Mahkemede terör

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Bir aylık aradan sonra ikinci memleketim saydığım Diyarbakır’dayım. Yılan hikayesine dönüşen Albay Cemal Temizöz davasını takip etmekle beraber, referandumdaki boykotun izlerini sürmeyi planlıyordum. Duruşma başlamadan eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atak’ın yakınlarına geçtiğimiz haftaki terörist cenazesini sordum. Malumunuz  “intikam” pankartlarıyla yürüyen 40 bin kişi, çatışmada öldürülen PKK’lının cenazesini polisle çatışarak kaldırmıştı. Oysa Cizre 1994’te terörün zirvede olduğu dönemde PKK’yı tel’in mitingi düzenleyerek örgütün bu ilçeye girmesine müsaade etmeyen yer olarak anılıyordu.
Aradan 16 yıl geçtikten sonra örgütün nasıl hâkimiyet kurduğu AKP hükümetinin umurunda olmasa da sade vatandaş olarak bizim merakımızı celbediyor. Cizre’den duruşmayı izlemeye gelen köy korucuları 1994’te kentte Belediye Başkanı’nın Kamil Atak, Jandarma Komutanı’nın da Cemal Temizöz olduğunu hatırlatıp, örgütün 2002’ye kadar Cizre’ye sızmaya cesaret edemediğini belirttiler.  “Bu yüzden Cemal Albay ile Kamil Ağa tam 19 aydır tutuklu olarak yatıyor” diye sitem etmeyi de ihmal etmediler. Bu konuda haksız olmadıkları mahkeme salonunda da ortaya çıktı.
Kamuoyu Silivri’de devam etmekte olan Ümraniye davasında tutuklu sanıklar ile mahkeme heyeti arasındaki sözlü kavgayı yakından takip ediyor. Oysa Diyarbakır, İstanbul’a nisbetle gözden ırak sayılır. Duruşmada savunmasını yapıp tanıklara soru sorma hakkını kullanan Cemal Temizöz’e,  “Sen sus!..”  diye üzerine yürüyen ne yazık ki bir avukat...
Duruşma tutanaklarına da geçen bu baskıcı terör karşısında mahkeme heyetinin kayıtsız kalışı trajedinin öteki boyutu. Daracık salonda 30’a yakın müdahil avukatlar grubunda PKK ve DHKP-C davasından yargılanmayan çok az kişi var. Sadece tutuklu sanıklara karşı değil, savunma tarafında olan 5 avukata da her fırsatta aba altından sopa gösteriyorlar.
Gizli tanık Mehmet Nuri Binzet ile daha soruşturma başlamadan cezaevinde, TEM şubede görüşme yaparak para yardımında bulunduğu tespit edilen Diyarbakır İHD Başkanı Muharrem Erbey tanık olarak dinlendi. Erbey, Binzet ile görüşmeyi kabul ederken tamamen insani konularda görüştüğünü, yer gösterme, fotoğraf verme gibi şeyler yapmadığını beyan etti. KCK üyesi olmak suçundan 10 aydır hapishanede olan Muharrem Erbey, sanık avukatlarının soruları karşısında şaşkına dönmesine rağmen sürekli  “Hatırlamıyorum, yapmış olabilirim, görüşmelerim insani açıdandı” şeklinde cevaplar verdi.
Gizlilik kararı olan bir soruşturmada bir avukat vekaleti olmadığı halde gizli tanıkla niye görüşmüş olabilir sorularına gelince...
A - Ne ifade vereceğini ezberletmek için...
B - Çamaşır, elbise getirmek için...
C - Cezaevi hesabına para yatırmak için...
D - Kaybolanlar listesini verip buraları kazdır demek için...
E - Senin adın Kürdistan tarihine altın harflerle yazılacak diye gaz vermek için...
F - Hepsi...
Savunma tarafının bu sorularına net cevap verilmediği için 10 aydır tutuklu bulunduğu davada savunmasını yapan Muharrem Erbey’in sözleri kimseyi tatmin etmedi. Halen devam etmekte olan duruşmadan akıllarda kalan ise “Sen sus!..” diyerek savunma hakkını engellemeye çalışan avukatın Temizöz’ün üzerine yürümesi oldu.
Duruşmadaki diğer detaylarla birlikte Diyarbakır’daki boykot konusuna devam edeceğim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş