Medya Arkası (02.04.2017)

Medya Arkası (02.04.2017)
Köşe yazarlarının gündeminde Ülker’in çok tartışılan reklamının yanı sıra yeni Anayasa değişikliği referandumuna ‘Hayır’ diyen MHP Genel Başkan adaylarının karşılaştığı engeller yer aldı.

Yetiş Ya Şivan Perwer Yetiş Ya Ahmet Kaya / Ahmet Hakan / Hürriyet

Başbakan Binali Yıldırım, partisinin Van mitinginde...

Ahmet Kaya ile Şivan Perwer’e selam çaktı.

MHP tabanından beklenen oy gelmeyince...

Ne yapsın Binali Bey?

Hemen...

Yetiş ya Şivan Perwer!

Yetiş ya Ahmet Kaya!

Milliyetçiler olmayınca...

Nöbete her zaman olduğu gibi yine Kürtler çağrılıyor yani...

HELE BAK SEN ŞU HOLLANDA’NIN YAPTIKLARINA

- “Hayır” diyeceğini açıklayan Saadet Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığı’na “Evet” pankartı asmışlar...

- Meral Akşener’in konuşma yaptığı salonun kapılarını dışarıdan kilitlemişler.

- Ümit Özdağ’ın Konya’da kahvaltılı toplantı yapmak istediği kafenin kapısını kapatmışlar.

Kim yapıyor bunları?

Kim yapacak?

Tabii ki Hollanda yapıyor.

Gerçekten de...

İfade özgürlüğü, toplanma hakkı falan dinlemiyor bu Hollanda!

Diyarbakır Mesajları / Nagehan Alçı / Milliyet

Ertuğrul Özkök çarşamba günkü, bizlere yönelik tacizleri yazdığım yazı üzerine sormuş: Peki ya muhalif mahalleye yapılan tacizler? Onlar ne olacak? ‘Hayır’ kampanyası ile ilgili dile getirilen engellemeler ve saldırılara değinmiş. Daha önce de söyledim, burada da bir kez daha yazayım: Meral Akşener’in salonunun elektriklerinin kesilmesi de, Deniz Baykal’a salon izni verilmemesi de, ‘hayır’ kampanyası yapmak isteyenlerin önüne engel çıkarılması da çok yanlıştır! 

Evet diyenler nelerden vazgeçiyor? / Can Ataklı / Korkusuz

1 Nisan, şakaların yapıldığı gündür. Dün gün boyu birinden gelecek bir şakaya kurban olmamak için hep tetikte gezdim. Ne olur ne olmaz, güleriz tabii de rezil olmak da var işin içinde. Sabah saatlerinde internette haberlere bakarken Ülker ile ilgili bir haber gördüm. “Tamam günün ilk şakasını yapmışlar” diye geçirdim içimden. Ülker 1 Nisan nedeniyle çocuklara yönelik “şaka içeren” bir dizi reklam filmi çekmiş. AKP'liler bu reklamda “darbe çağrısı” yapıldığını ileri sürmüşler. AKP Milletvekili Metin Külünk düşmüş yollara. Darbe ihtimaline karşı Erdoğan'ın evinin etrafında bir kalabalık toplanmış. Sonra Ülker ürünlerini yakmaya başlamışlar, tıpkı Hollanda krizinde portakal bıçaklayanlar gibi. Ama belli ki paraları ziyan olmasın diye önce ürünleri yemişler ambalajlarını ateşe vermişler.

Akıl tutulması mı? / Ahmet Taşgetiren / Star

Hakikaten acaip bir süreç yaşıyoruz.

Kimyamız allak bullak oldu, dense yanlış olmaz.

FETÖ kaynaklı “Baharda bir şeyler olacak” söylentilerinin diken üzerinde tuttuğu toplum psikolojisi üzerine acaip bir Ülker reklamı ne anlama geliyor, bir tek Allah kulu sormaz mı?

Dünya çapında bir “Türkiye markası” nasıl böylesine bir maceranın içine itilir?

Gece yarısı bir “1 Nisan şakası” yapılıyor.

"1 Nisan'da küçük kardeşlerin abilerine, ablalarına sürprizleri var!" mesajı ile başlayan bir Ülker reklamı. Sonra "1 Nisan yaklaşıyor, tuhaf şeyler oluyor" ifadesi geliyor.

Sonra ne 1 Nisan şakası, ne çocuk dünyası, ne reklam... Hiçbir şeye benzemeyen acayip bir ses, acaip görüntüler devreye giriyor. Reklam üzerine bir şey söylemek gerekirse ancak “Esrarengiz” tanımlaması yapılabilir.

Soru şu:

Böyle bir zamanda böyle “Esrarengiz” diye tanımlanacak bir “Ülker reklamı” hangi akıldan çıkmış olabilir?



Siyaset kaşolotları / Rahmi Turan / Sözcü Gazetesi 

Meral Akşener açıkladı: MHP'li seçmenin yüzde 80'i HAYIR diyor. Bu sonuç normaldir. Çünkü parti tabanı Devlet Bahçeli'nin altından ıslak sabun gibi kaymış durumda… Bu yüzden MHP'li muhaliflere engelleme ve saldırılar sürüyor. Kim bu saldırganlar? Önceki Sağlık ve Devlet bakanlarından Rifat Serdaroğlu, Meral Akşener, Sinan Oğan, Ümit Özdağ ve Yusuf Halaçoğlu'na yapılan saldırıları şöyle değerlendiriyor: “Kişinin beyninde akıl, aklında doğru bilgi, yüreğinde sevginin kırıntısı, fıtratında medenice tartışma yeteneği yoksa tehdit de eder, toplantı da basar, masaları da devirir, adam da döver! Böyle kişilerin siyasi kimliklerinin önemi yoktur. Çoğu işsiz güçsüz, it‐kopuk takımındandır. Tabii ki, en büyük suçlu, bu it‐kopuk takımını azmettiren, oturduğu koltuğa yapışmış siyaset kaşalotlarıdır!” Kaşalot, çok büyük bir deniz memelisidir. Argoda “aptal, bön” anlamına gelir. Özdağ ve Halaçoğlu saldırganları MHP Genel Merkezi'nin yönlendirdiğini iddia ederek: “Ucunda ölüm de olsa toplantılarımıza devam edeceğiz. Hiçbir tehdit bizi ‘HAYIR' kararımızdan vazgeçiremez” diyorlar! 

Çiftbaşlılık / Birgün Ayman Güler / Aydınlık Gazetesi

AKP-MHP önerisi, cumhurbaşkanına şimdiye kadar olmayan bir yetki getiriyor. Kararname çıkarma yetkisi.
Bu sözün başında resmen "kanun gücünde" sıfatı yok. Ne var ki, cumhurbaşkanına doğrudan anayasa ile verilen bu yetki, hem kapsamı hem sonuçları bakımından kanun gücünde iş görme yetkisinden başka birşey değil.
Şimdiki durumda başbakan da cumhurbaşkanı da kendi başlarına böyle "kararname"ler çıkarma yetkisine sahip değiller. Kanun hükmünde kararname, ancak Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılabilir. Ama o kurul da bunu kendiliğinden yapamaz; TBMM'nin Bakanlar Kurulu'na belli bir konuda, belli bir süreyle yetki verdiğini gösteren bir yasa çıkarması gerekir.
AKP-MHP önerisi kabul görürse, bakanlar kuruluyla birlikte onun kanun hükmünde kararnamesi de doğal olarak ortadan kalkmış olacak.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş