Medya Arkası (07.04.2017)

Medya Arkası (07.04.2017)
Köşe yazarlarının bugünkü gündeminde yaklaşan referandum ve FETÖ davası ile ilgili gelişmeler öne çıktı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "Bylock'çu vekiller" iddiasının yankıları ise hala devam ediyor. İşte günün öne çıkan yazıları:

Üç aldanma destanı / Ahmet Hakan / Hürriyet

ALDANMA BİR:

- Alınları secdeye değiyor diye...

- Beraber vesayet rejimini yıkıyoruz diye...

- Bürokraside kendilerinden yararlanıyoruz diye...

FETULLAH’a aldanıldı.

Rabbim affetsin. Milletim affetsin.

ALDANMA İKİ:

- Ortak kabine toplantıları yapacak kadar...

- Şam’ı komşu kapısı yapacak kadar...

- Kardeş ilan edecek kadar...

ESAD’a aldanıldı.

Rabbim affetsin. Milletim affetsin.

ALDANMA ÜÇ:

- Barış yapılacak diye...

- İmralı’yı kafaladık diye...

- Nobel Barış Ödülü alınacak diye...

KANDİL VE İMRALI’ya aldanıldı.

Rabbim affetsin. Milletim affetsin


Merkez Sağ ve Milli Görüş’te  ‘Hayır’ Patlaması / Süleyman Kılıç / Yurt
 

MHP tabanının Devlet Bahçelinin aksine, 'hayırcı' blokta yer aldığına işaret eden Devlet Eski Bakanı Gürcan Dağdaş'ın Cumhuriyette yayınlanan demecinde, AKP seçmeninin de ağzının tadının bozuk olduğunu belirterek '16 Nisan'da ne yapılırsa yapılsın hayır çıkması engellenemeyecek' sözleri de önemli bir tespit. Baştan beri söylüyorum. Hayır sonucu Evet'e göre çok daha yakındır. Evet kaos, hayır kargaşa çare erken seçimdir. Evet de hayır da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yaramayacaktır. Arızalı olan önerilen sistemdir. Kişilerin önemi yok. Türk halkı da denediklerine denemediklerinden daha çok inanır. Bu da önceki gün Star ve NTV ortak yayınındaki konuşması ile çok başanlı bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'nin 'doğru yerde' duruşunu gösterir. Evet'in sahibi AKP'dir. Daha doğrusu bu referandumu kendisine yönelik 'güven oylaması' haline getiren Erdoğan'dır. Hayır'ın ise tek bir sahibi yoktur. Bize göre CHP'dir ama. Bu son gelişmelerle Kemal Kılıçdaroğlu'nun duruşunun kendince doğru olduğu ortaya çıkmaktadır.
 

3’ü 1 Kemal’in karşısına çıkamadı! /Necati Doğru / Sözcü

Son seçimde kullanılan 47 milyon oyun 23 milyon 668 binini onun partisi aldı. Oylann yüzde 49'u onu destekledi. Partisi, eski başbakanı bir gecede yolladı, yeni Başbakan o oldu. Çok güçlü. Kemal'den çekiniyor. Karşısına çıkamıyor. Neden korkuyor? Partisine Hazine'den seçimlerde harcasın diye 78 milyon TL yardım yaptı. Son seçimde kullanılan 47 milyon oyun 5 milyon 694'ünü yani oyların yüzde 11.9'unu aldı. MHP Genel Başkanı olmaya devam etti. Çark etti, Cumhurbaşkanı ile kan kardeş oldu. Gücünü iktidarla birleştirdi. Bir dediğini iki etmiyorlar. Yine de çekiniyor. Kemal'den kaçıyor. ??? Bu Kemal ne? Yüzde 25 oy desteğine çakılıp kalmış. İşadamları onun destekçisi değil. Tarikatlar onu tutmuyor. Gazete patronlannı korkutamıyor. ABD ile Rusya'ya "Eyyyyy ." kükremesi yapamıyor. 47 milyon oyun ancak 12 milyonunu toplayabiliyor. CHP Genel Başkanı Kemal, bu güçsüz haliyle "3 tozu dumana katanı" korkutuyor. TV'ye çıkmadılar.

Aslında ne oldu? Mehmet Tezkan / Milliyet

Kimi evetler önde, kimi hayır oyları önde diyor..

Ama..

Ne evet çıkacağını öngörenler ‘Evet aldı başını gitti’ diyebiliyor..

Ne de hayırı savunanlar ‘hayır oylarının çok önde olduğunu’ iddia ediyor..

49/51..

48/52 gibi oranlar arasında gidilip geliniyor..

- Her iki tarafın keskin kitlesi var..

- Her iki tarafın 17 Nisan’ı dünyanın sonu gören taraftarları var..

- Her iki tarafın birbirine ters bakan fanatikleri var..

İktidara yakın duranlara göre sandıktan evet çıkarsa yeni kurulacak sitemle Türkiye çağ atlayacak..

Cumhurbaşkanı’nın tek başına yürütme görevi görmesi..

Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda partisinin başına geçmesi..

Cumhur-başkanı’nın aynı zamanda Meclis’teki çoğunluk partisine hükmedebilmesi işleri hızlandıracak..

Muhalefete yakın duranlar ise tam tersini düşünüyor.. Tam tersine inanıyor..

Yeni sistemin Türkiye’nin felaketi olacağını söylüyorlar..

Şimdi olmasa bile eninde sonunda Türkiye’ye otoriter rejimin geleceğini savunuyorlar..

Artık son düzlüğe girilirken iki tarafın birbirini ikna etmesine imkân yok..

Birbirlerini dinlemiyorlar bile..

Durum yüzde 48’e yüzde 48 diyelim..

Yüzde 4 hâlâ düşünüyor..

Risk alalım mı, böyle devam etsin mi arasında sıkışmış durumdalar

Uyku ölümle bitebilir / Orhan Selen / Anayurt

Ülkemizde siyaset bir bütündür. AKP-CHP- MHP kurgulanmış bütünün parçalarıdır. Birbirlerinden farkları bulunmadığı içinde aykırı ses çıkmaz. Ara sıra çıkan aykırı sesler susturulur. Aykırı düşüncenin çıktığı kafalar ezilir. 1947 de Truman Doktrini ile aralanan kapıdan adımını attıktan sonra kendi toprakları gibi ülkemize yerleşen ABD'nin istemediği oluşum gerçekleşemez. Sistem öylesine örgütlendirilmiştir ki; " Tam bağımsızlık " isteyenler "vatan haini" ilan edilmiştir. Vatanın şehit kanıyla ıslatılmış topraklarını tek kurşun atılmadan masa başında teslim edenler de "ulusal kahraman" diye yutturulmuşlardır. Bugün derinlemesine bir irdelemeye gerek duymadan yüzeysel bir bakışla bile ortada bağımsızlık falan kalmadığı anlaşılır. Yaşanan sıkıntılar çoktan yitirilen bağımsızlığın oluşturduğu dev dalgalardır.

AKP’lilerden AKP’ye sarı kart! /İsmet Özçelik/ Aydınlık

ATATÜRK VE CUMHURİYET VURGUSU

Eskiden muhafazakar seçmenler pek konuşmazdı. Son dönemde Atatürk ve Cumhuriyete ilgi hızla artıyor. Meclis'in yetkilerini elinden alan, "Denetimsiz Başkanlık Sistemi" öngören anayasa değişikliğine "Hayır" diyen AKP ve MHP'liler de Atatürk ve Cumhuriyete sığınıyor. Erdoğan ve Başbakan Yıldınm'ın ağzından sık sık "Rejim değişmiyor" açıklaması yapılsa da AKP'liler dahil kimse inanmıyor. Yeni "fiili durumlar yaşanacağını herkes hissediyor.

CHP neden milli olamıyor? /Orhan Pekçetin / Diriliş Postası

Başka bir CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, “Treni raydan çıkarmayacağız” diyor. Aslında AK Parti, MHP ve diğer “EVET” cephesi de aynı şeyi söylüyor. Treni rayda tutalım. Rayın bozuk yerlerini tamir edelim. Ülkemizin geleceğine daha hızlı ilerleyelim. Kömürle çalışan treni revize edelim hızlı tren haline getirelim. Menzile olan mesafeyi daha hızlı alalım.

Neden Evet? Doğrudan demokrasi için evet/ Sadullah Özcan/ Milat

2014 10 Ağustos'unda bir seçim yapıldı. Şimdi milletvekili Ekmelettin İhsanoğlu CHP ve MHP'nin ortak adayı çıktı. Bir nevi dayatma adaydı. Resmen dayatma bir aday. Millet ne yaptı? Seçti mi? Hem de Ekmelettin İhsanoğlu gibi donanımlı birini. Hayır. Ama Türkiye'nin 50 milyar dolarına mal olan bir Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer üç genel başkanın karalanması sonrası yani Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli'nin kafalanması sonucu bu Parlamenter Sistemle millete 7 yıl dayatılabildi. Hatta 5 ayda bulunduğu yeri gasp edebildi. Cumhurbaşkanlığı Sisteminin tek handikabı şudur; dünyadaki şer güçlerin algı operasyonu ile isimlerin dayatılması ve bu isimlerin Cumhurbaşkanlığına gelmesi. Fakat bunun önünde ki en büyük engel ise %50 mutlak milletin oyuna ihtiyaç: duyulmasıdır. Millet ise aynen Ekmelettin İhsanoğlu gibi birine bile yol vermediğine göre bu kaygıya yer yoktur.

Evet mi Hayır mı? / Sadrettin Karaduman / Milli Gazete


Gereği gibi medyada karşılık bulmadığı için, gündemin ön sıralarına çıkmasana; olanlar, küçümsenmeyecek boyutta: Tuğrul Türkeş>in hükümete monte edilmesi dahi tek başına çok önemli bir hadisedir. Tuğrul Bey, rast gele bir isim değil. Gelişmeler Sayın Türkeşde sınırlı değil elbet. BBP Eski Genel Başkanı Yalçın Topçumun Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olması, Süleyman Soylumun İçişleri Bakanı oluşu, Devlet Bahçeli ve MHP'nin AK Parti'ye yanaşması çok önemli gelişmelerdir. Kaldı ki; Anayasa değişikliği adı altında ülkenin apar-topar seçime sürüklenmesi Devlet Bahçelimin o meşhur çıkışıyla start aldı. Şimdi, bütün bu olup bitenlere normal diyecek bir fert var mı, ülkede ve dünyada. Tabi ki Hayır! Gerek içeride gerekse dışarıda çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş