Kürtçeyi öğrenemeyen doktor olamayacak mı?

İsrafil K.KUMBASAR

Daha dün verilen şehitleri, aradan 24 saat geçmeden unuttunuz nasıl olsa değil mi?
O halde, ‘nurlu bir sabaha’ daha göz açmanın kıvancı, huzuru ve mutluluğu içerisinde hepinizi saygı ile selamlıyoruz.
Güzel günlerden müjdeli bir haber daha.
Yorum yapmadan, haberin spotunu noktasına, virgülüne dokunmadan aktaralım:
“Dicle Üniversitesi, Doğu ve Güneydoğu’da çalışan doktorların hastalarla daha iyi iletişim kurabilmeleri için tıp fakültesi müfredatına seçmeli Kürtçe dersleri konulmasını kararlaştırdı. Derslerden sadece öğrenciler değil, bölgede görevli doktorlar da yararlanabilecek. Prof. Sabri Eyigün, ‘Hastalar dertlerini kendileri anlatacak. Dersler zorunlu hale bile gelebilir’ dedi.”
Malum köşe yazılarında ‘canlı bağlantı’ kuracak teknoloji henüz gerçekleşmedi, o yüzden ‘anlaşılamayan’ noktalara uzaktan değineceğiz, arzu buyururlarsa muhataplar da bilahare açıklama getirebilirler.
‘İleri demokrasi’ için adımlar atılan bir dönemde, doktorlara önce ‘seçmeli’, sonrasında ‘zorunlu’ Kürtçe dersinin mühim bir gelişme olduğuna inanıyoruz.
Dil önemli, insanın meramını aktarmakta en önemli araç, daha da önemlisi ‘bilinçaltına ilişkin’ de ipuçlarını beraberinde getiriyor sözel ifadeler.
O halde önce anlamak gerekiyor.

***

Haber, “Doğu ve Güneydoğu’da çalışan doktorların” diye başlıyor, ama hemen ikinci cümle “Derslerden sadece öğrenciler değil, bölgede görevli doktorlar da yararlanabilecek” ifadesi ile devam ediyor.
Valla biz tam anlayamadık. Hadi orta bir yol bulalım ve cümleyi şöyle bir toparlayalım:
-“Dicle Üniversitesi’nde tıp tahsili görüp de Doğu ve Güneydoğu’da görev yapacak doktorların hastalarla daha iyi iletişim kurabilmeleri için müfredata seçmeli Kürtçe dersleri konulması kararlaştırıldı. Halen oralarda görev yapan doktorlar da derslerden yararlanabilecek.”
Herhalde bu Dicle mezunlarının tamamı, o bölgelerde görev yapacak. Öyle ya öğrenciye “Kürtçe öğren, hastalarla daha iyi iletişim kur” deniliyor.
Hadi diyelim ki, staj, uygulama gibi dönemlerde bu tür saçmalıklara bir ihtiyaç var.
Peki memleketin başka bir bölgesindeki ‘başka bir etnik gruba’ mensup hastalar için ne yapılacak?
Dicle’yi bitirip Çerkezlerin, Gürcülerin, Arnavutların yoğun olarak yaşadıkları bir bölgedeki hastanede görev alan doktor, bu kez onların konuştuğu etnik dil için de ‘seçmeli ders’ mi alacak?
Komohtiler sağlık ocağına gelir diye, ayrıca bir kurs daha mı görecek bu öğrenciler?
Ibıhlar için de bir projeniz var mı?

***

Bir adım daha ileri gidip şöyle bir soru ortaya atalım:
-“Dicle Tıp’taki öğrencilerin yüzde kaçı Doğu ve Güneydoğu kökenli öğrencilerden oluşmaktadır?”
İhtimal ki, öğrencilerin büyük bir bölümü o bölgede yaşayan vatandaşların çocukları.
Peki ihtiyaç, ‘yaşadıkları bölgenin dilini bilmeyen’ (!) öğrencilere lisan öğretme merakından mı kaynaklanıyor, yoksa emrivakilerle gerçekleşen işgüzarlıktan mı?
Prof. Eyigün öğrencilerinin Kürtçe bilmediğini, onlara Kürtçe öğretilmesi gerektiğini halisane bir niyetle ortaya koyarken, “Kardeşim siz bu bölgenin çocuklarısınız, ananızın babanızın dilini nasıl bilmezsiniz?” diye sormuş mudur?
KCK’nın ‘mahkemelerde’ yaptığı, belli ki bir takım gönüllü zevat eliyle ‘hastanelerde’ yapılmak isteniyor.
Onlar nasıl “Biz Kürtçe savunma yapacağız” diye diretiyorsa, hastalara da “Derdini Kürtçe anlat, Türkçe konuşma” yolu açılıyor.
Bunun peşinden ‘bakkala’, ‘manava’, ‘kasaba’ seçmeli Kürtçe dersleri konulursa hiç şaşırmayın.
Diyebilirsiniz ki demokrasilerde bu tür fantezilere bazen hoşgörü ile yaklaşmak gerekir.
Fakat bir yandan ‘kardeşlikten’, ‘birlik beraberlikten’ dem vururken, diğer yandan ’türedi yapılara’ zemin hazırlamak masumane ve de iyi niyetli bir girişim midir?

***

Yapılanın, ‘ileriye yönelik bir hazırlığın’ parçası olduğu konusunda şüphe yok. Zira üç beş satırlık gazete haberi, meramı zaten ortaya koyuyor.
Ama o bölge dışına çıktığınızda, bir lokantaya girip kuru fasulye, pilav istemeye yeltendiğinizde birileri de çıkıp “Türkçe öğren, öyle gel” deyiverir.
O zaman ayıkla pirincin taşını.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş