Medya Arkası (22.11.2016)

Medya Arkası (22.11.2016)
Köşe yazarlarının bugünkü gündeminde tecavüzle ilgili önerge vardı.

AKP usulü demokrasi / Mehmet Tezkan / Milliyet

İçeriğini konuştuk.. Tecavüzcüye af çıkarılmasının savunulacak tarafı yok..

40 yaşındaki, 50 yaşındaki adam tecavüz ettiği çocukla evlenirse hapisten çıkacak..

İşin kötüsü.. Tecavüze uğrayan kız tecavüzcüsüyle evlendirilirse; bir kez daha tecavüze uğrayacak..

Ömür boyu tecavüze uğrayacak.. Daha da ötesi.. Tecavüze uğramadığını, rızasıyla yatağa girdiğini kabul etmiş olacak..  Acısı katlanacak..

İçerik bu..

Gelelim şekil kısmına..

Altı AKP milletvekili torba yasa görüşülürken önergeyi gece yarısı Meclis’e getirdi.. Bacak arası golü denedi..

Olmadı.. Yasanın nihai görüşmesi bugüne kaldı.. Top direkten dönünce ortalık ayağa kalktı.. 

Bunun üzerine..

Başbakan, partisinin yöneticilerine muhalefetle görüşün talimatı verdi.. İktidar partisi muhalefetin kapısını çaldı..

Adalet Bakanı kadın dernekleri başkanlarıyla toplantı yaptı.. Kadın derneklerinin görüşünü aldı..

Başbakan dün partisinin kadın milletvekilleriyle dört saat görüştü..

Sorun kamuoyuna mal oldu..

Hukukçular görüş bildirdi.. Sakıncaları dile getirdi.. 

Televizyonlarda cinsel istismar veya tecavüz meselesi konuşuldu, tartışıldı..

Seyir defteri bu..

Ama tam tersi olması gerekirdi..

Hakikaten Türkiye’nin kanayan yarasıysa.. Hakikaten mağdurlar varsa.. Yapılması gereken şuydu..

İktidar partisi muhalefetle temas kurup çıkarmak istediği affı gerekçesiyle anlatmalıydı..

İlgili bakanlar kadın dernekleriyle toplantılar yapıp onların da görüşlerini almalıydı..

Bağımsız hukukçular devreye sokulmalıydı.. Mesele tartışmaya açılıp kamuoyuna mal edilmeliydi...

Tüm bunlar olduktan sonra..

Toplumsal mutabakat doğrultusunda yasa değişikliği TBMM Adalet Komisyonu’na getirilmeli, orada bir kez daha tartışılmalıydı..

Komisyon son şeklini verdikten sonra Genel Kurul’a indirilmeli..

Orada son kez tartışıldıktan sonra oylamaya geçilmeliydi..

Gerçek demokrasilerde işleyiş budur..

AKP usulü demokrasilerde tam tersi oluyor.. Gizli, kapaklı, AKP’li vekillerden bile saklı önergelerle iş bitirilmek isteniyor..

Meselenin bu boyutunu ıskalamayalım..

***
Tecavüzü kabul edenler etmeyenler… / Bekir Coşkun / Sözcü

Adalet Bakanı “Küçüğün rızası” falan dedi ama küçük kızın ablaları bugün TBMM'nin önünde olacaklar…

Oylama var çünkü:

“Kabul edenler, etmeyenler…”

Cumhurbaşkanı bile FETÖ işinde “aldatıldık” diyor…

Dünyanın en açıkgöz cumhurbaşkanını bile aldatabilenlerin olduğu memlekette, küçük kızın “rızasını” siz hesaplayın…

Sahte doktor kan görüp bayılınca yakalandı… Sahte yüzbaşı yanlış selam verince tutuklandı… İhraç edilen kapı contaları don lastiği çıktı… Park yerinde durduğu halde sallanan okul aracı fuhuş yuvası basıldı… Kıymalarda eşek eti… Arısız bal yaptılar…

Cumhurbaşkanı “Aldatıldık” diyor…

Küçük kızı düşünün…

Bereket küçük kızın ablaları var…

O sokaktaki kadınlara iyi bakın…

Yargıçlar emir alırken, savcılar sessizleşirken, medya patronları kulun olurken, paşalar birbirlerini satarken,

o kadınlar hep dimdik durdular…

Meydanlarda her zaman onlar vardı…

Yine tokalarını takıp koştular küçük kızın yanına…

Kopyala-yapıştır yaptım, devletin istatistik kurumu rakamlarıdır:

“2002'den bu yana 18 yaşın altında 440 bin kız çocuğu, doğum yaparak ‘anne' oldu.

15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak ‘anne' olan çocuk sayısı 15 bin 937.

Çocuk istismarı davaları son 10 yılda üçe katlandı, 483 bin çocuk evlendirildi.”

Yani söyledikleri gibi hapisteki 4 bin erkek için af falan değil yaşamı hapishane olan 440 bin kız

çocuğunun meselesidir bu…

***
AKP’li kadınlar... / Melih Aşık / Milliyet

Gerek Başbakan gerekse Adalet Bakanı’na göre tecavüz ettiği çocukla evlenmesi halinde tecavüzcüyü hapisten kurtaran yasa önerisi son derece masum bir öneri... Bir kere tecavüzcüye af getirmiyor(muş)... İkincisi sadece geçmişe uygulanacak ve topu topu 3 - 4 bin kişiyi kapsıyor(muş.) Muhalefetin ve kadın örgütlerinin isyan etmesinin sebebi tamamen siyasi istismar(mış).

Öneri bu kadar masum! ama her nedense gece yarısı, aniden verilen bir önergeyle Meclis’ten geçirilmek isteniyor. Her nedense! normal yasa yapma prosedürü izlenmiyor, enine boyuna konuşulup tartışılması istenmiyor.

Her nedense! oylama yapılırken AKP’li kadın milletvekillerinin tamamının başı önde... Her biri o sırada başka bir şeyle meşgulmüş gibi yapıp ne “kabul” ne de “ret” yönünde oy kullanmıyorlar... Sanki işlenmekte olan büyük bir ayıba ortak olmak istemiyor gibiler.

Yapılmak istenen değişiklik bu kadar masum! ama her nedense AKP’de pek yaşanmayan bir olay yaşanıyor... Başbakan dün AKP’li kadın milletvekilleriyle bir araya geldi, konuyla ilgili görüş ve önerilerini aldı. Oysa böyle bir şey ilk başta akıllarına bile gelmemişti. Başka yasalarda böyle bir uygulamaya başvurulmamıştı.

Bu durumda artık yapılması gereken tek şey öneriyi bir şekilde geriye alıp bu ayıptan hemen dönmek. Ancak dün akşam itibarıyla AKP öneride ısrarlı görünüyordu.

***
Aklın yolu bir: Bu önergeyi geri çekin / İbrahim Kiras / Karar

AK Parti iktidarının vaktiyle kendi kaldırdığı sakıncalı bir uygulamayı şimdi yeniden kendi elleriyle hayata geçirmeye kalkışması anlamsız. En başta AK Parti’nin kendi adının bu günkü tartışmalarda çocuk istismarı ve tecavüz kavramlarıyla birlikte anılmasına yol açması olacak şey değil.

Diğer yandan, bir gece yarısı aniden Meclis’e getirilen önergenin savunulması sadedinde dile getirilen gerekçeler de çok zayıf. Öncelikle meselenin “erken evlilik”lerle ilgili olduğunu, bu konuda üç bin ailenin mağdur durumda olduğunu söylüyorlar. Anadolu’nun geleneksel çevrelerinde kız çocuklarının 18 yaşından önce evlendirilmesinin yaygın olduğunu belirtiyorlar. Bu savunma hiç ikna edici görünmüyor. Erken evliliklerin tecavüz sonucu zoraki yapılan evliliklerden nasıl ayırt edilebileceği meselesi bir yana, bildiğim kadarıyla 16-17 yaşındaki çocukların ailelerinin izni ve mahkeme onayıyla evlenmeleri mümkün olabiliyor zaten.

Demek ki problem aslında erken evlilikten bile çıkıp çok erken evliliklere, yani 15 yaş altı kız çocuklarını ilgilendiren bir boyuta doğru gidiyor. Öyle olmasa dahi bugünün toplumsal düzeninde 18 yaşından önce evlenmenin teşvik edilmesi de saçma. Günümüzde okumaya ve meslek edinmeye yönlendirmeye çalıştığımız kız çocuklarımız 18 yaşında ancak liseyi bitirmiş oluyorlar. Dolayısıyla devletin üzerine düşen görev nüfusun yarısını oluşturan kadınların toplumsal eşitliğini sağlayabilmek için kız çocuklarının okuyup meslek edinmelerinin yolunu açmak olmalı. Bu yolu kapatacak engeller çıkarmak değil.

İkincisi, toplumsal gelişme diye bir realite var. Tarım toplumunun ihtiyaçları uyarınca kadınların evde oturup mümkün olduğunca fazla sayıda çocuk yetiştirmesi geçmişte normaldi. Bugünün Türkiye’sinde, tekrar söylüyorum, hedef kız çocuklarını okutmak ve meslek sahibi yapmak. Zaten kadın-erkek eşitliğini sağlamanın başka yolu da yok.

***
AKP’nin tecavüz umudu geri tepti / Emin Çölaşan / Sözcü

Sevgili okuyucularım, başımızda ülke gündemini değiştirme konusunda gerçekten “Usta” olan ve bu işi çok iyi bilen bir iktidar var.

Başları ne zaman sıkışsa bir vücut çalımıyla gündemi değiştirmeye, dikkatleri başka konulara çekmeyi başarıyorlar!

Şimdi bir süredir taciz, tecavüz, çocuk gelin konularını piyasaya sürdüler.

Ekonomi batmış, iflaslar birbirini izliyor, işsizlik yüzde 11'e dayanmış, dolar 3.40'a ulaşmış, dikkatleri başka konuya çekmeleri gerekiyordu.

İşte o zaman taciz, tecavüz, çocuk gelin olayına sarıldılar ki ekonomi rezaleti hiç değilse bir süre gündemden düşüp gitsin.

Bu amaçla çok çarpıcı bir konu bulmaları gerekiyordu ve tecavüzcülere af olayını icat ettiler…

Niyetleri ahlaksızları korumak, 12 yaşındaki kız çocuklarına bile evlenme kapılarını açtırmak…

Ve bu tasarıya her kesimden yükselen tepkiler çok büyük olunca bir karar almak zorunda kaldılar:

“Muhalefet partilerine danışalım da bunu biraz değiştirelim!..”

Oysa bunu hiç yapmazlardı!

Kararı her zaman tek başlarına alıp yasa tasarılarını Meclis'ten kendi oylarıyla aynen geçirirlerdi.

Ancak bu kez ortada insanlarımıza ve özellikle çocuklara karşı sergilenen büyük bir saygısızlık var.

Her kesimden yükselen tepkilerin bu kadar büyük olacağını düşünemediler ve muhalefetin kapısına gidip rica minnet uzlaşma yolları aramaya başladılar.

İktidarın bu yaptığı topluma, ırzına geçilen küçük çocuklara ve genç kızlara karşı yapılan çok büyük bir haksızlık ve saygısızlıktır…

Ve dikkat ediniz, bunlar kendilerini “Muhafazakâr, ahlaktan yana parti” olarak tanımlar!

Bundan sonra neler olacağını bu hafta hep birlikte göreceğiz.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş