiz ve kriz de bize teğet geçiyor, enflasyon yok ya, yakışır milletime.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları