Libya yanıyor

Agah Oktay GÜNER

Oyunun son  bölümü de sahneye kondu, Libya bombalanmaya başladı. Hem de Irak harekatının yıldönümünde.
Irak’a  saldıran ABD ne diyordu; “Kitleler için ölüm tehdidi taşıyan Irak’taki nükleer silahları imha edeceğiz. Saddam’ın zulmüne son verip Irak halkına huzur ve güvenlik getireceğiz. Çocuklar daha sağlıklı, kadınlar saygı görecekleri  bir kimliğe sahip olacak.”
Peki sonra ne oldu? O tarihten bu yana Irak’ta  yaşananları  gözümüzün önüne getirelim.  Kaç çocuk ABD’nin saldırıları sonucu öldü? Cami çıkışlarında, pazar yerlerinde öldürülen masum Iraklılar. Ve onların bugünkü durumları. ABD’nin  baştan sona yalan söylediği ortada. Nükleer silah depolarının  tamamen uydurma olduğu tespit edildiği gibi bazı ABD görevlileri tarafından itiraf da edildi. Depolarından geçtik, nükleer çakı bile bulunamadı.
ABD’nin refah götürmeye yönelik Irak harekatı  başladığından beri  birbuçuk milyon Iraklı öldürüldü. Bir milyon civarında Iraklı kadına tecavüz edildi. Bunların çoğu Amerikan askerlerinin genelevlerine gönderildi. Çocuklara insafsızca kurşun sıkıldı. İnsanlara aklın almayacağı, yüreğin dayanmayacağı işkenceler yapıldı.
Aslında buna şaşmamak lazım, zira dönemin ABD Başkanı daha yolun başında “bu bir Haçlı seferidir” demişti.
Şimdi aynı oyun Libya’da başlıyor. Tablo bundan farklı olmayacaktır.
Bu acı gerçekler karşısında  İslam alemi ne haldedir? Ne yapıyor? Ne yazık ki Müslüman  Arap devletleri kendini aşamamış yöneticiler elinde tam bir şaşkınlık halindeler.İsrail karşısındaki perişan, dağınık durumları devam ediyor. Birliğin yokluğundan güçleri nerdeyse yok seviyesine iniyor.
Oysaki Arap devletleri kendi menfaatleri  doğrultusunda, birlikte hareket etseler çok önemli başarılar elde edebilir.
Bu çerçevede Arap Birliği toplanmalı.
- ABD, Fransa, İtalya ve İngiltere mallarını boykot etme, bu ülkelere ait şirketlerin imtiyazlarına son verme kararı almalıdır.
- Petrol zengini Arap ülkeleri bu devletlerdeki yatırımlarını dondurmalı, bankalarındaki paralarını da çekmelidir.
- Söz konusu ülkelerin vatandaşlarına veya şirketlerine verilmiş olan ihaleler derhal askıya alınmalıdır.
Ancak böylelikle kendilerini  dünyanın hakimi gören bu emperyalist güçler tutumlarını yeniden gözden geçirmeye  zorlanabilir.
Kaddafi; gelişen hava ve deniz saldırılarına “Haçlı seferi” diyor. Bu tespit doğrudur. Çünkü Irak’tan sonra Sudan türlü oyunlarla, petrol alanlarının bulunduğu bölge hristiyanların olacak şekilde ikiye bölünmüştür. Şimdi petrol ve doğalgaz zenginliği dünyaca bilinen Libya  doğranacaktır.
Türk müteahhitlerinin almış olduğu  en az 30 bin Türk işçisinin çalıştığı dev projeler malum dört devlet tarafından paylaşılacak, Türkiye’nin Libya’dan çekilmesi hedefine nail olunarak derin bir oh! çekilecektir.
Evet, Haçlı ruhu daima dipdiridir. 
BM veya NATO şemsiyesi altında emperyalist bu devletlerin çıkarlarını sağlamak üzere yapılan harekatın gerçek amacı özellikle Müslüman ülkeler  tarafından görülmeli, birinci hedef  emperyalist  oyunları ve saldırıları  geçersiz kılmak olmalıdır. Yapılması gereken Türkiye ve bölgedeki İslam ülkeleri  liderlerinin bir konferansta Haçlı zihniyetine karşı  kısa ve uzun vadeli tedbirleri  görüşmeleridir. Aksi halde yarın çok geç olacaktır.
Tabii şunu söylemek gerekir ki Kaddafi’nin  yanlışları vardır. Şımarık tavırlarını, konuşmalarını  unutmuş değiliz. Ancak... Kıbrıs harekatından sonra Türkiye’ye  jet yakıtı, yedek parça gönderişini  hiç unutmadık. Ayrıca Kaddafi veya  bir başka lideri yargılama görevi  bu güçlere kimin tarafından verilmiştir? Irak’taki, Gazze’deki daha nice ülkelerdeki vahşetlerinin hesabını bunlardan kim soracaktır?
Allah Kaddafi’ye ve Libya  halkına cesaret ve  direniş  gücü versin diyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş