Liderlik karizma ister

A+A-
Ergun KAFTANCI

      CHP'de bazılarının liderlik hevesi depreşti. Muharrem İnce Genel Başkan adaylığını açıkladı...

      Bazıları, Deniz Baykal'ın son çıkışını liderlik hevesine bağlıyor. Bunu düşünenlerin yanıldıklarını söylemek mümkün.

      Baykal'ın gözü CHP Genel Başkanlığı'nda değil; söylentiye bakılırsa gözü referandumda yüzde 49 oranında çıkan hayır oylarında; aday olursa o oyların kendisini Cumhurbaşkanlığı'na taşıyacağını düşünüyor diyorlar...      

      Hatta, Kemal Kılıçdaroğlu'nun şimdiden önünü kesmeye çalıştığını söyleyenler de var...

      Kılıçdaroğlu ise polemiklere yol açacak söylentilerden uzak duruyor ve cumhurbaşkanı olma hevesi yaşamadığını göstermeyi özenle sürdürüyor.

      Akıllı işi...  

      * * *

      Bir partinin genel başkanı olmak için kişide karizma olması şart.

      Etkileyici özelliği olmayan kişinin o koltuğa oturup liderlik taslaması beyhude olur, onu kucaklayan da yerinde sayar ve bir adım öteye gidemez...

      Siyasal hayatımızda lider geçinmiş ama lider olamamış çok isim var. (Bkz. Devlet Bahçeli)

      * * *

      Muharrem İnce kazara CHP'nin başına geçse ana muhalefet partisi çok oy kaybeder ve etkili bir siyasal topluluk olmaktan uzaklaşır.

      Karizması ağır basan Kılıçdaroğlu'nun gücü bile CHP'yi umut edilen boyutta toparlayamadı. İnce mi toparlayacak, geçiniz...

      Liderliğe soyunacak olan, Kılıçdaroğlu'nu aşamadığı konuların üstesinden gelebilecek mi, önce bunu düşünmeli...

      * * *

      Partideki görevlerinden ayrılan Selin Sayek Böke'nin ise cumhurbaşkanı olmak gibi bir hevesi, planı ve projesi yok. Kılıçdaroğlu karşıtı bazı partililer "Keşke olsa, o zaman kadın oyları CHP'ye akar" diyormuş. İyi de, kadın oyları akarsa erkek oyları kaçmaz mı?

      Bu da dikkate alınmalıdır; zira siyasetin havası değişkendir, insan beklenmedik her şeyle karşılaşabilir.

      CHP de öteden beri beklenmedik her olaya gebe bir siyasal yapıdır!

     

Biat tamam da kime, o belli değil

------------------------------------------

      Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere seslenirken "Bize sorgusuz biat eden gençlik lazım değil" dedi ve konuşmasını bu tezin üzerine bina etti...   

      Bu çıkışta "Okuyun, öğrenin, sorgulayın" uyarısı vardı...

      Bir de "O zaman biat edin" anlamı...

      İyi de gençlik ne okumalı ki yansız, peşin hükümsüz ve hakça bir sorgulama yapabilsin...

      Erdoğan, bunu alenen söyleme gereği duymadı. Çünkü bu çağrısının neyi işaret ettiğini herkesin bildiğini düşündü. Eğitim sistemini imam hatip anlayışına bağlayan bir iradenin çağrısının ne yönde olduğunu anlamamak için insanın aptallığın fevkinde aptal olması gerekiyor...

      Dine dayalı siyaseti benimseyen kimse, din kültürü edinmeyi ve dinin gereklerini yerine getirmeyi sorgulama işlemi için yeterli bulur; ona göre din kültürü temel hareket noktasıdır...   

      Erdoğan'ın gençleri bu yola çağırması da kişiliğinin ve inancının gereğidir. Cumhurbaşkanı, ancak bu yönde eğitilmiş gençlerin biat edebileceğini ima etmiştir. Ama kime biat edeceklerini belirtmemiş ve biat edilecek mihrakı gençlerin ferasetine bırakmıştır...

      Ne diyelim, iyi olur inşallah!   

 

Cevap bekliyorum

-----------------------------

      Dün bir trafik yetkilisi e-posta adresime bir not göndermiş, kara yollarında trafik denetlemelerinin aralıksız sürdürüldüğünü söylemiş.

      İnanayım mı?

      Başkaları söylemiş olsaydı bu ifadeye inanırdım ama yollarda denetleme filan yapılmadığını gözlerimle gördüm...

      TIR, damperli kamyon, otobüs, hatta üzeri iş makinesi yüklü geniş araçların TEM'de hem de trafiğin en yoğun olduğu zaman diliminde seyri serbest mi?

      e-posta yollayan ilgili, zahmet etsin de iki satır da olsa bu sorunun cevabını göndersin! 

 

Dikkate değer bir teklif

-------------------------------

      Okurum Yusuf Geyik bir öneride bulunuyor. Yeniçağ okurlarını benim de aklıma yatan bir uygulamaya çağırıyor. Dediği şu:

      -Gazetemiz tarafından başlatılan her gün iki Yeniçağ gazetesi kampanyası için bir teklifim var. Her gün gazete almak yerine, bayiye bir aylık gazete parası ödeyip otuz günlük gazete satışını garantilemek daha doğru değil mi? Ben bu şekilde aboneyim, arkadaşımı da aynı şekilde abone yaptık. Bunu bir düşünseniz.

      Yönetici arkadaşlarıma duyurmuş oluyorum. Bakalım onlar bu formüle ne diyecek!

 

ANLAMLI SÖZLER

----------------------------

        En değerli insan, kibir ve kinden uzak olandır. (Albert EINSTEIN)

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları