Meclis’in en yaşlı partisi gençleşecek mi?

A+A-
Servet AVCI

Milletvekili aday listelerinin teslim edilmesine bir gün kaldı... Evvelce çıkardığım ve paylaştığım şu tespitlerin bir kısmını yine paylaşalım ve sonra diyeceklerimizi diyelim: 
2015’te TBMM’nin en yaşlı partisi MHP... Milletvekillerinin yaş ortalaması 58... CHP: 56.5... AKP ise 52... 
AKP’nin Meclis grubunda 80’li yıllarda doğmuş üç milletvekili var, içlerinden birisi 84 doğumlu... Aynı şekilde CHP sıralarında da biri 83, diğerleri 81 doğumlu üç milletvekili oturuyor... Bu yaş grubuna ait MHP’deki milletvekili sayısı ise sıfır!.. 
70’li yıllarda doğan milletvekillerinin dağılımına da bir göz atalım... Tam altmış sekiz milletvekili var AKP’den... Neredeyse her dört AKP milletvekilinin birisi 70’lerde doğmuş... Bu yaş kuşağına ait CHP’li milletvekili sayısı dokuz... Peki kadrosunda 80’lerde doğmuş milletvekili bulunmayan MHP’de 70’lerde doğmuş milletvekili var mı? Sonuç yine sıfır!..
Şöyle demişiz geçen yıl: “AKP’deki en genç milletvekili 30, CHP’de 31, MHP’de ise 45 yaşında!.. ‘Gençlik hareketi’ olarak bilinen ve şu tablodan sonra ‘gençlik’ imajının artık ‘şehir efsanesi’ne dönüşmeye başladığı anlaşılan bir olgudan söz ediyoruz maalesef...
Oysa rahmetli Türkeş, 1987 ve 1988 kurultaylarında başta Devlet Bahçeli ve gençlik liderlerini parti yönetimine aldığında hepsi 30’lu yaşlarındaydı... Türkeş, zor yılların ardından ’tecrübeyle gençliği harmanlama ve milliyetçi harekete enerji katma’yoluna gitmişti... Ya bugün?
***
AKP, ‘üç dönem’ kuralı sebebiyle hücrelerini yenileyecek ve yaş ortalamasını daha da aşağıya çekecek... Listeleri teslim etmeye bir gün kala MHP açısından hayatî soru şu: Parti akan zamana karşı ‘gençleştirme’ yoluyla direnmeyi mi tercih edecek? Yoksa o akan zamanla paralel biçimde yaşlanmaya devam mı edecek? 
En büyük siyasî rakibiniz, kadrolarını sürekli gençleştirerek 2023 ve 2071 gibi hedefler koyarken, halkın karşısına yeni yüzler çıkarırken, gittikçe yaşlanan, dinamizmini yitirmiş eski yüzlerle, politbüroları andıran hantal yapılarla, rekabet etmek veya edebileceğini zannetmek ne derece akılcı?
Vurgulamışız: MHP’de 5 dönemdir illerini kapatan, çeyrek yüzyıldır başkalarına şans verdirmeyen milletvekilleri var... Darbe senatörleri gibi!.. Bu gerçek karşısında, o illerde, kendini iyi yetiştirmiş ve başarıya aç genç partililer nasıl yol bulup siyasî hareketlerine enerji katacaklar? Önlerindeki tıkaçları açma ihtimali görmeyen ‘yeni yüzler’in dinamizmi nasıl parti için bir avantaja dönüşecek? 
***
“Biyolojik gerçek, siyasî gerçeği doğrudan etkiliyor... Gençler ve kadınlar konusundaki büyük boşluk karşılıksız kalmıyor... Devlet Bey, sonuçta tutmasa da rakamlarla oynayarak, sofistike biçimde gelecek kurgulamayı çok seviyor... Ama acı gerçekleri ifade eden rakamlar onlar değil, yukarıda aktardıklarımız... Esas bu acı rakamlardan gelecek nasıl inşa edilir, daha doğrusu edilemez, işte onu iyi düşünmek gerekiyor...” demişiz 2014’te...
Bir gün kaldı... Dileriz, bu liste farklı olur ve ülkücü tecrübe ve gençliğin doğru harmanlandığı, hücrelerini yenilemiş, her türlü rekabete açık bir tablo ortaya çıkar... 
Daha önceki tecrübeler, doğrusu birçok insanı ümitvar olmaktan alıkoyuyor... Son kongrenin ardından oluşan Başkanlık Divanı’ndaki ‘sıfıra yakın’ değişiklik, statükonun milletvekili aday listelerinde de korunacağı ihtimalini güçlendiriyor... 
Yine de kesin konuşmak için yarını görmek lâzım... 
Devlet Bey ve (varsa) kurmayları, önümüzdeki dört yıl için daha da yaşlanmış bir kadroyla mı yola devam edecekler? Yoksa iddia sahipliğini pekiştirecek ve partiyi o Meclis’in en yaşlı partisi olmaktan kurtaracak bir gençlikle mi? 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları