Maya bozuldu

Altemur KILIÇ

Bugün canım yazı yazmak istemiyor: Yazılmadık, yazmadığım ne kaldı ki? Kendimi tatmin etmekten ve içimi dökmekten başka neye yarıyor?
Daha acısı Mustafa Kemal ve arkadaşları boşuna mı mücadele ettiler? Türk Ordusu zaferlerini boşuna mı kazandı?
Yüksek Askeri Şûra’nın geleneksel toplantısında, hiç de geleneksel olmayan olaylar yaşandı ve neticeleri, beni bu karamsarlık ve umutsuzluk içine düşürdü!
Durumun manşetlerdeki özeti:  “Ordu Komutanı Iğsız’ın atanması hükümet tarafından engellendi. Bu nedenle Genelkurmay ve Kara Kuvvetlerine atama yapılamadı” ... Yani TSK yenildi. Başbakanın dediği oldu ve zafer Erdoğan’ın!
Ve alt başlıkların özeti; Terfi bekleyen nice komutanların meslek hayatlarına yargı bahaneleriyle ama aslında, hile ve desiseler, sinsi hesaplarla darbe vuruldu!  “Hile ve desise, çünkü Hasan Iğsız Paşanın tam YAŞ bağlamında ifade vermeye çağrılması, 102 komutanın “yakalanma” kararı, başka nasıl izah edilebilir?
Diyeceksiniz ki; bütün demokratik ülkelerde böyledir... Ama bizde, öyle değil, değildi işte! TSK, şimdiye kadar, bütün tahrik ve engellemelere rağmen, onurunu, nizamını, gelenek ve teamüllerini korumuştu!..
Benim özetim: Önce ekmekler bozulmaya başlamıştı... Meğer pek farkında değilmişiz; Aslında Türkiye’nin “mayası” bozulmuş! Şimdi, içeriden ve dışarıdan başardılar; Türk milletinin ve onunla özdeş Ordusunun, “mayasını” da bozdular... Teknoloji, para ve pulla kazanılamayacak bir hazineyi, çarçur ediyorlar!
Nerede yanlış yapıldı? Önce Hilmi Özkök’le... Sonra da yığınakta. Genelkurmay Türk Ordusunu yıpratıcı saldırılar karşısında, asimetrik psikolojik savaşta yetersiz, dedikodular ve iddialar karşısında suskun kaldı... En önemlisi devlet nizam ve terbiyesine itina, hukuka saygı gösterirken, komutanların subay ve astsubayların ve değerli sivil kişilerin tutuklanmaları ve sonra çektikleri, hâlâ çekmekte oldukları eza ve cefa karşısında tavır koymadı! Düşmanlar bunu zaaf saydılar.
Ne hazin bir gerçek; “Erdoğan kazandı, Başbuğ-TSK yenildi”... Bunu tersinden de okumak lazım: “Türkiye Başbakanı Türk Ordusuna karşı!” Şimdiye kadar, hiç böyle olmamıştı!
Ve ne büyük paradoks: Türk Ordusu teröre karşı savaş halinde, komutanları yargı yoluyla hükümet tarafından harcanmakta, maneviyatı bozulmakta... Şu sırada bir savaş, hatta maazallah iç çatışmalar çıksa ne olur? İç ve dış düşmanlar bu fırsattan yararlanmak istemezler mi?
Ve satırlar arasında “Acaba Erdoğan, Hasan Iğsız Paşayı neden istemedi?” Daha düşündürücü olan, Iğsız Paşanın yerine düşündüğü Generali kendisine daha elyak(münasip) mı buluyor? Düşünmesi bile dehşet verici...
“Ordu siyasete karışmamalı, vesayetinden kurtulmalıyız “ dediler ancak şimdi, Ordunun içine siyaseti, kendi siyasetlerini soktular ve Orduyu vesayetleri altına alıyorlar.
Bu durumda ne yapmalı? Herhalde darbe değil... Ama ben, doğrusu, bu durumda şûradaki Komutanların, bir tavır göstermelerini, hatta topluca, istifa etmelerini beklerdim. Bu yenilgiyi kabullenmek anlamına gelmez, aksine doğru ve haklı tepki olurdu! Bu Komutanların şu aşamada, Üniformalarından başka kaybedecekleri bir şey olmaz! Geçmişte komutanlar mücadelelerini, üniformasız da yapmışlardı.
Sözün bittiği yerdeyiz... Ancak söz bitmiş olsa da, mücadele bitmedi... Söz konusu olan sadece, Ordunun ve komutanlarının onuru değil, gerçekte, TC’nin ve Türk Milletinin varoluşu...
Evet, bunları çok yazdım çok söyledim, neye yaradı, neye yarayacak? Ama gene yazmakta devam edeceğim... Çünkü Türk Milletinin “mayasının” bozuk olmadığına inanıyorum... Fakat eğer bu millet bütün bu olanlara rağmen, Erdoğan’a EVET derse, hayal kırıklığım ölümcül olabilir! O zamana kadar “Umut, Mehmedin Ekmeği!”  
AMENTÜ: Ambalaja “Hayır”. AKP iktidarı yıkılmalı. T.C. yaşamalı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş