Mahşerimizin süvarileri!

Altemur KILIÇ

“2009” yılına girerken “mahşerimizin” süvarileri, ellerinde orakları, değerlerimizi biçerek üstümüze geliyorlar! Bu süvariler kim? Önce ülkemizi bölmek isteyenler... Ordu düşmanları... “Milliyetçilik-ulus devlet” düşmanları... “Ermeniciler”... Kıbrıs’ta, KKTC’yi yok etmek isteyenler ve “Ergenekon kâbusunun” senaristleri... Bunların hepsi aynı beygir ve kısrakların üzerinde ve de bunların hepsi AB ve ABD haralarında üretilenler! Bunların karşısında kim durabilecek?
Kürt konusunu “Kürtçe” yazmıştım. Diğerini de, elimden geldiği kadar, teşrih ve teşhir edeceğim!

Milliyetçilik
“Milliyetçilikten, ulusalcılık ve ulus-devlet düşmanlarından başlayayım! En yüksek değerimiz olan, bir zamanlar övündüğümüz “milliyetçiliği” söyleye söyleye adeta küfür yaptılar! Ülkenin “bölünmemesi” gereken bütünlüğümüzün temeli “ulus-devlet” de “aşağılıkta imzası olanlar” tarafından kıyısından köşesinden harcanmakta! Onlar, milleti, ülkeyi, “birlikte ve bütün” tutmak değil parçalanmasını istiyorlar! Liboşluk mu, entelektüel ukalalık-şıklık mı? Yoksa “gaflet, hatta ihanet mi” siz söyleyin. Onlarla aynı frekansta değiliz, aynı dili, Türkçeyi konuşmuyoruz. Dün de yazdım; onların şimdiki “dilleri” Kürtçe. Bir tek bu, nasıl ayrıştığımızı göstermek için yetiyor.
Kafalarımızı kasten karıştırdılar. En avcısı sözde aydın öğretim üyeleri, genç beyinleri yıkamaktalar...

Kemalizm
Şimdi ilk hedefleri “milliyetçilik-ulusalcılık”! Bir tesellim var;  milliyetçiler ve ulusalcılar onların bu hayâsız saldırıları karşısında, birleştik!
Atatürk “milliyetçiliği” “faşizm” değildir! Mustafa Kemal Atatürk düşünce ve ilkelerini, bir “izm” yapmak isteyenlere şiddetle karşı çıkmış, sosyalizm modelini öneren “Kadro Hareketi’ni” reddetmiş ve Recep Peker’e “İşte o zaman donar kalırız” demiş, kafatası “ölçüm pergelini” fırlatıp atmıştı!  Atatürk milliyetçiliği, bu ülkede yaşayan insanları, hangi kökenden gelmişlerse gelsinler, “Ne mutlu Türk’üm diyene”, “Türklük” kazanında kaynaştırmaktır.
Pekâlâ, Canan Arıtman hanımefendi, “kafatasçı” mıdır? Kesinlikle hayır! Bazıları bu ideale karşı yanlış şeyler söyleyince, bizler onların, Mustafa Kemal’in anlamındaki “Türklüklerinden” şüphe ediyor ve “acaba” diye sormak zorunda kalıyoruz!

Yanlış nerede yapıldı
Pekâlâ, şimdi hedef aldıkları “Kemal-izm” nedir? Enteller Atatürkçülüğe, doğrudan karşı çıkmaya henüz cesaret edemedikleri için “Kemalizm” derler! Kurtuluş Savaşı’nda, yabancılar ve işbirlikçileri, Kuvvayı Milliye’ye “Kemalist ve Millici” derlerdi! Evet, onların karşısında bizler, sağlı sollu hepimiz “Kemalist-milliyetçi”, ulusalcıyız. Kafaları boşuna karıştırmasınlar!
Ama maalesef kafalar karışık. Önceki akşam televizyonlarda, 2009’u karşılayan sohbet-tartışma programlarında, malumların, ülkenin geleceği konularında söylediklerini, ibretle, ama bizimle aynı safta buluşan dostların da, bugünkü duruma ve şimdiki hallere nasıl geldiğimiz hususundaki değerlendirmelerini de üzülerek izledim. Galiba nerede yanlış yapıldığının anahtarı da o farklı değerlendirmelerde! Özellikle, 27 Mayıs Darbesi ve sonuçları, sonra da, ordu müdahaleleri ve sonraları hususundaki görüşlerde!
Bu “hallerin” miladı bence 27 Mayıs’ta, sonrasında Yassıada adalet rezaletinde ve sonra da, bazılarının akademik bakımdan övdükleri 1961 Anayasası... Bu Anayasa, ülkeye bol geldi, isterseniz profesör, rahmetli Başbakan Nihat Erim’in deyimiyle, “fazla lükstü”... Bolluğundan “bir cadı kazanı” oluştu ve bunun da içinden 70’li yıllar, hatta Apo ve PKK çıktı. Ulusalcılar, milliyetçiler ve vatanseverler olarak bu konuları, objektif olarak değerlendiremez, bir “consensusa” varamazsak, “Mahşerin süvarileri” karşısında yenik düşeriz! 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş