Mayınlı arazi üzerinde ciddi 'etkin' muhalefet

İsrafil K.KUMBASAR

Suriye sınırındaki arazileri, mayın temizleme işi karşılığında İsrailli firmalara peşkeş çekmeyi amaçlayan BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, bugüne kadar ‘yan gelip yatmayı’ bir alışkanlık haline getirmiş olan muhalefetin, meseleyi ciddiye alıp, ‘etkin’ bir şekilde sahaya inmesi karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.
Geri adımda, özellikle Saadet Partisi’nin ‘damardan’ yaptığı çıkışların büyük etkisi oldu.
Erdoğan, şimdi ‘hizmet alımı’ karşılığı ihalenin yanısıra, Genelkurmay’ın önerisi doğrultusunda NATO’ya bağlı bir kuruluş olan NAMSA’yı da seçenekler arasına almayı planlıyor.
Ancak tartışmalar biteceğe benzemiyor.
Bir kaç gün önce Cevat Saraç ve Rasim Ekşi’nin de aralarında bulunduğu bir grup ağabeyimiz ile birlikte Hüseyin Şimşek’in başkanlığını yaptığı İnsan ve Demokrasi Vakfı’nın misafiri olan ve meseleyi çok iyi bilen mayın uzmanı emekli bir subayı dinleme imkanı bulduk.
Uzmanın anlattıkları, özetle şöyle:

* * *

Mayınlı olan sınırın yaklaşık uzunluğu ‘550 kilometre’, derinliği ‘350 metre’ ile ‘1.5 kilometre’ arasında değişiyor.
Hatay, bu uzunluğa dahil değil. Çünkü orası ‘dağlık’ arazi, mayın döşemeye elverişli değil.
TSK, sınırın ‘190-200 kilometrelik’ bölümünü önceki yıllarda, yaklaşık ‘6 ay içinde’ temizlemiş.
Temizlenen arazinin derinliği ise 50 metre.
Mayın temizleme ihalesi tam bir tuzak, ‘kim tarafından’ hazırlandığı bilinmiyor.
Belirlenen şartlara göre ‘bir Türk firmasının’ ihaleye katılma şansı yok.
Zira, şartnamenin birinci maddesine göre, firmaların ‘mayın tarlası iş bitirme belgesi’ sunmaları gerekiyor. ‘Son teknoloji ürünü’ alet ve edavattan oluşan bir makina parkı da cabası.
Açıkçası, ihale şartnamesi, Tel-Aviv veya Washington’daki adresleri gösteriyor.
‘Verilen adrese’göre şartlar belirlenmiş.
Çünkü, ‘Türkiye sınırları’ içerisinde ne yazık ki böyle bir adres yok.

* * *


Temizlik, askeri veya insani amaçla yapılır.
Türk ordusu, ‘askeri amaçlı’ temizliği her istediği zaman yapmaya muktedirdir.
Ancak, hükümetin yapmak istediği ‘insani amaçlı’ temizlemedir.
Ordu, bu sebeple işin NATO’nun ilgili kuruluşu olan NAMSA tarafından yapılmasını istiyor.
Bosna’yı bu kuruluş temizledi, biz de üzerimize düşen katkıyı sağladık.
Suriye sınırında döşenmiş olan mayınlar ‘eski teknoloji’ ürünüdür ve temizlenmesi Bosna’daki arazilere göre çok daha kolaydır.
Nerede, ‘hangi tür’ mayının döşenmiş olduğu bellidir ve hepsinin ‘kayıtları’ devletin ilgili birimlerinin elindedir.
Suriye tarafında mayın döşenildiğine dair herhangi bir bilgiye sahip değiliz.
Ancak şunu biliyoruz ki, bazı Suriye vatandaşları bizim döşediğimiz mayınları temizleyerek, yani bize ait olan sınırdan içeri girerek, bölgeyi tarla haline getirmişlerdir.

* * *


Türkiye’nin, NATO’ya girişinden sonra 1953 yılından itibaren Suriye sınırına döşemiş olduğu mayınlar, ‘standart anahtara’ göre donatılmıştır.
Bu mayınlar, öncelikle ‘tankların’ ve ‘zırhlı araçların’ geçişlerini engellemeye yöneliktir, bilinenin aksine ’kaçakçılıkla’ bir ilgileri yoktur.
Takriben ‘195 kg’ ağırlıkta faaliyete geçerler.
Aynı arazi üzerinde bulunan bazı noktalara, çok cüzi miktarda‘anti personel’ parça tesirli mayınlar da döşenmiştir.
Bu mayınlar ise, ‘3.5 kg’ ağırlıkta çalışırlar.
Kaçakçıların geçişini engellemeye yönelik, ‘sonradan’ ilave edilmiş olan bu mayınların yeri ve sayısı biliniyor. Bu da ‘toplam 20 noktayı’ geçmez, kayıtları tutulmuştur.
İş, iktidar tarafından ‘kasıtlı’ olarak kamuoyuna çok zormuş gibi gösteriliyor.
Basit bir hesapla temizleme işinin maliyeti ‘25-30 milyon doları’ geçmez.
Ve en geç ‘üç yılda’ bitirilir.

* * *

Mayın temizleme işi, eğer ‘yap-işlet-devret’ modeli ile İsrail’e ihale edilecek olursa, Türkiye güneyinden, Suriye ise kuzeyinden kuşatma altına alınmış olacaktır.
Mesele ciddi bir ‘güvenlik’ meselesidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş