Kurultay kararı: Hedef Türk Devletler Birliği

Arslan BULUT

BAKÜ-11. Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı, son gün 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla renklendi. Demirel’in gerek başbakanlığında, gerek Cumhurbaşkanlığı’nda kurultayı himayesine alması, Türk devlet ve topluluklarından onbinlerce öğrencinin Türkiye’de okutulmasını, Ahmet Yesevi ve Manas Üniversiteleri’nin kurulmasını sağlaması unutulmuş değil. Demirel, konuşmasında kurultayın mimarı Alparslan Türkeş’i rahmetle andı. Demirel, “Divan’ı Lügati Türk’e göre Türk adını Tanrı vermiştir. Bu çınarın dalları 1990’dan sonra yine yeşermiştir. Hepiniz bu koca çınarın dalları, yapraklarısınız” dedi. Türk töresindeki kadın erkek eşitliğine ve toprağın, suyun korunmasına da dikkat çeken Demirel’in Avrupa değerlerinden bahsetmesi, bir delege tarafından “Türk değerlerinden bahset” diye protesto edildi.
* * *

Kurultayın sonuç bildirisi, daha önceki yıllarda alınan kararların özeti gibiydi ve birinci maddede, “Türk Devletler Birliği’nin kurulması için zorunlu olan ilmî, ideolojik ve hukukî zeminin oluşturulmasına başlamak maksadıyla ortak konsept hazırlanması” nın vacip görüldüğü bildirildi.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın önerisi olan ve daha önceki kurultaylarda bizim de defalarca gündeme getirdiğimiz “Türk liderler zirvesinin daimi sekretaryasının kurulması” da ikinci madde olarak benimsendi. Bu çerçevede Türk devlet ve hükümet başkanları, bu kararı hayata geçirmeye davet edildi.
Yine bütün Türk devlet ve topluluklarının sorunları değerlendirildi. Özellikle Karabağ, Kıbrıs, Kerkük, Ahıska Türkleri’ne destek kararı alındı.
Bildiride, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş hedefinin desteklenmesine dair bir madde bulunmasını ise garip karşıladım. İkisinin bir arada mümkün olamayacağını herkes biliyor ama yine de böyle bir görüş ortaya atılabiliyor! Hatta yabancı sermaye sözcüsü bir komisyon başkanı, Avrupa ile gümrük birliğini savunurken Türk devletleri arasında bir gümrük birliği kurulmasına karşı çıktı! KKTC’yi saymadı ve yedi bağımsız Türk devletini altıya indirdi! Özellikle KKTC delegesi duruma tepki gösterdi.

* * * 


Kurultay sırasında Türk devlet ve topluluklarından gelen delegeler Bahtiyar Vahapzade’nin “Özümüzü kesen kılıç” adlı tiyatro eserini ve Hacıbeyov’un Leyla ve Mecnun operetini seyretti. Vahapzade, Nihal Atsız’ın Bozkurtlar romanında işlediği Kürşat efsanesini kendi yorumuyla ve biraz farklı bilgilerle yazmış. Fakat eserin ana teması, “Türk Dünyası’nın gücü birliğindedir” mesajıydı.
Azerbaycan’da Türk Birliği ve Turan gibi kavramlara kimse öcü gibi bakmıyor. Zaten ülkede Turan Havayolları ve Turan Haber Ajansı adlı iki kuruluş var.
Azerbaycan milletvekili Sabir Rüstemhanlı, “Kurultaylarda alınan kararlar, milletin kararlarıdır. Devlet yetkilileri, milletin üstünde olabilmez” dedi.
Şair Yahya Akengin de “Nobel’i tartışacağımıza kendi ödüllerimizi koyalım. Her alanda Dede Korkut ödülleri verelim” dedi. Biz de geçen yıllarda Türk kültürüne ve ideallerine hizmet edecek bir “Korkut Ata Fonu” kurulmasını önermiştik.
Kurultayın birinci günü sabahı televizyonu açtığımda Azerbaycan kanallarından birinde Ahmet Şafak, “Kiziroğlu Mustafa Bey” i söylüyordu. Gerek Azerbaycan Türkleri gerek, Türkiye’den gelip burada okuyan öğrenciler onu çok seviyor. Genç kızların, delikanlıların ilgisi görülmeye değerdi.

* * *


5 Ocak 1993 tarihinde önerdiğimiz gibi Türk Dünyası’nın hedefi, Türk Birleşik Devletleri olmalıdır:
“Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra Avrupa Birleşik Devletleri de doğuyor. Birleşik devlet ihtiyacı, her şeyden önce güvenliği sağlamak için ortaya çıkıyor, ekonomik çıkarlar da bunu gerektiriyor!
Amerika birleştikten sonra Avrupa da birleşirken, neden Türkler de birleşmesin? Neden Türk Birleşik Devletleri olmasın?”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş