Kurultay'a yasak!

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Yalan dört nala giderken gerçekler adım adım yürür... Siz minareyi çalan kılıfını uydururmuş sözüne sakın itibar etmeyin. Yalan bumerang gibidir. Mutlaka söyleyene geri döner. Üstelik yalan, söyleyip muhataplarını inandırdıkları rehavetine kapılanları vurur. Evet vurur.. Hem de beklemedikleri bir anda, çok hassas bir durumda vurur. Bumerangın çarpma anındaki şiddetinin boyutlarını uzun uzun yazmaktansa perşembenin gelişinin çarşambadan belli oluşuna gelelim.
Türk milliyetçilerinin kan, gözyaşı ve alınteri ile kurup bedel ödeyerek büyüttükleri hareketin 1997 yılından bu yana planlı bir şekilde önce fikir çizgisinden uzaklaştırılıp Türkiye’nin en kaliteli kadrolarının tasfiye ediliş sürecini bu sütunlardan defalarca yazdık. Çocukluğunda kısa pantolon giyememiş, üç tekerlekli bisikleti olmayan, gençliğinde yârin gözlerine bakamamış, elinden tutmayı rüyasına havale eden yitik kuşak için hayat kaynağı olan şeyleri hovarda mirasyediler bilmez. Bu yüzden geçmişe dair ne varsa  yaşamamışlığın kıskançlığı ve hırsı ile tahrip etmeyi intikama dönüştürürler. Kendilerini gölge gibi takip eden komplekslerinden kurtulmak, vicdan azabından sıyrılmak için daha da hırçınlaşırlar. Sonra gözlerini kan bürür. İnsan hayatına kastetmek, yani cinayet işlemek bu ruh halinde tezahür eder. Acılarla beslenmek zorunda kalanların hayat çizgisinde bu ve buna benzer tiplerle defalarca karşılaşmışızdır. Bir kısmımız bunların bağırsaklarındaki düğümleri bilir, gözünüzün içine baka bak yeminlerle yalan söyleyenlerin o anda kafalarından geçenleri tahmin etmek de sanıldığı kadar güç değildir.
Erciyes Kurultayı’nın yasaklanma haberini duyduğumda doğrusu hiç şaşırmadım. Kurultay geleneğine inanmayanların Erciyes’teki samimi havayı hiçbir zaman hissetmeyenlerin bir bahaneyle Erciyes’i iptal ettirmek için fırsat kolladığını kendi adıma biliyordum. Karınca kararınca münasip lisanla dost sohbetlerinde dile getirip, bu sütunlardan yazdığımızda nelerle suçlandığımızı biliyorsunuz.
Evet Erciyes’ten kurtulmak isteyen zihniyet 1999 seçimlerinin zafer sarhoşluğuyla başkanlık divanı toplantısında “Artık iktidara geldik, tozun toprağın içinde, ilkel şartlarda toplantı yapılmaz” diyerek ağızlarındaki baklayı çıkarmışlardı. Devrin diğer yöneticilerinin itirazları üzerine ötelenen karar, görevli tarafından tasvip edilmese de itiraz edenler karakaplıya yazıldı. Sırası geldiğinde itinayla tasfiye edilecekler arasında kimler yoktu ki... Devrin en önemli ismi Bayındırlık Bakanı olunca ülkücülerin buluşma yeri Erciyes’teki eksik ve aksaklıkları gidermek için riski göze alıp kurultay alanının altyapısını büyük ölçüde tamamlayarak bir milyon insanın konaklayabildiği bir alan haline getirdi. Onbinlerce çadırın kurulduğu kurultayda yeni doğan çocuklar kırk uçurmaya getirilir, yeni evli çiftler gelinlik ve damatlıklarıyla bir nevi kurultay nikâhı kıyardı.
Edirne’deki ülkücü ile Kars’takinin yıllık buluşma yeri Erciyes’ten kim rahatsız olabilirdi ki... Derken ülkücünün büyük ölçüde hiçe sayılıp tasfiyelerin hızlanmasıyla 3 Kasım geldi çattı. Yılların emeği ile iktidara ortak olan hareketi, yönetim birimlerini hiçe sayan görevli, okyanus ötesinden kurgulanıp memleketimizde uygulanacak senaryoya yol verircesine seçim dedi. Kendisini oraya taşıyanları hiçe saydığı için sandığa gömüldüğünde hırsını Erciyes’ten almak istercesine tasfiyeden kurtulanlara “Erciyes deyip durdunuz, oraya gelenler oy verse barajın altında kalmazdık” diyerek kurultayın artık yapılmayacağını ifade ettiğinde çıt çıkmadı. Çünkü tasfiyeden kurtulanlar için koltuklarını muhafaza etmek daha önemliydi.
  Ankara’da hükümet ortaklarının yanında nezaket gösteren görevli nedense dağlarda yapılan organizasyonlarda hiddetleniyor, elindeki yazılı kâğıdı okurken bile katılımcıları azarlıyordu. Kendi camiası dışında, Türk milliyetçilerine karşı olanların “munis ve çok efendi bir kişi” diye tanımladıkları bu şahsı yüksek rakım etkiliyor, sertleşiyor diyenler yeni yüklendikleri ılımlı milliyetçilik görevini başarıyla yerine getirmek için “Artık zamanı geldi. Siz bu yıl katılmayarak zemini hazırlayın. Seneye yasak emrini tebliğ ederiz, kimsecikler de itiraz edemez” dediler, hepsi o kadar...Yarına Erciyes’e başka boyuttan bakmak üzere ülkü ile kalın...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları