Kütüphaneler yağmalanıyor mu?

Ahmet SEVGİ

“Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır”  derler. O hesap, biz de hafta içinde çarşı, pazar, okul koşuşturmalarından sonra Cumartesi-Pazar günleri soluğu kitapçı dükkânında alıyoruz. Gerçi eskisi gibi sahaflara önemli kitaplar gelmez oldu. Fakat son birkaç yıldır sahaflarda resmî kütüphanelerin resmî mühürlü kitaplarına şahit olmaya başladık ki kanaatimizce bu, suistimale açık bir durumdur ve Kültür Bakanlığı’nın acilen tedbir alması gerekir.
Edindiğimiz bilgilere göre -yönetmeliklerde yeri vardır muhakkak- resmî kütüphanelerde bulunan fakat okunmayan eski kitaplar yeni kitaplarla değiştiriliyormuş... Gerçekten, sahafları dolaşırken üzerinde resmî kütüphane mührü bulunan kitaplarla karşılaşıyoruz. Ali almasa Veli alacak. Alıyoruz yani. Ama içimize sinmiyor. Yarın kitaplığımızda resmî mühürlü kitapları görenler “Hoca, filan kütüphanenin kitabını yürütmüş” demezler mi? Hiç olmazsa bu tip kitaplara “kayıttan düşülmüştür” mührü vurulamaz mı?
Diğer taraftan, okunmuyor diye gözden çıkarılan birçok değerli kitabın, test kitapları yahut piyasa romanlarıyla değiş tokuş yapılmış olması kuvvetle muhtemel. Hatta bu konuda “kütüphaneci” ve “sahaf”ın ideolojik bakışları da öne çıkmış olabilir. Hatta ve hatta bu gidişin sonu, resmî kütüphanelerden kitap yürütüp sahaflara satılmasının yolunu bile açabilir.
Kimseyi ve hiçbir kurumu zan altında bırakmak gibi bir düşüncemiz olamaz. Lakin kanaatimizce bütün bu “şüyuu vukuundan beter” ihtimaller “Kültür Bakanlığı”nın bu konuya ciddiyetle eğilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bilmem yanlış mı düşünüyoruz? İlgililer bizleri aydınlatırlarsa memnun oluruz...
Şimdi sizlere daha önce adını duyduğum fakat bu hafta sonu sahaflarda karşılaştığım Basri Gocul’un “böyleleştirdiği” “ÖZLÜ SÖZLER” kitabından birkaç beyit sunarak yazımı noktalamak istiyorum:

Ey oğlum! Kalsan bile hayatında çıplak, aç;
Seni mahrum etmesin şerefinden ihtiyaç. (Enverî)
Aslanla pençeleşen ferdi saymam asla mert,
İndimde mert sayılır hiddetini yenen fert. (Şeyh Sâdî)
İnsana şeref veren yalnız ilimdir,
Bu tarifle bilinsin şerefli kimdir. (Hazreti Ali)
Korkulan sevilmez korkanlar tarafından
Dost arayan ayrılsın müstebitler safından. (Aristo)
İntikam... İnsanlığa yakışmaz bir kelime,
Lügatten sildiririm kuvvet geçse elime. (Seneca)
Basri Gocul’dan etkilenerek bendeniz de Cenap Şahabeddin’in “Tiryaki Sözleri”ni nazma çekmeye başladım. İşte bir örnek:
Kusurumuz ne kadar çoksa o kadar çok kusur ararız. (Cenap Şahabeddin)
Her daim kusur arayan adam yok mu?
Günde bin-bir kusur işlemişse çok mu?
(Li-müellifihî)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş