Medya Arkası (05.04.2017)

Medya Arkası (05.04.2017)
Köşe yazarlarının gündeminde 16 Nisan'da yapılacak olan yeni Anayasa değişikliği referandumu vardı. Bahçeli - AKP ittifakı ile ilgili değerlendirmelere de yer verildi.

Şahane U dönüşü “Hayır diyen saygındır” / Can Ataklı / Sözcü

Referandum süreci başladığında AKP ne yapacağını henüz bilmiyordu. Çünkü Erdoğan meydanlara çıkmamıştı, tam o sıraya denk gelen yurtdışı gezileri nedeniyle anayasa konusunda da konuşmuyordu.

AKP'liler sessiz kaldılar bir süre. Ne söyleyeceklerini kendileri bilmiyordu. Erdoğan konuşmadan kimse konuşmaya da cesaret edemiyordu. “Ya ters düşersek” korkusu başbakan dahil herkesin yüreğindeydi.

Sonunda Erdoğan konuştu. Referandumla ilgili ilk açıklaması şöyleydi; “Hayır diyen teröristtir, darbecidir.”

Tabii bu söylem büyük tepki yarattı.

İçlerinde bölücü ve dinci teröre karşı kahramanca mücadele etmiş askerlerden, evladını, kardeşini şehit verenlere, darbe kalkışmasının yapıldığı gece tankların önüne yatandan, Türkiye'yi dünyada şerefle temsil eden sanatçısına, bilim adamına, yazarına kadar milyonlarca hayır diyen vardı.

Erdoğan bir kalemde hepsini terörist, hain, darbeci ilan edivermişti.

AKP'nin sağduyulu olanları da bu söyleme şaşırdılar, kimi sessiz kaldı kimileri ise açıktan “olmadı bu” dedi.

Ancak Erdoğan vazgeçmedi. Israrla sözlerinin arkasında durdu “Hayır demek hendek siyasetini desteklemektir. Hayır demek 15 Temmuz'da tankların önüne yatanlara karşı darbecilerin yanında yer almaktır” dedi.

AKP'nin önde gelenleri çaresiz bu söyleme katıldılar. Koro halinde “Hayır diyen teröristtir” sloganını haykırdılar.

Ancak belli ki bir türlü açıklanamayan kamuoyu anketlerinde halkın bu söyleme tepki gösterdiği net biçimde ortaya çıktı. AKP yönetimi çaresizdi ama Erdoğan'ın bu konudaki ısrarını da kıramıyordu.

Sonunda Erdoğan da tehlikeyi fark etti ki söylemini biraz yumuşattı.

“Hayır diyene ille de terörist demiyorum, ama kimin hayır dediğini hatırlatıyorum” demek zorunda kaldı.

Sonunda bu yumuşatmanın da toplumda etkisi olmadığını gördüler ve Erdoğan “şahane bir U dönüşü” yaparak “Hayır diyen de saygındır” dedi.

Trakya’da evet-hayır çekişmesi / Yalçın Bayer / Hürriyet

Daha önce içişleri Bakanı Süleyman Soylu da Saraçlar Caddesi nde konuşmuş. Aynı yerde pazar günü de Meral Akşener konuştu, biz de izledik kendisini. Bostancı Gösteri Merkezi nde de izlemiştik. Kentin "tarafsız gözlemcilerine' göre Akşener daha kalabalıkmış. Akşener değişik bir tempoda konuşuyor; AKP'den fazla MHP'ye çatıyor, "İki partinin oylan °o 62'yi buluyor, sandıktan hayır çıkacak. O zaman Bahçeli koltuğu bırakacak mı?" diyor. Kendisinin FETÖ ile ilişkilendirilmesine de ağır bir yanıt verdi: "Hiçbir akrabam FETÖ'den gözaltına alınmadı. Sorular çalındı, öğrendik ki FETÖ'cüler çalmış, Allah onların belasını versin." Bir CHP’li "Meydandaki kalabalığın ‘O 40 ı CHP'lilerden oluşuyor'' dedi. Tekirdağ'da CHP'lj Belediye Bakanı Kadir Albayrak ın, Edime'de Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'm karşılamaları ilginçti. Meral Akşener in Edirne gezisinde kabul edilen CHP li Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne'de hayır oylarını yüzde 70'in üzerinde bekliyoruz" diyor. Trakya’da CHP den çok Meral Akşener'in ilçe ilçe gezerek yoğun bir kampanya yürüttüğünü de söylemek gerekiyor.

İşte ‘Hayır’ın önündeki en büyük engel / Sabahattin Önkibar / Aydınlık

HAYIR'A DEĞİL, EVET FAYDA!

AKP ile MHP'nin çok oy aldığı merkezlere gitmek yerine niçin salon toplantıları ile idare ediyor? Yunanistan'ın işgal ettiği 18 adayı neden sürekli olarak gündemde tutmuyor? Devleti FETÖ'ya, güneydoğumuzu PKK'ya teslim edenin AKP olduğunu niçin dağlara taşlara ezberlettirilmiyor? Varsa yoksa soyut demokrasi söylemi ki aslında 8 kere seçim kaybedip hala koltuğunu bırakmayan birinin demokrasi demesi bile ayıp! Maalesef Kılıçdaroğlu söylenmesi gerekenleri söylemeyip, söylenmemesi gerekenleri ısrarla tekrar ediyor. Kusura bakmasın ama böyle bir Kılıçdaroğlu hayır'a değil, evet'e fayda sağlar!

Cumhurbaşkanlığı Sistemi üzerine teo politik bir değerlendirme/  Mahmut Aydın /Diriliş Postası

16 NİSAN REFERANDUMU SEÇENEK DEĞİL, GEREKLİLİK

Ülkemizin; gücün, vesayet odakları eliyle yürütüldüğü bir sistemden güçlü liderler eliyle kullanıldığı yeni bir sisteme geçmesinin artık bir seçenek değil, gereklilik olduğu açıkça ortadadır. İşte bu çerçevede Ana-Muhalefet Partisi CHP'nin ve vesayet odaklarının tüm karşı çıkışlarına karşı AK Parti ve MHP'nin müzakereleri ve mutabakatı ile hazırladıkları hükümet sistemi değişikliğini öngören "Anayasa Değişikliği Paketi", Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden geçmiş, Cumhurbaşkanlığı Makamı'nca onaylanmış ve Yeni Türkiye'de artık temel aktör konumunda olan halkın tercihine sunulmak üzere 16 Nisan'ı beklemektedir.

Harbi / Ahmet Ziya Temel / Duyuyor ama uyumuyor

Evet cevabında yer alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti, alanlarda coşkusunu da yanında getirmiş geniş halk kitlelerine, harareti yüksek ama kıvamında bir tonda sesleniyor. "Evet"in bir diğer önemli ayağında bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, sınırlı sayıda olmakla birlikte, az ama özünde ve doğru sözünde mitinglerine herkesin göz önünde devam ediyor. "Hayır" tarafında yer alan, başta CHP olmak üzere, durumdan vazife çıkaran kişiler de en tabii haklarını kullanarak sahada boy gösteriyorlar. CHP, daha çok kapalı alanlarda ve sınırlı sayıda yurdum insanına hitap ediyor. CHP aynı zamanda, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere, diğer yetkilileriyle, ulusal ve yerel bazda radyo televizyon programlarına katılıp, referandumla ilgili fikir dünyalarını seçmenlere duyurmaya çalışıyor.

Referandum Sonrası /Mehmet Barlas / Sabah

Artık "Başbakan" olmayacağına ve başbakanlar Cumhurbaşkanı Yardımcıları arasından çıkacağına göre, Cumhurbaşkanı seçimi bir parti lideri için nihai sınav niteliği taşıyacaktır. Kılıçdaroğlu kalamaz İlk Cumhurbaşkanı seçiminin kesin adayı, aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı da olan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bu seçimde diğer adayın da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olması siyasi mantığın gereğidir. Kılıçdaroğlu geçen başkan seçiminde olduğu gibi MHP ile anlaşıp bir ortak aday (Ekmeleddin Ihsanoğlu) belirleyemeyecektir. Ya da mesela Deniz Bay kal'ı CHP'nin başkan adayı olarak ortaya sürdüğü takdirde, artık bu partinin lideri olarak kalması mümkün olmayacaktır. Baykal'ın alışkanlığı CHP'li siyasetçilerin çok sert ve yakışıksız üslupta "Hayır" kampanyası yapmalarının sebebi, yeni anayasal düzende safsatanın fazla anlamı kalmayacağını bilmelerindendir.

Hayır tokadı! /  Necati Doğru / Sözcü

Saray ve çevresinde hayıflanmaya, yerinmeye, hayal kırıklıklarına benzer bir takım yürek sıkından belirtisi başladı. Türkeş'in oğlu "evet" verecek, Türkeş'in mezarına her seçim öncesi gidişte su döken Bahçeli de "evet" verecek. Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu ise "hayır" verecekler. Türkeş'in oğlunun AKP'ye 9 seçimdir oy verenlerde bir karşılığı yok, Bahçelinin de MHP'ye oy verenlerin tamamına söz geçiren karşılığı kalmadı. Kayseri suskun! Konya ağlamaklı! Kayserili Abdullah Gül ile Konyalı Ahmet Davutoğlu ikisi de arkadan hançerlendi. 7 Haziran seçimleri sonucuna benzer bir durum yaşanabilir.

Kürt Kartı / Ergün Diler / Takvim

ABD 'nin içinde de Avrupa içinde de Rusya'da da karşı çıkanlar var. Ama bu onların politikalarını hayata geçirmesini engellemiyor. Aile yeni bir dünya için aklını kullanıyor... ABD içindeki bir gruç da KERKÜK ü ve Barzani'yi kaşıyor. MİLLİYETÇİLİK rüzgarı ile EVET oylarını törpülemek istiyorlar. MHP ve AK PARTİ içindeki MİLLİYETÇİLERE "Gördünüz mü Kerkük elden gidiyor. Kürt devleti kuruluyor!" mesajı veriliyor... Şubat ayı içinde Türkiye'ye gelen BARZANİ KERKÜK'e çekilen o bayrakla karşılanmıştı! O da ABD'nin operasyonu gibi duruyordu! İçimizdekilerle BAYRAKLA geliyorlardı... Ankara KÜRT meselesini  Washington'un istediği gibi değil kendi yöntemleriyle çözecekti.
 

‘Öğrenilmiş çaresizlik’ ve AKP propagandası / Mehmet Y. Yılmaz/ Hürriyet

Yol boyunca en çok gördüğüm yüz, Recep Tayyip Erdoğan oldu. Sonra da Binali Yıldırım.

Dev “evet” pankartları binaların bütün cephesini kaplıyordu. Otoyoldan çıkıp, Maslak istikametine dönünce bu kez dev pankartlara, belediyenin yol kenarlarına koyduğu billboard adı verilen büyük panolar eklendi.

Her altı–yedi panodan dördünde AKP’nin “evet” afişi vardı. Yetmemişti, direklerdeki panolarda da “evet” afişleri asılıydı.

Bütün bu yol boyunca görebildiğim “hayır” pankartı, bilemediniz on tane olmalıydı. Bir-iki tanesi Florya–Yeşilköy civarında, geri kalanları Büyükdere ve Çayırbaşı’nda.

Bütün bunlara bir de televizyonlardaki “evet” konuşmalarını ekleyin.

Yandaş televizyonlarda zaten “hayır” diyen bir kimseye rastlamak mümkün değil.

Öbür televizyon kanalları da belli ki sıkı bir uyarı almışlar, “hayır” savunucusu bir kişiye tartışma programlarında rastlarsanız kurban kesmeniz gerekecek, Allah nazardan korusun diye.

Gazeteler de malum. Yandaş medyanın tiraj gücü, geleneksel medyanın tiraj gücünün yanında hiç önemli değil ama onun çaresi de bulunmuş, sayfa sayfa “evet” ilanlarıyla.

Bu ağır propagandanın önemli bir işlevi var: “Öğrenilmiş çaresizliği” beslemesi, güçlendirmesi.
 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş