Medya Arkası (07.12. 2017)

Medya Arkası (07.12. 2017)
Köşe yazarlarının gündeminde ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını delme iddiasıyla New York'ta tutuklu bulunan Reza Zarrab davası vardı. İşte günün öne çıkan yazıları:

Yedi adet bomba gibi Reza sorusu / Ahmet Hakan / Hürriyet

-  SORU BİR: Reza olmadan İran’la ticaret yapılamıyor muydu? Nereden buldunuz bu herifi?

*

- SORU İKİ: Bu Reza denilen şahıs sağa sola rüşvet dağıtırken alayınız uyuyor muydu?

*

- SORU ÜÇ: Reza’yı hiç değilse dağıttığı rüşvetler nedeniyle yargılamak mümkün değil mi?

*

- SORU DÖRT: Hadi diyelim ki yargılamadınız... Hiç değilse koskoca iki bakan bu sahtekâra nasıl oldu da ödül verdi?

*

- SORU BEŞ: MİT, henüz Reza’nın rezaletleri ortaya çıkmamışken hepinizi uyarmış. Niye tınmadınız?

*

- SORU ALTI: Sağlam ayakkabı olmadığı gözlerinin dört dönmesinden belli olan Reza’yı nasıl oldu da elinizden kaçırdınız?

*

- SORU YEDİ: Reza sahtekârının ABD ile anlaşacağını nasıl oldu da son ana kadar öğrenemediniz? Nerede bu devlet?

Vatan kurtaran aslan / Yılmaz Özdil / Sözcü

Ve, hayırsever Rıza bey. Son vatan kurtaran aslan! 25 milyar liralık ihracat yapan, cari açığın yüzde 15'ini tek başına kapatan, ihracat şampiyonu olarak sayın mütedeyyin hükümetimizin elinden ödül alan, sayın lavuk medyamız tarafından Türk Bayrağı'nın önünde ticari deha olarak alkışlatılan, Türkiye'yi kurtaran kahraman!

Para'yı ve kadın'ı aşamayan… Rüşveti ve bacak arasını görünce tüm ahlaki değerlerini hiçe sayıp, vatanını bile satanların trajedisidir bu.

Ey Kudüs / Fatiha Altaylı / Habertürk

GALİBA ANLAMA ÖZÜRLÜYÜM 

BUGÜNLERDE çok fazla “anlamadım” yazısı yazmaya başladığımın farkındayım.

Ya bende bir sorun var ya da olan bitende.

ABD’de İran’a yasadışı mal satışını organize ettiği ve ambargoyu delmesine yardımcı olduğu iddiasıyla yargılanan biri var: Reza Zarrab.

Zarrab yargılama sonrasında serbest kalırsa Dubai’ye yerleşecekmiş.

Anlamama durumum burada başlıyor.

Ambargo delici Zarrab’ın yerleşeceği Dubai, İran karşıtı cephede Suudi Arabistan’ın yanında yer alıyor.

İran’la ilişkisi olduğu için komşusu Katar’la kavga ediyor.

Buna karşın İran’a yasadışı mal satarak zengin olan Zarrab’a kucak açıyor.

Bu yaman çelişkiyi benim aklımın alması pek mümkün değil.

Mavi Marmara’daki “Kudüs” nedir? / Can Ataklı / Korkusuz 

ZARRAB'IN NE BİLDİĞİNİ HÂLÂ BİLMİYORUZ

Çok kısa bir süre öncesine kadar Türkiye'nin en “hayırsever” işadamlarından biri olarak AKP iktidarı ve yandaşları tarafından göklere çıkarılan Rıza Zarrab biliyorsunuz artık bir “casus.” Üstelik “şerefsiz, soytarı, kepaze” bir casus. Neden? Çünkü iktidarın önde gelenlerini zora sokan açıklamalar yapıyor Amerika'da yargılandığı mahkemede. Rıza Zarrab ifadesinin üçüncü gününe geldiğinde hakkında bir soruşturma açıldı. “Para karşılığı elde ettiği ulusal güvenlikle ilgili ve bazı askeri bilgileri yabancılara satmak”la suçlanıyor. Zarrab'ın mal varlığına da el kondu bu arada. Gerçi çoğunu kaçırmış ama atları ve bazı gayrimenkulleri haliyle burada kalmış. İktidarımızın Zarrab'ı “casus” ilan etmesinden sonra mahkemedeki konuşmalarını bir kere daha dikkatle okudum. Merakım şu; “Zarrab bu mahkemede Türkiye'nin hangi sırlarını anlatıyor?” Zarrab duruşmalarda hangi bakana ne kadar rüşvet verdiğini, para dağıttığı bürokratları, banka genel müdürlerini, bakan çocuklarını anlatıyor. İran'a uygulanan ambargonun delinmesi için kimlerden talimat geldiğini söylüyor. Yapılan hayali ihracatları ve para-altın transferlerini şemalar çizerek izah ediyor. İyi de bunlardan hangileri ulusal güvenlikle ve askeri sırlarla ilgili acaba? Bakanlara verilen rüşvetler mi, hayali ihracat mı, bakanlardan gelen talimatlar mı, başbakandan alınan direktifler mi? Gerçekten çözmek çok zor. Tabii “devlet sırrı” niteliği taşıdığı için iktidar da hangi sözlerin casusluğa girdiğini söyleyemiyor herhalde. Ne komik ülke durumuna düştük değil mi?

Trump’a karşı bir eylem planı önerisi / Akif Beki / Karar

Madem ki Trump’ın başının altından çıktı bu fitne...

Seleflerinin hep ötelediği bu adımı atma, Pandora’nın kutusunu açma cüretini madem ki o gösterdi...

Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmek gibi ahmakça emrivakileri oldu-bittiyle kabul ettiremeyeceğini henüz öğrenemedi, madem ki tam bir kaçık çıktı...

İçeride paçasını kurtarmak için dışarıda ateşle oynamaktan çekinmeyecek kadar gözünü para ve iktidar hırsı bürümüş madem ki...

Ve başkan kalmak için, gerekirse çatışma ve kutuplaşmaları kızıştırarak gözünü bile kırpmadan savaş çıkaracak kadar narsist bir muhteris...

Kendisini yakacak bir yangını daha büyük bir yangınla söndürmek için, icabında dünyayı düşünmeden ateşe atacak kadar menfaatperest bir megaloman...

Özetle; siyasi popülizm uğruna, hiç teklemeden yeri yerinden oynatıp kızılca kıyametler kopartacak kadar gözünü karartmış kifayetsiz, hatta patolojik bir egoist madem ki Trump...

O halde adını doğru koyalım.

Cehaleti giderilecek, dünyanın bozulmayacak dengeleriyle kaşınmayacak sinir uçları hakkında ders verilecek, kaçırdığı akıl başına devşirilecek, kaybettiği şuur kafasına vura vura buldurulacak...

Yani yeri ve haddi bildirilerek bu marazi bencilliği tedavi edilecek vaka,  bu hastalıklı küstahlığının bedeli ödettirilecek kişi de sayın Trump hadsizinin bizzat kendisidir.

Görev ise bölgenin şevketli lider devletlerine düşmektedir. Öne geçip Trump’a dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek bir güç birliğinin başını onlar çekmeli.

Tetiklediği öfke ve infiali öyle organize bir tepkiye, öyle kararlı bir karşı koyuşa dönüştürmeliler ki neye uğradığını şaşırsın. Kıvılcımlarını çakıp da neyi tutuşturduğu taş düşer gibi dank etsin kalın kafasına.

Kudüs, ABD ve İsrail! / Güngör Mengi / Vatan

Kudüs, Müslüman alemi için bu kararın kabul edilemeyeceği bir öneme sahip.

Trump’ın kararının İslam ülkelerinde ne gibi karşı kararlara yol açacağı, dünya genelinde “Trump’ın açıklamasına nasıl bir tepki ortaya çıkacağı” henüz bilinmiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “İsrail’le diplomatik ilişkilerimizin kesilebileceğini” söylemişti. Kararı veren Trump olduğuna göre ABD ile diplomatik ilişkilerimiz de kesilecek mi?

Mavi Marmara olayında büyükelçimiz İsrail’den geri çağrılmıştı ama gerginliğe rağmen diplomatik ve ticari ilişkiler kesilmemişti, tekrar büyükelçi göndermemizin üzerinden kısa bir zaman geçti.

Bu kez durum daha ciddi, tüm ilişkilerin bitmesi söz konusu. İsrail’le yürütülen önemli ticari projeler de var, bütün ilişkilerin kesilmesi Türkiye için nasıl bir siyasi ve ticari sonuç doğuracak, ilk öne atılan ülke olmadan önce bunların iyi düşünülmesi gerekiyor.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş