Malta Sürgünleri ve Sarkozy

A+A-
Agah Oktay GÜNER

Son günlerde Malta Adası Sürgünleri haklı olarak sıkça gündeme geliyor. Bilindiği gibi İngilizler İstanbul’un işgali sonrasında 1919-20 yıllarında İttihatçı, Kemalist bildikleri devrin değerli insanlarını sömürgeleri olan Malta Adası’na toplamışlardı. İngilizler İttihatçılara karşı son derece öfkeli idiler. Dört yıl hemen her cephede Türklerle savaşmak zorunda kalan İngilizler kendi evlatlarını ateş hattına sürmekten dikkatle kaçınmış, sömürge askerleri tükenince topyekûn seferberlik ilan etmişlerdir. Yani kendi evlatlarını da cepheye göndermek zorunda kalmışlardır.
Sultanahmet Mitingi İngilizleri korkutmuştur. Bastil’in zaptı gibi Bekir Ağa Bölüğü’nün basılıp tutukluların kaçırılmasından endişe ediyorlardı.
İngilizlerin gözünde İttihatçıların büyük günahı Osmanlı Devleti’ni savaşa sokmalarıdır. Malta’ya gönderilenler genel olarak üç kategori suçla itham edilmişlerdir:
1- Mondros Mütarekesi hükümlerine karşı gelmek,
2- İngiliz savaş esirlerine kötü muamele etmek,
3- Ermenilere karşı katliam yapmak.
Değerli diplomat Bilal Şimşir “Malta Sürgünleri” adlı eseriyle bu konuları en ciddi delillerle -İngiliz arşiv belgeleriyle- tarihin hafızasına sunmuştur. Bu eserden “Ermeni Soykırımı” ithamının, suçlamasının Malta’da nasıl iflas ettiğini öğreniyoruz.
Eser bu güzide kadronun çektiklerini, öncelikle Cihan Harbi’nin yürekli kumandanlarının, vatanperver sivil kadrolarının, 140 kişinin Malta’ya nasıl götürüldüklerini, yaşadıkları sürgünü anlatır.
Hükümet bu kitabı İngilizce ve bilhassa Fransızcaya tercüme ettirip, Avrupa ülkelerinin parlamento üyelerine dağıtmalıdır.  
Sayın Bilal Şimşir’in resmi müzakerelere davetinde, bilgi ve ehliyetinin heyetimize katılmasında sayısız faydalar vardır. Evet, Malta’daki sürgün esareti büyük elemlerle şekillenir. En kötüsü de geride kalanların parasız pulsuz halidir. Tutuklu, esir bir erkek için bu hal ölümden acıdır. Ancak bu acılar onları bileylemiş, iftiraları iddianame yapacak delil bulunamayınca hepsi beraat etmiş ve Anadolu’ya, Milli Mücadele’ye koşmuşlardır.
O günlerin acı hatıraları yanında ibret öyküleri de vardır. Enver Paşa’nın babası Hacı Ahmet Paşa bir grup arkadaşına sohbet sırasında “Ben hiç harama uçkur çözmedim” deyince Süleyman Nazif, “Keşke helâle de çözmeseydin, Enver doğmaz, devletimiz yıkılmazdı”der.
Yine bir gün Hacı Ahmet Paşa “Nedir bu İngilizlerden çektiğimiz?” deyince Süleyman Nazif “Çıkalım, bir İngiliz kızıyla evlen. O’ndan bir oğlun olsun. İngiltere tahtına geçer O da ingiltere’yi yıkar” cevabını vermiştir.
Malta’ya ileri gelen sivil, asker, idareci, yazar kadrolarından sonra Kars hükümet erkânı gönderilir.
Mütareke mucibince Türk Ordusu 1914 hududuna çekilmek mecburiyetinde bırakıldığı için Kars Türkleri bir “Cenubugarbi Kafkas Hükümeti Muvakkate-i Milliye”sini teşkil etmişlerse de 19 Nisan 1919’da İngiliz işgal kuvvetleri Meclis-i Milli binasını kuşatıp, hükümet erkânını Batum ve İstanbul üzerinden Malta’ya götürmüşler ve Kars’ı Ermenilere teslim etmişlerdir. Hedef; Anadolu’daki millî direnişi kırmaktır. İngilizlerin büyük korkusu budur.
Öte yandan, İngilizlerin bu konudaki büyük gayretlerine rağmen Malta’da “Ermeni Soykırımı” iddiasını destekleyecek tek delil bulunamamıştır.
Kuvâ-yı Milliye’nin her gün güçlenmesi ve Sakarya Zaferi Malta tutsaklarının kurtuluş çanlarını çaldırdı. Londra Anadolu’daki İngiliz esirlerinin kışı nasıl geçireceğini düşünerek acilen Malta sürgünlerinin iadesini ve karşılığında İngiliz esirlerinin geri alınmasını istiyordu.
Bu tarihi hikâyenin teferruatını Sayın Bilal Şimşir’in kitabında ibretle okuyacaksınız. Hiç şüphesiz bu konuda özellikle sürgünden kurtulanların hatıralarında çok önemli tespitler ve bilgiler vardır.
Ancak, en önemli olanı delillerin karartılmasını ve kaçma ihtimali bulunmayan, Ermeni Soykırımı ithamı ile Malta’ya sürülen kadroların aleyhlerine iddianame hazırlayacak tek delilin İngiliz savcılarının bütün araştırma gayretlerine rağmen bulunamamış olmasıdır. Bizim için önemli olan budur. Türkiye bu ithamdan ilk defa Malta’da beraat etmiştir.
Malta, Sarkozy ve O’nun kafasında olanların ilk dersi olmalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları