Madem karar siyasi, o halde neden gereğini yapmıyor sunuz?

İsrafil K.KUMBASAR

Anayasa Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki 550 milletvekilinden 411’nin oyları ile kabul edilen ve üniversitelerde    ‘başörtüsünü’ serbest bırakmayı amaçlayan Anayasa değişikliğini, ‘laiklik’ ilkesinin altının oyulmasını gerekçe göstererek iptal etti.
Değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan CHP, ‘ezandan’ sonra, ‘başörtüsü’ yasağına da imza atan bir parti olarak tarihteki yerini aldı.
Peki, ‘başörtüsü meselesi’ çözüldü mü?
Öyle görünüyor ki, bu mesele ‘kanayan bir yara’ olarak, ‘daha uzun’ bir süre ve ‘daha etkin’ bir şekilde ‘ülke gündemini’ işgal etmeye devam edecek.
Ve bir gün Allahın dinini ‘kendi çıkarları’ için kullanmayan, meşruiyetini ‘emperyalizmin’ boyunduruğunda değil, ‘milletinin’ iradesinde arayan ‘milli’ ve ‘güçlü’ bir iktidar sayesinde mutlaka ama mutlaka çözüme kavuşacak.
Kararın içeriğini, kendi bakış açınıza göre, ‘doğru’ ya da ‘yanlış’ olarak değerlendirebilirsiniz.
Ancak, dikkatlerden kaçan başka bir gerçek var:
Karar, aynı zamanda TBMM’de ‘Anayasa değişikliği’ için oy kullanan 411 milletvekilinin ortaya koyduğu iradeyi de ‘iptal’ ediyor.
Bunun anlayanlar için açık anlamı şu:
Siz o koltuklarda boşuna oturuyorsunuz.
Siz aslında yoksunuz.

* * *

341 milletvekili ile ‘tek başına’ iktidarda olmasına rağmen, bir türlü ‘muktedir’ olamayan AKP, bir yandan kapatılma ihtimaline karşı ‘klonlanıp’ yola devam etme sinyali verirken, diğer yandan da Anayasa Mahkemesi kararını, muhtemel bir erken seçimde ‘mağduriyet’ hesabından ‘kâr hanesine’ oy olarak aktarmanın yollarını arıyor.
Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında tam 6 saat süren MYK toplantısının ardından bir açıklama yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, aynen şöyle dedi:
- “Anayasa Mahkemesi, iptal kararı ile yetki sınırlarını aşmıştır. Karar, Meclis’in yasama yetkisine doğrudan müdahaledir. Konunun düzeltilmesi için tüm partilere görev düşecektir. Kararla ilgili değerlendirme Meclis tarafından yapılmalı.”
Meclis Başkanı Köksal Toptan, kararla hiç ilgisi olmayan bir ‘senato’ tartışması başlatarak topu taca attı.
Kararın açıklanmasından hemen sonra kameraların karşısına geçen MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Anayasa’da açık olarak belirlenen yetki aşılmış ve esasa girilerek değişiklik iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı, hukuki değil, siyasidir.”
Asıl tartışılması gereken nokta da işte bu.

* * *

Karar eğer ‘hukuki’ ise, demek ki ‘hukuktan’ haberiniz yok.
‘Din ve vicdan hürriyeti’ ile ilgili olan bir meselenin ‘nasıl’ ve ‘hangi yöntemler’ ile çözülebileceğini dahi bilmiyorsunuz.
Anayasa’nın bir iki maddesinde ‘bir iki değişiklik’ yaparak, işin içerisinden çıkabileceğinizi zannediyorsunuz, ‘kayaya’ toslayınca da ‘kuru gürültü’ yapıp paçanızı sıyırmaya çalışıyorsunuz?
Ehil değilseniz, el attığınız her şeyi ‘yüzünüze gözünüze’ bulaştırıp, ‘daha karmaşık’ hale getiriyorsanız, o zaman o koltuklarda işiniz ne?
Kalkın o koltuklardan da ‘işi bilenler’ otursun.
Karar eğer ‘siyasi’ ise, ‘hukuki’ çözüm aramanın herhangi bir mantığı var mı?
Madem ki ‘hukuk’ adına hareket eden bir kurum, ‘siyasi’ nitelikte bir karar alıyor, demek ki o siyasi karar ‘yok’ hükmündedir.
Neden erkek gibi ortaya çıkıp, “Ey millet, bu karar siyasi karardır. Siyasi bir karar ise yok hükmündedir. Yok hükmünde olan kararı yasama organı olarak tanımıyoruz” deme cesaretini gösteremiyorsunuz?
Madem ki ‘bedeli’ göze alamıyorsunuz, o zaman  “Bu meseleyi ancak biz çözeriz” diye milleti niye boşuna kandırıp oyalıyorsunuz?
Kalkın o koltuklardan da ‘yüreği’ olanlar otursun.

* * *

Herkes kendi kafasına göre bir şeyler söylüyor.
Ama Anayasa değişikliği için oy kullanan milletvekillerinden herhangi birisi namusu ile ortaya çıkıp da, en azından elindeki vekaleti ‘asli sahibi’ olan ‘millete’ iade etmeyi aklına getirmiyor.
Neden korkuyorlar?
‘Dokunulmazlıklarını’ kaybetmekten mi?
‘Özlük haklarını’ yitirmekten mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş