Medya Arkası (17.01.2018)

Medya Arkası (17.01.2018)
Köşe yazarlarının gündeminde Afrin operasyonu vardı. İşte günün öne çıkan yazıları:

AKP mucizesinin sırrı tam da bu / Mehmet Tezkan / Milliyet

AKP’nin siyaseten en iyi yaptığı iş ne sorusuna net ve kesin bir cevap var..

15 yıl boyunca muhalefetteymiş gibi davranmak..

İktidarlarının ilk yıllarında muhalefet edecekleri çok mesele vardı..

Geçmiş dönemi kötülersin..

Faturayı bir önceki iktidara kesersin..

Kurumları eleştirirsin..

Onlarla mücadele edersin..

Zaten öyle yaptılar.. Hedeflerine koymadıkları kurum kalmadı.. YÖK’ten HSYK’ ya.. Anayasa Mahkemesi’nden Yargıtay’a.. Askeri vesayetten bürokratik oligarşiye kadar..

Birçoğunda haklıydılar.. 

Neyse!. Konumuz bu değil..

---

15 yıl az buz zaman değil.. Yıllar içinde muhalefet edecek kurum kalmadı ama AKP iktidardayken muhalefetteymiş gibi davranmayı sürdürdü..

En somut örneği Milli Eğitim’de yaşandı..

Göreve gelen bakan bir önceki bakanın yaptığını eleştirdi, değiştirdi.. Değiştirirken kendinden önceki bakan sanki başka partidenmiş gibi davrandı..

---

Aynı durumu şimdi belediyelerde yaşıyoruz.. Ankara’nın yeni başkanı geçen gün CNN Türk’e çıktı..

Öyle sözler söyledi ki..

Zannedersin ki; Ankara’nın anahtarını daha dün almışlar..

Zannedersin ki; Ankara’yı bu hale muhalefet partisi getirdi..

Zannedersin ki; Ankara’nın bir önceki başkanı AKP’li değildi..

Zannedersin ki; Ankara’yı 1994 yılından beri kendileri yönetmiyor..

---

Yeni başkan 24 yılı yok saydı ve başladı verip veriştirmeye..

Dedi ki..

- Rant hesaplı yapılaşmaya izin vermeyeceğiz..

- 20-30 katlı emsal almışlar. Bunlar öldü artık. Allah rahmet eylesin, izin vermeyeceğiz..

- Çukurambar’da yoğun otopark problemi ve trafik sorunu var. Çok yüksek binalar var. Ne olacak? Yavaş yavaş oradaki ofisler boşalacak. Milli servet heder olacak.

- İşin esası şu, 10 yumurtalık sepete 20 yumurta koyarsan, diğer 10 yumurta da kırılır.

- Gaziosmanpaşa da aynı durumda..

---

Ankara’yı bu duruma kim getirdi? Rant uğruna o koca binaları kim dikti? 10 yumurtalık sepete 20 yumurtayı kim koydu?

Kendileri!.

Ama AKP’nin mucizesi burada.. Kendi yaptığına bile muhalefet ederek oy topluyor..

İstanbul için de benzer durum var..

Kente ihanet edildi diyorlar? Eden kim? 24 yıldır İstanbul’u kim yönetiyor?

Densizlik işe yaradı / Fatih Altaylı / Habertürk

TBMM’nin önünde bir vatandaş kendini yakmaya kalkışmış.

En abuk siyasi tepkiyi de anamuhalefet partisinin genel başkanı KemalKılıçdaroğlu vermiş.

“Git kendini Saray’ın önünde yak, ne buraya geliyorsun” diyerek.

Kendince, “Türkiye’de olan bitenin sorumlusu Meclis değil, Cumhurbaşkanı’dır” demek istemiş.

Vatandaşa ayıp olduğu kadar Meclis’e de ayıp.

Bugün de, yarın da Türkiye’de olan bitenin sorumlusu Meclis’tir.

Vatandaşın kendini Meclis’in önünde yakmaya kalkışması da vatandaşın Meclis’e verdiği önemin, Meclis’e gösterdiği saygının işaretidir.

Üstelik yürütme bugün fiili, 2019’dan itibaren hukuki olarak Cumhurbaşkanlığı’nda olacaksa bile, sonuç olarak cumhurbaşkanı adayını da TBMM belirleyeceği için, vatandaş gözünde sorumludur.

Meclis’i önemsizleştirmek, başkanlık sistemine karşı parlamenter sistemi savunan Kılıçdaroğlu için doğru bir tavır değildir.

Vatandaşa yönelik çıkışıyla ilgili olarak ise zaten Kılıçdaroğlu’na yapılmayan eleştiri kalmadı.

Benim üzerine söyleyecek tek sözüm yok. Her şey söylendi.

Ne var ki, ben yine de Kemal Kılıçdaroğlu’na “teşekkür” ederim.

Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kabalığı” olmasaydı, bir vatandaşın TBMM önünde kendini yakmaya kalkıştığından haberimiz olmayacaktı.

Onun cümlesi üzerine, bu olayı haber yapmaya değer bulmayan anlı şanlı televizyoncular bile Kılıçdaroğlu’nu vatandaşa yönelik tavrı yüzünden eleştiren yazıları tefrika haline getirdiler de, bizim de birinin kendini yakmaya kalkıştığından haberimiz oldu.

Bir densizlik, en azından bir işe yaradı.

Kanal İstanbul / Yılmaz Özdil / Sözcü

Büyük ve hassas hesaplamalar neticesinde yedi sene sonra açıklanan güzergaha göre, Karadeniz'i Marmara Denizi'ne bağlayacak iyi mi.

Arada irtibat yoktu çünkü!

Asrın müteahhitlerimizi ve toplam 50 milyar dolarlık maliyeti torunlarına bile ödetecek olan asrın ahalimizi tebrik ederim.

Hayırlısıyla bir de Bursa'dan İzmir'e kanal açıp, Marmara Denizi'yle Ege Denizi'ni birbirine bağladık mıydı, tamamdır bu iş yani.

Hainler Afrin’de hendek savaşına hazırlanıyor / Saygı Öztürk / Sözcü

Afrin için gözler bugünkü MGK'ya çevrilmişken, PKK hain planlar peşinde. Sur, Cizre ve Nusaybin'de sivillerin arasına saklanıp ‘hendek savaşı' yürüten teröristler, aynı yöntemi Afrin'e taşıyor. Hendekler kazılıyor. Evler arasında tüneller hazırlanıyor. Suriye sınırımızda büyük hareketlilik var. Askerimiz sınırda. Bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı YPG de sınırımızın karşısında. Türkiye'nin, Suriye topraklarını girmesi için büyük tahrikler var. Böylece, ülkemiz kendisini bir savaşın içinde bulacak. Geçen yıl, ABD'nin desteğiyle PKK ordusu kurulmaya başlandığını yazdığımızda bunu yadırgayanlar, hatta “amma atmışlar” diyenler olmuştu. Sadece gerçeğin peşinde olduğumuz için yazdıklarımızı fotoğraflarla belgelemiştik. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve diğer yetkililer artık sınırımızda bir PKK-YPG ordusu bulunduğunu açıklıyor. ABD, 30 bin YPG ve PKK'lıdan kara gücü oluşturuyor. Onları silahlandırdı, eğitti ve bu günlere hazırladı.

Afrin operasyonu neden şart? / Serpil Çevikcan / Milliyet

7. yılına giren Suriye iç savaşında herkesin hesabı farklı.

ABD’den başlayalım...

İşe “Esad’ı devireceğim” diye başladı, sonra bütün gerekçesini DAEŞ’i yok etmeye kurdu.

An itibarıyla PKK’nın Suriye kolu PYD’ye Kürt devleti kurdurmaya çalışıyor.

Ne Suriye’nin toprak bütünlüğü ne ölen on binlerce insan ne de yurdundan olan milyonlarca Suriyeli umurunda.

Varsa yoksa ABD’nin çıkarları, İsrail’in güvenliği, enerji kaynaklarının hakimiyeti.

Esad’a tam destek veren Rusya ise Akdeniz’e açıldığı üslerini korumak, Suriye’nin batısını ABD’ye kaptırmamak hedefinde.

İran, Irak’ın parçalanmasından sonra kurduğu Şii egemenliği modelini, Suriye’de sürdürerek Şii Hilali projesini tahkim etme peşinde.

Türkiye’nin durumu ise bambaşka.

Ne Suriye’nin toprağında gözü var ne de pastadan pay kapma gayreti.

Suriye’deki her çalkantıdan doğrudan etkilenen Türkiye açısından Suriye’de olan biten her şeyin özeti bir güvenlik ve beka sorunu.

Bu büyük sorunla mücadelede kendisini stratejik ortak olarak konumlandıranlara artık sırtını dönemeyecek kadar hayal kırıklığına uğratılmış bir ülke.

Türkiye, Başkan’ı “YPG’ye artık silah yardımı yapmayacağız” güvencesi verdikten saatler sonra YPG’ye yeni silahlar gönderen ve YPG’den ordu kuracağını açıklayan ABD’nin yarattığı büyük güven sorununu da yaşıyor.

“Ateşle oynuyor!” / Ümit Zileli / Korkusuz

ABD, Suriye’yi yeniden kanlı bir savaşın içine yuvarlayacak fitili ateşledi ve getirip Türkiye’nin önüne attı!..
Üstelik bu kez müttefik suretinde değil, düpedüz düşman olarak!.. Sözde “sınırda devriye güçleri” kurulmasına öncülük ediyormuş havasında tepeden tırnağa silahlı, ağır silahları da bulunan 30 bin kişilik bir ordu sözünü ettiği… Peki kimlerden oluşacak bu ordu?
-Ağırlıklı olarak PYD güçlerinden tabii!..
Yani PKK’dan!.. Bu durum Türkiye’yi, Rusya’yı, İran’ı ve tabii Esad rejimini ayağa kaldırdı… Ancak sınır boyunda yani burnunun dibinde ve de Amerikan desteğinde böylesine bir gücün tehdidi altında yaşamak, düpedüz Türkiye’nin yaşamsal çıkarlarını ilgilendirdiği için, ABD’nin bu kararının öncelikle Türkiye’yi hedef aldığı da tüm açıklığı ile ortada!..
ABD, bu karara karşı Türkiye’nin tüm gücüyle ayağa kalkacağını, bunu engellemeye yönelik her türlü önleme başvuracağını bilmez mi?.. Nitekim öyle de oldu; Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 bin kişilik sınır ordusu için aynen şöyle dedi:
-Daha doğmadan boğarız!..
Rusya’nın “neler oluyor?” tarzında çıkışı da Türkiye’nin elini biraz olsun rahatlattı denebilir. Ancak yanıt ABD yerine İngiltere’nin en ünlü gazetelerinden The Times’tan geldi; Üstelik ağır bir tehdit havasında:
-Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de ateşle oynuyor!..

“ABD ile karşı karşıya kalırsın!” Muhafazakar kimlikli, ABD taraftarı gazete, “akıl vermeye” soyunan üslubu ile Türkiye’ye NATO üyesi olduğunu hatırlatarak şöyle seslendi:
-Türkiye bir NATO üyesi olarak Ortadoğu’daki amaçlarını gerçekleştirmek istiyorsa müttefiklerinin güvenini tazelemesi daha çok başarı getirecektir. Sözünü ettiği operasyonu gerçekleştirdiği takdirde ise iki müttefik olan Türkiye ve ABD karşı karşıya gelecektir!..
Nasıl tehdit ama! Aslında bir elinde “güven tazele” yani... 

Elde kalan tek seçenek / Mustafa Karaalioğlu / Karar

Türkiye’nin Suriye ile 911 kilometrelik sınır hattı var ve bunun 700 kilometreyi aşkın bölümü PYD/YPG’nin kontrolü altındadır. Operasyonu an meselesi olan Afrin bu hattın 140 kilometre kadarlık bölümünü oluşturmaktadır.

PYD, geçen dört yıllık süre zarfında Kürt nüfusun nispeten yoğun olduğu sınır bölgesinde IŞİD’le mücadele sürecinde hızlı bir ilerlemeyle bu geniş alanı elde etmeyi başardı. Dramatik olan ise, 2012’den itibaren sınır bölgelerinde Esad’ın hakimiyetinin Türkiye’nin muhaliflerle birlikte yürüttüğü operasyonlar sayesinde kırılmış olmasıdır. Sadece birkaç ay içinde rejime ait kontrol noktaları art arda dağıtılmış ve Esad bölgeden uzaklaştırılmıştı. O bölgeler elde tutulamadı ve YPG tarafından birer birer ele geçirildi. Şimdi de kanton modeliyle yönetilmektedir.

***

Dramatik olan tek şey bu değildir. Beraberinde PYD/YPG zoraki nüfus hareketleriyle bölgenin Kürtleşmesi için de zorlayıcı hamleler yapmıştır. Bütün bu süreç, ABD’nin ileri düzeyde silah desteği ve Rusya’nın ustalıklı himayesiyle mümkün olabilmiştir. Sadece ABD ve Rusya’nın desteği mi? Değil…

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş