Medya Arkası (24.04.2016)

Medya Arkası (24.04.2016)
Köşe yazarlarının bugünkü gündeminde referandum sonuçları ve MHP seçmeninin sandıktaki tavrı yer aldı. İşte günün öne çıkan yazıları:

MHP’li muhaliflerin yol haritası / Tunca Bengin / Milliyet

MHP'li muhaliflerin yol haritası Referandum öncesinde olduğu gibi sonrasında da en çok konuşulan, tartışılan ve de eleştirilen parti MHP... Hem yeni sisteme yaktığı yeşil ışık hem de partisinin oylarındaki düşüş nedeniyle. Gerçi Bahçeli bunları kabullenmiyor, hatta eleştirenlere öfkeleniyor ama matematik biliminin en eski ve en temel dalı aritmetik (toplama, çıkarma, çarpma, bölme, üs alma, kök alma) tam tersini söylüyor. Dolayısıyla da herkes Bahçeli ile parti içi muhalifler ve onlar lehine gelişen taban desteği arasında yaşanan, hatta karakolluk olan "kurultay" kavgasının ikinci raundunu konuşuyor. Bu noktada en çok merak edilen yeni parti arayışları. Çünkü her ne kadar biri hala partide, diğerleri ihraç edilen 4 genel başkan adayı da "henüz değil" dese de nabız yokladıkları da bir gerçek... Özetle MHP cephesinde bugün itibariyle yanıt aranan soru şu: Şimdilik düşünce ve istikşafi görüşme aşamasındaki parti içi hesaplaşma aynı minderde mi olacak yoksa başka mecraya mı kayacak? Kayarsa da nasıl olacak? Dün bu durumu bir zamanlar Bahçeli'nin en yakınındaki bir muhalifle konuştum. Şu anda üç maddeli bir takvimden söz ederek şunları anlattı: Bir kere muhalefetin lehine bir karar çıkacağını düşünmemekle beraber her halükarda yapılan ama Genel Merkez tarafından geçersiz sayıldığı için mahkemeye taşman kurultayın durumunun netleşmesi lazım. 20 Haziran'da mahkeme karar verecek. Tabii verirse çünkü hukukta eşi benzeri olmamış bir uygulamayla iki seferdir karar erteliyor. 20 Haziran'da vereceğini ilan etmişti yine ertelemezse o beklenecek, ikinci adımda referandumun neticelerinin her ne kadar YSK itirazları reddetse de AGİT sürecinin ortaya çıkması. Yani şu anda yeni parti söz konusu değil. Zaten bir partileşme olacaksa da bu Ahmet, Mehmet istifa etti partileşme geliyor diyerek olmaz. Bu çok ciddi bir istişare ile bir araya gelişlerle olur. Türkiye'nin bir çok bölgesinde en azından peş peşe yayılacak, belli bir zaman diliminde tabii ki toplantıların neticesinde çıkan kurucular kuruluyla olur. Sadece MHP'lilerden kopacaklarla bir parti olmaz artık. Oluşumun içinde herkesin olması gerekir. Yoksa dağ fare doğurur." Özetle; her ne kadar bu gelişmeler ve öngörüler Bahçeli'yi kızdırsa da önümüzdeki dönem AKP'nin meşhur sloganı MHP'nin teşkilatlarında da sık sık yinelenecek gibi: Durmak yok, tartışmaya devam...

2017’den 2019’a giderken yol haritası olasılıkları / M. Arif Demirer / Anayurt

Bahçeli karşıtlarına mesaj: "MHP'yi bırakın, ne yaparsa yapsın. Nasıl olsa Bahçeli'ye boyun eğerek intihar etti. Sizler,ya bugün % l'in bile altında sürünen ama hala daha örgütü var olan Demokrat Parti'de örgütlenin ya da benzer bir yeni parti kurarak Merkez Sağ oylarını AKP'den uzaklaştırmaya çalışın. Hedefiniz, MHP'nin 7 Haziran 2015 oyu olmalı: % 16."

Çamura yatmanın lüzmu yok / Sevilay Yılman / Habertürk

Bir seri yapacağımı belirtmiştim yani! İlkyazımda Güneydoğu halkının HDP'ye attığı okkalı tokadı, ikinci yazımda da MHP'nin "Evet"e katkısının reel oyunun altında olduğunu konu ettim. Devamına imkân kalmadı maalesef, çünkü günlerdir başka bir konu üzerinden taciz altındayım. Hem de öyle böyle değil. Efendim... Ben nasıl olur da çıkan sonucu gerçek bir sonuç gibi kabul edip utanmadan üzerinden analizler döşeniyormuşum. Nasıl bir körmüşüm, yandaşmışım, ahmakmışım ki "Evet"in % 51.4 olduğunu sorgusuz sualsiz sineye çekmişim.

Cumhurbaşkanı kimi alkışladı,  Başbakan dedesiyle ilgili ne anlattı / Abdülkadir Selvi / Hürriyet

Dün Meclis'te 23 Nisan özel oturumu değil, 16 Nisan hesaplaşması yapıldı. Aynı zamanda da önümüzdeki dönemde nasıl bir Meclis olacağının ipuçlarını verdi. Cumhurbaşkanı ve komutanlar konuşmaları dikkatli bir şekilde izlediler. Bu arada HDP'liler kürsüye çıkınca Cumhurbaşkanı ve komutanlar, terk edecek mi diye dikkat ettik. Sonuna kadar beklediler. Demokrasi açısından bu tür görüntülere ihtiyacımız var. Son konuşmacı Bahçeli ydi. Cumhurbaşkanı, diğer liderler kürsüye gelirken alkışlamamıştı ama Bahçeli'yi alkışladı. MHP Lideri de konuşmasına başlamadan Cumhurbaşkanı'nı başıyla selamladı. Referandum bitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan. Bahçeli ye, "Sen yoluna ben yoluma" demedi. Belli ki MHP ile yakınlaşmayı önümüzdeki dönemde de sürdürmekte kararlı. 23 Nisan özel oturumu bitti.

Cumhurbaşkanı partisinin başına dönmeli / Nuri Elibol / Türkiye
AK Parti şehirlerdeki eğitimli genç nüfusla daha sıkı bir iletişime geçmeli ve onları kazanmanın yollarını bulmalıdır. Kolaycılığa kaçıp, yahut dışarıdan telkinlere kapılıp yerel yönetimleri, teşkilatları ya da MHP seçmenini suçlamasın kimse. 16 Nisan sonrası MHP'ye çok ihtiyaç olacak. AK Parti ve MHP ittifakına zarar vermekten kaçınmalı herkes. ? ?? 'Hayır cephesi arkasına aldığı Avrupa desteği ile insafsızca saldırırken islamcı-trol-liberal-hain gibi tartışmalar çok yanlış ve yersizdir. Bu tartışmaların millete, ülkeye, AK Parti hareketine ve ümmet-millet davasına hiç mi hiç faydası yoktur. Yeni sistemde herkese ihtiyaç var. Yeni sistem herkesle uzlaşmayı gerektiriyor.

Destekli MC iyi bir fikir değil  / Oktay Gönensin / Vatan

 Parti referandum için öncelikle MHP'ye, Devlet Bahçeli'ye A. A. borç olduğunu düşünüyor. MHP'ye bu borcu ödemenin bir yolu seçim barajını yüzde 10'dan 5'e düşürmektir. Yüzde 7 değil, çünkü garanti oran yüzde 5'tir. Seçim barajının yüzde 5'e düşmesiyle HDP de Meclis'e girmeyi garanti edeceği için bu karar Ak Parti için kolay değildir. Ak Parti'nin borcunu ödemesinin bir başka yolu da MHP'lilere hükümette birkaç bakanlık verilmesidir. Ak Parti'nin daha çok bu fikre yattığı anlaşılmaktadır. Hatta Büyük Birlik Partisi'ni de cumhurbaşkanı seçiminde sağlama almak için bu partiye de, muhtemelen genel başkanma bir bakanlık verilmesi fikri dolaşmaktadır. Bu yeni hükümetin adı da Milliyetçi Cephe veya Milliyetçi Muhafazakar Cephe olur ki bu ismin hatırlattığı iyi bir şey yoktur. Süleyman Demirel'in 1980 darbesi öncesi kurduğu Milliyetçi Cephe hükümetleri o dönemde kutuplaşmayı derinleştirmiş, ülkenin iç savaş ortamına yaklaşmasına katkıda bulunmuş bir icraat olmuştur. Bunu genç kuşak pek bilmese de herhalde Ak Parti'de ve Cumhurbaşkanının danışmanları arasında bilenler vardır. Yaklaşık iki yıl ömrü olacak bir hükümette 3 MHP'li, 1 BBP'li bakanın olması kuşkusuz 2019'daki cumhurbaşkanı seçiminde Ak Parti adayına ciddi bir fayda sağlayabilir.

 

Yeni Türkiye’den çok umutluyum / Muhammed Akaydın / Yeni Birlik
Milliyetçi değerlere sahip MHP ile ittifak kuruyoruz fakat Doğu ve Güneydoğudaki Kürt vatandaşlardan oy alıyoruz. İlginç değil mi? Kanaatimce dini hassasiyetlere sahip Kürtlerin terör örgütü PKK ile hiçbir alışverişi olmaz. Kürtlerin temsilcisi olarak biz bu insanları görmeliyiz. Bu insanlara sahip çıkmalıyız. Cumhurbaşkanının 16 Nisan gecesi HÜDAPAR'a teşekkür etmesini çok önemli buluyorum. Bunun devamını getirmeliyiz. AK Parti, kendi döneminde zenginleşen insanlardan oy alamıyor. Bunun da irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Yeni zenginlerin talepleri değişti. Bu talepleri iyi okumamız lazım. Sitelere tıktığımız/tıkılan insanlar başka bir dil konuşmaya başladı. Bu dilin de iyi araştırılması gerekiyor.

Referandum ve partilerin durumu  / Süleyman Seyfi Öğün / Yeni Şafak

Ama bundan daha mühimi, AK Parti MHP dayanışmasının kâğıt üzerinde %60'lar mertebesinde iken, referandumda %9 civârınÖa bir fire vermiş olmasıdır. Bu kaybın nereden kaynaklandığı bence en kritik noktadır. Eğer bu kayıp MHP'den kaynaklandıysa, hâl-i hazırdaki MHP elitlerinin tahmin edilenden çok daha ciddî bir sorun yaşadığını söylemek mümkündür. Bu, MHP'nin "Evet" çağrısına, tabanının sâdece %1'lik bir destek verdiği manâsına gelir. Doğrusu ben bunun pek de öyle olmadığını düşünüyorum. Bu, çok abartılı bir değerlendirme olacaktır. Varsayımımızı mâkûl ve hakkaniyetli bir tahminde bulunabilecek şekilde revize edelim ve bir ortalama alalım. MHP'nin "Evet" çağrısına MHP'nin genel seçimlerde aldığı oranın "yarısı" uymuş olsun. Bu da aşağı yukarı %5 yapar ki, AK Parti'nin %49.5'u ile toplandığı zaman (%49.5+%5) yine %54.9'a isâbet eder ve %51.4'ün üstünde kalır. Eğer AK Parti'nin oy oranını sabit varsaymaya devâm edersek, MHP'den gelmiş olan desteğin MHP tabanının sâdece 1/3'üne denk geldiği gibi bir tablo çıkar karşımıza. Ben bu ihtimâlin de geçerli olduğundan emin olamadığımı söylemeliyim. Eğer; "MHP %10 üzerinden blok olarak desteğini verdi; kayıplar AK Parti'den geldi" diyenler varsa bu değerlendirmenin de hiç mâkûl görünmediğini vurgulamalıyım. Bu. AK Parti'nin aşağı yukarı 7 Hazîran Seçimlerindeki sınıra düştüğünü gösterir.

Referandum sürecinde ekilen zehirli tohumlar / Akın Aydın / Yeni Mesaj

Bu süreçte her iki cepheden de olmak üzere aklımda kalanların bir kaçını aktarayım. Süreç başladığında hayır, cephesi anında belirginleşti. Evet, cephesi ise netleşmedi. BBP'nin önce hayır, tercihi yapıp 24 saat içerisinde

Evet'e dönmesi ilginçti! MHP'nin ilginçlikleri zaten hiç bitmedi. Özellikle MHP'li muhalif vekillere yapılan sözlü ve fiili saldırılar da hep bahsedilen parti içi demokrasi kavramının kofti olduğunu gösterdi. Ey Almanya! Ey Hollanda! Ey Avrupa... çıkışları zaten hep yapılıyor. Aile Bakanı'nın Avrupa macerası da çok ilginçti. 'İçecek su bile vermediler... Çay ikram ettiler ama kabul etmedim...' Saadet Partisi'nin, Erbakan'ı anma programına CHP liderini davet etmesi, CHP liderinin konuşma yapması. Halk TV'nin, Erbakan'ı anma gecesini canlı yayınlaması da ilginçti! Hürriyet gazetesinin aynen 2004'te 'genç subaylar rahatsız' başlığıyla yayınladığı yazı gibi bu süreçte de 'karargah rahatsız' başlığıyla haber yapması ve bu haberler ile kime hizmet ettiğini, bu mantığın toplum nazarında kime rant kazandırdığını, bu haberler ile toplumu kime yönlendirdiğini muallak bırakması ve kimsenin de sorgulamaması çok ilginçti!

 


 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.