Maliki mazohist mi ne yapsın senin “terörişko”nu...

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Her geçen gün biraz daha zorlaşıyor bu ülkede meselelere ciddiyetle yaklaşabilmek;
Üstelik de “mesele” dediklerimizin her biri hayati önem taşıdığı halde...
Ya herru ya merru noktasında bulunduğumuz halde...
Sırat köprüsünden geçerken...
Uçuruma ramak kala...
Hâlâ gülüyoruz halimize;
Acı acı.

 


***

 


Son “neresinden tutsan elinde kalacak” cinsli gelişme Ankara’nın,  Irak Dışişleri Bakanlığı’nın “Irak hükümeti PKK’lıların Irak topraklarına girmesini kabul etmiyor” açıklamasına cevabı.
Mealen “Tamam PKK’lı olabilirler ama yeminle sizin için tehdit oluşturmayacaklar. Zaten terörizmi de bırakıyorlar. Ne var yani bu kadar bozulacak, tadını çıkarsanıza...”  diyor Ankara, Bağdat’a.
Valla!
İlgili haberde yer alan ifade aynen şöyle:
“Endişe edilecek bir durum yok. Mutlu olunması lazım.”

 


***

 


Herkes sen mi!
Sen Irak’ın teröristini (Haşimi) sırça köşkte ağırlıyor olabilirsin, ülkeni Suriyeli teröristlerin yol geçen hanına çeviriyor olabilirsin...
Kendin ettin.
Adam mazohist mi; neden mutlu olsun ülkesi eli silahlı sürü sürü katille dolacak diye?
Çadır devleti olmayan her idari sistem gibi bu kepazeliğe karşı duracak tabii!

 


****

 


Diyeceksiniz ki “Eh o teröristler nereden geldi? Irak’tan değil mi?”
O zaman adama derler ki;
- Şimdi mi aklına geldi?
- Ne yaptın yıllardan beri, neden yerle bir etmedin Kandil’i?
Ne yaptın;
Bağdat’a ültimatom mu verdin yoksa Erbil’le işbirliğine mi gittin?
Teröristine vize almak için Irak hükümetine mi başvurdun, yoksa korsan Kürt yönetiminin başındaki Barzani’ye mi?
Kandil’de beslenip, semirip, eğitilip öyle gelmiş olabilirler Türkiye’ye, ama bakın bakalım kimliklerine, bu PKK’lılar hangi ülkenin vatandaşları diye?
Aklı başında hangi devlet kucak açar teröriste!
Bir de mutlu olsunlarmış!
Sen çok mu mutlu oluyorsun, Suriye’den musallat ettiğin “muhalif” maskeli teröristler Hatay’da vatandaşlarını taciz ediyor diye, Gaziantep’te polislerin şehit ediliyor diye?
Hayır o kadar mutluluk verici bir şey ise ne diye, üstelik de “suç işlemek”  pahasına kapıyı gösteriyorsun ki  “terörişko”larına?
Bugüne bugün “çözüm ortağı” da oldunuz, mutlu-mesut yaşayın işte
birlikte!

 

“Mahalle”de ikamet izni için

 

CNN Türk Ayşenur Arslan’ı kovduğu “Medya Mahallesi”ne Aslı Aydıntaşbaş’ı buyur etmiş.
Buna göre “mahalle”de ikamet edebilmek için;
- En az bir kere Kandil görmüş geçirmiş,
- Otomatik silahlı PKK’lıların arasında sırıtarak poz vermiş,
- Terör kampını “inanılmaz güzellikte yemyeşil ve dağlık coğrafya”sıyla betimlemiş,
- Karayılan’ın aslında ne kadar da güler yüzlü biri olduğundan bahsetmiş olmak mı gerekiyor acaba?
Ha bir de ABD’de yapılan “açılım” toplantılarına katılmış olma şartı var değil mi?

 

GÜNÜN SORUSU

 

Sorum, Erdoğan’ın NBC televizyonuna verdiği demeçte,  “ABD askerlerinin Suriye’ye girmesini desteklediğini” söylemediğini belirterek, bu yöndeki haberleri yalanlayan Başbakanlık mensuplarına:
Enerjinizi “dedi-demedi” tartışması yerine, “Nasıl olur da bu ülkenin  vatandaşları, kendi Başbakanlarının ABD’yi, önemli bir Türkmen nüfusuna da sahip Müslüman sınır komşumuzu işgale davet edebileceğine ve bu işgale destek sözü vereceğine böyle kolay, tereddütsüz inanır?” sorusunun cevabı üzerinde kafa patlatmaya harcasanız daha
faydalı olmaz mı?
O sorunun cevabı “gidiş biletiniz” olacak da o
bakımdan yani...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları