Manisa Davası ve Murat Yılmaz

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

11.480 kişi ByLock denilen programdan haberi bile olmadan 17 aydır vatan haini muamelesi görüp önemli bölümü de hapiste yatıp, işinden atıldı. Bu yılın ilk 6 ayında bitirilmesi planlanan mevcut darbe girişimi davalarındaki bariz hatalardan 40-50 kitap çıkar. Başına gelmeyenin hoşuna gidiyor elbette...

Toptancılık anlayışı ile yargılananların hepsini birden darbeci görmek gibi işin kolayına kaçanlara bugün açık bir örnek daha vererek hukuksuzluğun boyutlarını sergilemeye devam edeceğim.

***

CHP Milletvekili İlhan Cihaner'in Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı iken yaka-paça gözaltına alınma görüntülerini hatırlayanlar 15 Temmuz sonrası FETÖ'cü olduğu anlaşılan Osman Şanal'ı da unutmaz. Ergenekon kumpası ile 2'nci Ordu Komutanı Saldıray Berk'i gözaltına almaya kalkışan Osman Şanal'ın karşısına Erzincan Merkez Komutanı Topçu Albay Murat Yılmaz çıkmıştı. Uygun bir lisan ile Saldıray Paşa'yı gözaltına alamayacağını söyleyip, Ordu karargahı önünden gitmesini sağlamıştı. O dönem gücünün zirvesinde olan FETÖ böylesi bir karşılamayı içine sindiremedi tabii. Hâkim-Savcı kılığına girmiş olan Osman Şanal: "Bunun hesabını senden sorarım Albay!" tehdidini savurmuş, bir kaç gün sonra da kiraladığı iki gizli tanık ifadesi ile Kuleli'den sınıf arkadaşım Murat Yılmaz'a dava açmıştı. Tam 3,5 yıl Murat'ın odası mühürlü kaldı. Öyle ki tabancası makamında kaldı. Dava tam 7,5 yıl sürdü. 14 Aralık'ta savcı tüm sanıkların beraatını istedi. Karar yakında çıkar. Murat, Erzincan'dan sonra Manisa'ya yine Merkez Komutanı olarak tayin edildi. Askeri Ceza kaldırılmadan önce Merkez Komutanı'nın görevlerinden birinin askeri personeli sorguya ve cezaevine götürmekti. Geçtiğimiz günlerde sağlık sebepleri ile tahliye olup, hastanede sessiz sedasız vefat eden Manisa Tugay Komutanı Yavuz Ekrem Arslan yıllık izine ayrılınca onun yerine vekalet ediyordu.

15 Temmuz gecesi evinin bahçesinde eşi ve köpeği ile otururken Tugay Nöbetçi Amiri "Acil emir mesajı var, gelmelisiniz" deyince özel aracı ile derhal tugaya gitti. Yolda merhum Yavuz Ekrem Arslan'ı telefon ile aradı. O da "Ben geliyorum. Bekleyin" emrini iletmişti. Genelkurmay Karargahından Mehmet Partigöç imzalı sıkıyönetim ve görevlendirme mesajlarını okurken Emniyet Müdürü telefon ile aradı. Murat, henüz emri okumaya başladığını belirterek, bitirince döneceğini ifade etti. Bir terslik olduğunu anladı. Kışladan giriş-çıkışların durdurulmasını, emniyet tedbirlerinin alınmasını istedi. Manisa tugayı acemi er eğitim birliğidir. Üç-beş gün önce gelen 900 acemi askerin silahı bile yoktur. Subay-astsubay, er olarak 81 personeli vardır. Hurdaya çıkmış, sadece önünde hatıra fotoğrafı çektirilen 1 tank ve 2 top vardır. 23.15'te tugaya giriş yapan Murat Yılmaz'dan 80 dakika sonra İzmir Gaziemir'de tatil yapan Tuğgeneral Yavuz Ekrem Arslan gelerek görevi devralır. Bu sırada Emniyet Müdürü Fevzi Bilgiç ile telefonda görüşüp, Orduevi, Komutanlık lojmanı ve Askerlik Şubesi önüne güvenlik için polis ekibi ister. Saat 23.53'te Belediye Başkanı Cengiz Ergun telefon ile "neler oluyor?" diye sorunca Yılmaz: "Kışlamızdayız. Her şey normale dönecek, merak etmeyin" diyor. Sabaha kadar bir tek asker sokakta değil, tek mermi atılmamış. Sabah kışlanın nizamiyelerine iş makinelerinin neden çekildiğini soruyor Murat, Emniyet Müdürü de "Türkiye genelinde uygulama" cevabı veriyor. Sabah 08.12'de Savcı ile telefonda görüşüyor. Savcı Emniyete gelmesini istiyor. "Tugay Komutanı da gelsin mi?" diye soruyor. Savcı ise "O da mı orada" deyince Tugay Komutanının görevi devraldığından haberdar olmadığı ortaya çıkıyor. Murat sivil bir araçla Tugay Komutanı ile Emniyete 09.15'te gidiyor. İşin ilginç yanı 15 Temmuz akşamı saat 23.00'da İHA "Albay Murat Yılmaz'ın göz altına alındığı" haberini geçiyor. Haberin kaynağı ise AKP İl Başkanı Zülfikar Gürcan...

***

AKP İl Başkanı alem... Demeçleri ile ortalığı karıştırmasını, Emniyet Müdürünün "abartmışsınız" tepkisine karşı "biz siyasetçiyiz yaparız" diye cevaplıyor. Aynı haber ajansı İHA, 16 Temmuz saat 10.10'da Savcı Akif Celalettin Şimşek'in açıklaması ile Tuğgeneral Yavuz Arslan ve Albay Murat Yıldız'ın gözaltına alındığı haberini servis ediyor. Dikkatlice okuyunca Murat'ın soyadının "Yıldız" olarak açıklandığı ortaya çıkıyor. Savcının Murat Yılmaz'ın Ergenekon sanığı olarak halen yargılandığından haberdar olmadığı belli. Silivri'de "sehven"e alıştık ama sehvenler şimdi gırla gidiyor. Gerekçe iş yoğunluğu.

Murat Yılmaz'ın durumunu hükümete yakın Karar gazetesinde Doç. Dr. Sefa Saygılı da yazdı. Hürriyet'te Sedat Ergin 9 Kasım'da "Bir tuğgeneralin sessizce ölümü" başlıklı yazısında Yavuz Ekrem Arslan'ın acı ölümünü yazarken Manisa Davası'na da değindi. Ertesi günü Odatv'de Müyesser Yıldız, Arslan'ın iddianameyi görmeden ölümüne değindi. Ankara-Demetevler'den tanırım Yavuz Paşa'yı... Tabutunun üzerine bayrak serilmeden toprağa verilişi çok acı. "Gerçeklerin günün birinde ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır". Yavuz Ekrem Arslan'ın itibarı ne zaman iade edilecek bilmiyorum. Ancak, ateş düştüğü yeri yakıyor... Benim içimi acıtan diğer husus ise sınıf arkadaşım Murat Yılmaz'ın halen tutukluluğu. Manisa'daki davanın toplam 8 sanığı vardı. Arslan'ın vefatı ile 7'ye düştü... Ve halen ortada iddianame yok. 15 Temmuz'dan bu yana 2 savcı değişti. "Eli kulağında" diyen savcılar en son "yılbaşından önce çıkar" demişti. Halen ses yok. Murat içeride yatıyor. Aile perişan. Dosyayı titizlikle inceleyecek vicdanlı bir savcı derhal tahliyesini talep edecektir. Hâkimler de serbest bırakılmasına karar verecektir.

Huu!.. Vicdanlar sızlamıyor mu?

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları