Masonik çetelere savaş açan adam

İsrafil K.KUMBASAR

Siyonist amaçlara hizmet eden Masonik çeteler, karşılarında ‘tehdit unsuru’ olarak gördükleri kişileri bertaraf edebilmek için dört aşamalı bir taktik izlerler.
Tehdit unsuru, ‘kamuoyunun dikkatini çekebilecek’ bir etkinliğe ulaşmamışsa, ‘görmezden’ gelerek kendiliğinden savuşmasını beklerler.
Yok eğer, ‘zarar verebilecek’ bir noktaya gelmişse, o zaman ‘satın’ alarak ‘kendi amaçları’doğrultusunda kullanırlar.
Olmadı, bu kez ‘itibarsızlaşmak’ için akla hayale gelmeyecek bir takım ‘komplo’ yöntemlerine başvururlar.
O da olmadı, son çare olarak ‘fiziken’ ortadan kaldırma seçeneğine yönelirler.
İtibarsızlaştırmanın bilinen en meşhur yöntemi, ol kişiyi bir hastaneye sevk ettirip hakkında ‘akli dengesi’ ile ilgili şüphe uyandıracak bir rapor almaktır.

 

***

 

Yüce Katırcıoğlu ismini sanırız bir yerlerden duymuşsunuzdur.
Fizik yüksek mühendisi olan Katırcıoğlu, zamanında yaptığı başarılı çalışmalar üzerine, tesadüfen ‘seçilmiş’ kişi olarak bir Mason locasına katılmış, daha sonra Masonluğun ‘iç yüzünü’, Masonların ‘hangi ulvi amaçlara’ hizmet ettiklerini öğrenince bağlı olduğu locadan ayrılmak zorunda kalmıştır.
Ama o diğerleri gibi susup bir kenara çekilmemiş, Mason teşkilatların ‘Türkiye üzerine oynadıkları’ oyunları kamuoyuna anlatabilmek için seferber olmuştur.
Ömrünün büyük bir bölümü ‘Sebatayist’ ve ‘Mason’ teşkilatlarıyla mücadele içerisinde geçen ve bu yüzden birkaç defa ölümden dönen Katırcıoğlu, şimdi malum taktikler ile birebir örtüşen çok sinsi bir ‘itibarsızlaştırma’ girişimi ile karşı karşıya.

 

***

 

Daha önce defalarca aleyhlerinde suç duyurusunda bulunduğu bir grup yüksek yargı mensubu tarafından Yüce Katırcıoğlu hakkında, ‘kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı hakaret’ suçu işlediği iddiasıyla dava açıldı.
Katırcıoğlu, vermiş olduğu ifadede, özetle kendini şöyle savundu:
- “Ben 14’üncü dereceden Masondum. Katıldığım toplantılarda, Mason localarının İsrail ile işbirliği içerisinde Türkiye’yi bölmeye uğraştıklarına dair bir kısım delil ve belgelere ulaştım. Bir kısım yüksek yargı mensuplarının ve bir kısım hukuk akademisyenlerin Masonluk ve İsrail için çalıştıklarını tespit ettim. Bir insanın etnik kökenini söylemek hakaret değildir. Ben devlet içindeki gizli etnik kadrolaşmalara karşıyım ve bu amaç doğrultusunda mücadele ediyorum.”

 

***

 

Yargılandığı mahkeme, Yüce Katırcıoğlu hakkında, şikayette bulunan tarafların herhangi bir talebi olmadığı halde ‘akli dengesinin yerinde olup olmadığının’ tespiti için ‘yüksek güvenlikli’ bir psikiyatri servisine yatırılmasına karar verdi.
Katırcıoğlu, bir sabah ‘tam teşekküllü ambülans’ eşliğinde kapısına dayanan kalabalık bir polis ordusu tarafından yaka paça alınarak zorla hastaneye teslim edildi.
Polisler, Katırcıoğlu’nun 30 yılı aşkın bir süreden beri biriktirmekte olduğu çeşitli bilgi, belge ve kupürlerden oluşan arşivini de ‘hidrolik sıkıştırmalı’ bir çöp kamyonuna doldurarak götürdü.
Arşivin, daha sonra ‘hukuka aykırı’ bir şekilde tamamen imha edildiği ortaya çıktı.
Katırcıoğlu hakkındaki raporun içeriğinin ne olacağı ise henüz bilinmiyor.

 

***

 

Kendisine bu hukuksuzluğu reva görenler hakkında ilgili mercilere şikayette bulunan Yüce Katırcıoğlu, şöyle diyor:
- “Çok bilinen bir psikolojik savaş operasyonu ile karşı karşıya olduğumun farkındayım. Hiçbir taviz vermeden, gerekli sonucu alıncaya kadar mücadelemi sürdürmeye ve hem bu muazzam psikolojik savaşı kurgulayıp yönetenlerden, hem de onlara tetikçilik/maşalık yapanlardan hesap sormaya kararlıyım.”
Allah (c.c.) yardımcısı olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş