Lozan ve Kıbrıs

A+A-
Altemur KILIÇ

24 Temmuz 1923 / 20 Temmuz 1974; Lozan Antlaşması - Kıbrıs Barış Harekâtı! Aradan 85 yıl geçmiş... Eğer bırakılsa ne  “Lozan” kalacak ne de harekât sayesinde, şehitler pahasına, kurulan  “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” ! TC’nin başında AKP, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs’ta da  “hasbelkader” KKTC Cumhurbaşkanı olarak işbirlikçi Mehmet Ali Talat var! 
Önceki gün harekâtın yıldönümü kutlamalarında, Başbakan Erdoğan  “Kanla alınan toprak verilmez”  buyurmuşlar! Sorarlar  “KKTC’yi AB baskısıyla, Annan Planı ve referandumla verecek olanlar kimdi?..”  Türkleri  “evet”  demeye kimler zorladı. AB’nin  “paraları” , AB Temsilcisi Karen Fogg’un entrikaları! Allah’ın inayeti; KKTC’yi, referandumda  “hayır” diyen Rumlar kurtardı! Şimdi Talat ülküdaşı Hristofyas’la tek devlet tek egemenlik diye KKTC’yi ortadan kaldırmaya çalışıyor!

Ergenekon ve Denktaş
Kıbrıs’ın yılmaz Mücahidi Denktaş bu durumda:  “İki toplumlu, iki kesimli, tek egemenliği, tek halkı olan federasyon konuşuyoruz”  diyor ve yakınıyor,  “Hristofyas’ın acelesi yok,  ama biz derhal boyunduruğu boynumuza takmak acelesi içindeyiz... Allah yardımcımız olmazsa işimiz çok vahim!”
Ve işler bu merkezdeyken, Denktaş’ı da “Ergenekon’a”  bağladılar. O da askeri müdahale istemiş! Tanık mı? Eski Dışişleri Bakanı, eski BM Daimi Temsilcisi, İlter Türkmen?
Önce, BM’de yardımcısı olarak yakından tanıdığım bu zatın  “karakterini”  anlatan ve yakın şahidi olduğum bir olayı aktarmalıyım; 1999 genel seçimlerinden önce beni aradı ve MHP’den aday olmak istediğini söyledi... Ben de rahmetli Başbuğ’a söyledim... Eski bir Dışişleri Bakanı’nın MHP’den aday olmasına memnun oldu ve Türkmen,  İzmir’den, hem de birinci sıradan aday yapıldı! MHP, o seçimlerde baraja takıldı, Meclis’e giremedi. Eğer kazansaydık, Türkmen muhtemelen  “milliyetçi”  Dışişleri Bakanı olacaktı. Ama bu zat hemen sonra “Milliyetçilik palavracılıktır”  diye yazdı! 
Şimdi de yazısında, Denktaş hakkındaki  “Ergenekon iddiasına”  destek veriyor! Diyor ki: “KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile CHP’nin kuvvet komutanlarına o tarihlerde ulaştırdıkları mesaj ve görüşlerin bu eylem teşebbüslerini tetiklediği de anlaşılıyor. Denktaş’ın, CHP’nin desteğiyle o devirde Annan Planı’na karşı çok yoğun ve duygusal bir kampanya yürüttüğünü tabii hepimiz hatırlıyoruz.”  Ve de anlaşılamaz bir mantık oyunuyla “Rumların referandumda hayır”  demelerine sevindiği için Denktaş’ı kınıyor! Yani Türkmen itiraf ediyor, KKTC’nin ölüm fermanı olacak  “Annan Planı’nın”  geçmesini istermiş!
Diyor ki  “Annan Planı’nı daha o zaman dilimi içinde kabul etseydik sağlamış olacağımız avantajların objektif bir değerlendirmesini yapamazdık... Buna karşılık Kıbrıs’ta çözümü bloke eden zihniyetin hâlâ devam ettiğini görüyoruz.”
Sevgili Denktaş, bu zata cevap veriyor: “Allah Papadopulos’tan razı olsun” demeğe devam ediyorum. O da, evet demiş olsaydı, şimdiye çoğumuz Kıbrıs’tan göç etmek için hazırlığa başlamış olacaktık. Türk askeri şehitlerinin kemiklerini torbalara doldurup, sancağını toparlayıp adadan ayrılırken kimse 1878’de olduğu gibi torunlarına “Yine gelecekler” diyemeyecekti. Bugün ABD’nin çizgisinde başlatılması öngörülen görüşmeler, ne yazık ki, Kıbrıs’ta Türklüğün sonunu getirecek bir çizgidedir. Türk hükümetinin, MGK kararına rağmen, bu süreci desteklemesi düşündürücüdür. “... Kıbrıs Rum’unu ve davasını benim kadar bilen siz ne yazık ki bu gerçeği görmek istemeyen ABD ve Garantör İngiltere ile Yunanistan’ın çizgisindesiniz. 1960’ın sağlam garantilerine rağmen başımıza gelenleri siz de biliyorsunuz. Rum’un ne mantalitesi değişmiştir, ne de siyaseti. Akritas Planı ile elde etmek istediklerini şimdi dostça istemektedirler. Müşterek milli davada, Türkiye Kıbrıs’tan vazgeçiyorsa bunu açıkça söylemelidir. ” Kıbrıslılar öyle yaptı, biz ne yapabilirdik ki “ dememelidir. Biz Türkiye’nin 25 yıldır tanıdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dört elle sarılmış bulunuyoruz. Beklediğimiz Anavatan’ın her sektöründen, her partisinden ulusal destektir. Siz bundan çoktan vazgeçtiniz, ancak uydurma darbe hikâyelerini vesile ederek milletin midesini bulandırmak hakkınız herhalde yoktur.” İşte Denktaş ve işte  “milliyetçilik palavracılık” diyen İlter Türkmen! Türk ordusuna güvenmekten ve destek beklemektense, AB’ye boyun eğen, bir TC Eski Dışişleri Bakanı!   Türkiye’yi ve MHP’yi, Türkmen’in Dışişleri Bakanı olmasından Allah kurtarmış...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları