Kürt Mehmetçik...

A+A-
Behiç KILIÇ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un konuşması, Türkiye’nin fotoğrafını yansıtan, altı önemle çizilmiş gerçeklerle bezenmişti.. Komutan, Cumhuriyetin temellerindeki çimentoyu anlatırken yaptığı açılımda bir ara sesindeki duygusallaşmayı da önleyemeyerek şöyle dedi;
 “Bölücü terör örgütüne karşı sürdürdüğümüz mücadelede, şehitlik ve gazilik mertebesine ulaşmış kahramanlarımız arasında çok sayıda Kürt ve Zaza kökenli vatan evladı vardır...”
Çok doğru...
Vatan uğruna toprağa düşen kutsal çocuklarımız, bizim aziz şehitlerimiz Kürt kimlikli delikanlılarımız, Peygamber Ocağı’nın unutulmaz yiğitleri..
Edirnekapı şehitliğinde silah arkadaşları ile koyun koyuna yatıyorlar, başlarında acılı aileleri Türkçe, Kürtçe duaları onların ruhları için etmiyorlar mı, Kürt, Türk analar birbirlerine sarılıp acılarına ağıt yakmıyor mu o mezarlar başında...
Daha yılı dolmamış şehitlerimiz arasında bile saydığımız ne kadar çok Kürt delikanlısı vardır..
22 yaşında toprağa düşen Mehmet Coşkun.. Ekmek davasına Urfa’dan Gaziantep’e göç eden Mehmet, hal içinde hamallık yaparak anne ve iki kardeşini geçindirmeye çalışırken askere gitmişti.. 21 yaşındaki Fettullah Selçuk, Diyarbakır merkeze bağlı Sati Köyü’ndendi.. Kürtçe ağıtlar eşliğinde toprağa verildi. Cenazede anacığı 7’nci Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu’ya  “Acımıza kim su dökecek?”  diyor, Vali Mutlu’ya Kürtçe olarak, eşini yıllar önce kaybettiğini anlatıyor,  “Oğlum nerede? Öcünü kim alacak?”  diye soruyordu. İki kız çocuğu babası, 22 yaşındaki Kasım Aksoy üç gün önce aradığı ailesine, “Bu son görevim. Bayramdan sonra sizinleyim” diyordu... Şanlıurfa’ya bağlı Beşat Köyü’nde yaşayan ailesine kendisi değil acı haberi gitti.. 22 yaşındaki Mehmet Uyar, terhisine üç ay kala şehit oldu.. Uyar’ın Şanlıurfa’daki baba ocağından Kürtçe ağıtlar yükseldi. Babası, 67 yaşındaki Mustafa Uyar, oğlunun Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü 2’nci sınıfta öğrenim görürken askere gittiğini belirterek,  “Vatan sağ olsun”  dedi... Piyade çavuş Turgay Salgar’ın ’şehitlik’haberini alan baba Tuncay Salgar  “En büyük oğlumdu. İki tane daha var. Onun uğruna onları da göndereceğim. Vatan sağ olsun”  dedi. 
Hangi birini yazalım, bu acı hem derindir, hem kutsaldır hem de bu vatanın tutkalıdır, çok önemlidir.. Tıpkı Komutanın belirttiği gibi..


Teröristin çarptığı çimento!..
Şunu da bilmekte fayda var, PKK çetesi Kürt vatandaşlarımız arasında inanılmaz katliamlar gerçekleştirmiştir.. Bir misal, sadece Şırnak ilinde 300’den fazla sivil vatandaş PKK çetesinin saldırıları sonucu can vermiştir..
Yani bu uğurda sivil Kürt şehit sayısı da vardır... Bütün bunlar işte bu vatan için.. PKK çetesi bütün saldırganlığına karşın bu vatanın çimentosunu parçalayamamış, o çok istediği Türk-Kürt ayırımcılığını yaratamamıştır..
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ,  “Cumhuriyet insanların toplulukla ve topluluk içinde yaşadıkları, kendilerini vatandaş hissettikleri bir rejimdir, bu onların kendilerini birbiriyle eşit hissetmeleri ve eşit olmaları anlamına gelir” diyen Montesquei’dan verdiği örneği  “Bu düşüncenin aksini düşünmek ve Türkiye’de aksinin yaşandığını iddia etmek doğru değildir” sözleri ile pekiştiriyor ve ekliyor;
 “Türk Silahlı Kuvvetleri de bu konuda emsalsiz bir örnektir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısına baktığımız zaman, Edirne’den Hakkari’ye kadar vatanın her köşesinden gelen subay, astsubay, uzman çavuş, er ve erbaşlar ile sivil memurları görebilirsiniz. Bizim ordu yapımızın sağlam oluşunun, millî ordu oluşumuzun temel nedeni budur. ”

 

Komutan’ın altını çizdiği doğrular...
O kutsal sözü hatırlayınız,  “Toprak uğrunda ölen varsa vatandır..”  Ne mutlu bize ki şehidin kanı ile sulanmış topraklarda vatan sahibiyiz.. Bir bütün olarak...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un şu açıklaması ne kadar doğrudur bakınız;
 “Bölücü terör örgütü, nihai amacını gerçekleştirmek için terörü, etnik bir çatışmaya dönüştürmeye ve etnik çatışmaymış gibi takdim etmeye çabalamaktadır. Ancak, bunu başaramamıştır.”
Özetleyecek olursak...
Komutan  “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu bir devrimdir. Devrimin amacı ise bir ulus-devletin yaratılmasıdır. Bu düşünceden hareket ederek ATATÜRK, Türk milletini şu şekilde tanımlamıştır: Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Türkiye halkına, Türk milleti denir.” Demişti ya...
Özet budur...

Yazarın Diğer Yazıları