Medya Arkası (26.04.2017)

Medya Arkası (26.04.2017)
Köşe yazarların bugünkü gündeminde MHP seçmenlerinin referandumdaki tavrı ve AKPM'nin Türkiye kararı var. İşte günün öne çıkan yazıları:

MHP kabineyi girmeyi tartışacak / Önder Yılmaz / Milliyet

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kabul edildiği 16 Nisan referandumu sonrasında, Ak Parti'nin olağanüstü kongresini mayısta gerçekleştirmesi beklenirken MHP'de, "olasılık" hesapları yapılıyor. Erken seçimi istemeyen MHP, "öncelik uyum yasaları olmalı" diyor.

Kabineye girme talebi olmayan MHP, Ak Parti'den böyle bir talep gelmesi halinde ise değerlendirmeye alacak. Ankara kulisleri, Ak Parti ve MHP'deki kongre süreçlerini konuşuyor. MHP, kılpayı kazanılmış bir referandum sonrasında erken seçime gidilmesine soğuk bakıyor.

Ak Parti'nin de oy nisaplarını dikkate aldığında erken seçime gitmeyi göze alamayacağını düşünen MHP, böyle bir kararın hem Ak Parti'nin hem Türkiye'nin geleceğini tehlikeye atmak anlamı taşıyacağına inanıyor.

Kongre öne alınabilir MHP'nin erken seçim ihtimaline bağlı olarak 2018'deki kurultayı Kasım 2017'ye çekebileceği öne sürülüyor. Bahçeli, hâlâ, "kongre tarihimiz 18 Mart 2018'dir" düşüncesinde.

Ancak siyasi gelişmelerin kongreyi öne çekme zarureti doğurabileceği de parti içinde konuşuluyor. MHP'nin ajandasında öncelik uyum düzenlemeleri.  

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önceki akşam topladığı Başkanlık Divanı'nda uyum yasalarına odaklanacaklarını belirterek, buna ilişkin komisyonların kurulması talimatını verdi. Açık kapı bırakılmıştı MHP lideri Bahçeli, referandum öncesi "Cumhurbaşkanı Yardımcılığı" teklifinin gelmesi halinde kabul etmeyeceğini net bir ifadeyle açıklarken, 2019'a kadar sürecek Ak Parti kabinesinde MHP'li bakanların bulunmasına yönelik kapıyı açık bırakmıştı.

MHP'de, "Bizim kabineye girme talebimiz yok. Pazarlık görüntüsü verecek hiçbir şeyin içinde olmayız. Ama Ak Parti'den böyle bir teklif gelirse değerlendirebiliriz" yorumları yapılıyor. Bazı bakanlıkların MHP'ye verilmesi halinde Türkiye'nin sorunlarını koordinasyon içinde çözmesinin kolaylaşabileceğim değerlendiriliyor. Kabinede MHP'lilerin olmasının toplumda umut ve bir sinerji yaratacağı konuşulurken, MHP tabanında da moral ve motivasyonu sağlayacağı ifade ediliyor. MHP, 2019 sürecinde belirleyici parti olacağına inanıyor.

Referandumun en ilginç paradoksu / Sedat Ergin / Hürriyet

Her halükârda AK Parti iktidarı açısından bu seçimin en yaman çelişkisi güneydoğuda aldıkları sonuçta karşısına çıkıyor. AK Parti, bütün hesapların milliyetçi oylan yanına çekeceği hesabıyla MHP ile ittifak yaparak yola koyulmuş. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu çerçevede milliyetçi tonlann kuvvetli olduğu bir söyleme yönelmişti. Gelgeldim bu stratejinin milliyetçi oylan AK Parti'nin yanına çekmekte büyük bir başarı sağlamadığı referandum sandıklarında ortaya çıktı. Anadolu'nun milliyetçi coğrafyasında olmayan Kürt nüfusun yaşadığı bölgede olmuştur. Milliyetçi oylar hedeflenirken Kürt oylarından gelen bu sınırlı destek 16 Nisan referandumun en çarpıcı ironisidir herhalde.

MHP’de muhalefete ve CHP’ye sert, AKP’ye gülücükler/ Osman Arolat / Dünya
MHP'de yönetiminden muhalefete, CHP'ye sert, AK Parti'ye gülücükler" yazımın başlığına aldım. Mart 2018 kurultayıyla ilgili ilçe kongrelerinin referandum öncesi başladığını öğrendim. Muhaliflerin partiden kopmamak için direndiklerini, ama 20 Haziran'daki davada sonuç alamazlarsa yeni parti kuruluşunun söz konusu olabileceğiyle ilgili yorumlar dinledim. Muhaliflerin iş birliği arayışlarını sürdürdüklerini öğrendim. Parti genel merkezinin toparlamak için İç Anadolu ve sahil kentlerinde farklı bir söylem içinde olduğu, sokaktati MHP'lilerin düşüncele Osman Aralat osman.arolatfSdunya.com rinin genel merkezden farklı olduğuna ait bilgiler aldım. MHP'den iki bölgeye iki farklı söylem: Muhalifler partideki dağınıklığı sonlandırmak için genel merkezin Orta Anadolu'da Bahçeli'nin 'Hükümette yer almayacağız' açıklamalarına karşın, 'Hükümete bakan verip iktidar ortağı olacağız' propagandasını sürdürürken, Ege ve Akdeniz'de 'Cumhuriyet'in savunucusu biziz' söylemini sürdürüyorlar. 'İktidarın yanlışlarının karşısında olacağız' diyerek genel merkezin iki farklı söylemle parti tabanını toparlamaya çalıştığını öne sürüyorlar. MHP merkezindekiler ise 'İktidarın yanlışları karşısında biz varız. Geçmişteki tavrımız bunun referansıdır.

Muharebeden uzak, muharebeyle muhasebe / Ahmet Ziya Temel /Harbi

Hayırlar, İstanbul ve Ankara gibi illerde evetin önüne geçince, hayırın kimlerin teveccühü olduğu tartışmalara odağı oldu. Özellikle MHP'ye sempati duyan, seküler ve laik hayat tarzını benimsemiş kent elitlerinin, oyları hayır etrafında birleştirdiği iddia edildi. Bu biçim değerlendirmeler doğruluk pastasından epey dilim kapabilir. Ki, Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Ak Parti iktidarına karşı olan kemikleşmiş bir güruh daha ilk günden mevcut. Her yeni güne biraz daha bilenerek uyanıyorlar. Kent hayatının hızlı dünyasından renk çalma çabasında olan bireyler önyargılannı da yanlarına çekip, özgür alanlarında aldıkları nefesin bir festival estetiğinde geçmesi gerektiğinden dem vurarak, dar alanda paylaşmaktan duyduktan kaygıyı etraflarıyla paylaşıyorlar.

AİHM / Yılmaz Özdil / Sözcü

Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu mu hiç? Başvurdu. Hapis cezasına çarptırılmıştı, adil yargılama yapılmadı dedi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. * Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa'ya haçlı ittifakı diyorsun, hem de memleketi haçlılara şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı. * Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bir defa daha başvurdu mu? Bir defa daha başvurdu. Mahkumiyetine ilişkin sicil kaydı silinmişti ama, Yargıtay bu kararı yok sayıyordu, hukukum çiğnendi dedi, yürütmeyi durdurma kararı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. * Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa'ya gavur toprakları diyorsun, hem de memleketi gavur topraklarına şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı. * Asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne üçüncü defa başvurdu mu? Üçüncü defa da başvurdu. Hem de YSK'ya karşı başvurdu. Siyasi yasak getirilmişti, seçme seçilme hakkı elinden alınmıştı, Yüksek Seçim Kurulu kararının haksız, yanlış ve hukuksuz olduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. * Hiç kimse çıkıp “eyy asrın liderimiz, hem Avrupa'ya nazi diyorsun, hem de memleketi nazilere şikayet ediyorsun” dedi mi? Demedi. Anayasal hakkıydı, hakkını kullandı.

AKPM kararından sonra ne olur, ne olmalı? / Mustafa Karaalioğlu/ Karar

AKPM malum, AB’nin bir organı değildir ama şimdi bu tablonun üzerine alınan karar Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri onarmaktan çok, yeni hasarlar yaratacak ve iki taraf arasındaki mesafeyi daha çok açacak bir girişimdir. Masadaki belge, müzakerelerin başladığı günden beri devam eden süreci bozma eğiliminin yeni ve güçlü bir hamlesidir.

AKPM kararı, Avrupa’nın Türkiye’yi daha disiplinli bir üyelik müzakeresine yönlendirme niyetinden çok, sürecin dışına itme iradesini yansıtıyor. Bu yönüyle de kesinlikle tek yanlı ve hakkaniyetsiz bir bakış içeriyor.

Ver coşkuyu /Soner Yalçın /Sözcü

Çaldığında, kurucu Osman Bey den itibaren bir dönem, -Selçuklu hükümdarlanna hürmeten- Osmanlı padişahlarının ayağa kalktığı mehter'in, televizyonda eğlence aracına dönüştürülmesini çoğu kimse gülümseyerek izliyor. Ayıptır... Nasıl susulur? Dünyanın en eski askeri birimidir, mehter! Genelkurmay Başkanlığı mehteri şöyle tanıtır: Mehter, bağımsızlıktır... Mehter, hakimiyettir... Mehter, azamettir... Mehter, bir and, bir dua, bir niyaz, bir alkıştır... Mehter, Türk ulusunun kıtalara yayılmış sesidir... Böylesine görkemli bir tarihi sembol, bugün tv ekranlannda ayaklar altına alınıyor. "Ver coşkuyu" diye adeta alay ediliyor. Demek... Fatih Sultan Mehmet kanunu gereği, yatsıdan ve sabah namazından sonra çalınıp, dua edilen mehter, şov malzemesi yapılacak öyle mi? Ve sizler! AKP-MHP'li arkadaşlar susacaksınız öyle mi? Tarihimize bu kadar mı yabancılaştınldmız? Tarihi bilmiyor Mehter, dünya askeri müzik tarihinin başlangıcıdır.

Ne yapmalı? /Özgür Mumcu / Cumhuriyet

Memleketimiz referandumdan “evet” cephesinin iddialarının tam aksine, güçlenerek değil zayıflayarak çıkmıştır. Seneler boyunca Gülen cemaatiyle ortak düşmana karşı mücadele amacıyla kurulan koalisyon, devlet kurumlarının çürümesiyle sonuçlandı. Bu çürüme 15 Temmuz’a giden yolu açtı. Darbe girişimi sonrası kurulan OHAL düzeni ise darbecilerle mücadeleyle sınırlı kalmadı. Denetimsiz bir “tek adam” rejiminin fiilen kurulmasına araç oldu.

Referandum eşitsiz şartlarda gerçekleşti demek bir iyimserlik. Referandum yakın siyasi tarihte görülmemiş bir baskının ve tek taraflı propagandanın etkisinde yapıldı. Kanunun açık hükmüne rağmen “mühürsüz oyların geçerli” sayılmasıyla birlikte kurumların çöküşüne hukuk devletinin sonunun gelmesi de eklendi.

Cemaatin devlete sızmasında başrol oynayan siyasetçiler hesap vermedi. Devlet kurumlarının ve hukuk devletinin çöküşünden sorumlu olan siyasi kadrolar bırakalım hesap vermeyi yarattıkları anayasa dışı fiili durumu, mühürsüz seçim eliyle bir anayasasızlığa dönüştürdü.


Batı standardında demokrasi! / Güngör Mengi / Vatan

“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” Avrupa Konseyi’nin en önemli belgelerinden biri ve Konsey bu demokratik ilkelere bağlılığı denetliyor.

Bu sözleşmeye göre ülkelerdeki sorunları inceleyip karar veren AİHM yine tüm Avrupa için ve tabii Türkiye için son derece önemli yüksek yargı mercii…

Kısacası, “Batı standartlarında bir demokrasiye geçiş” için, “hukukun üstünlüğünün korunması ve bütün bunların denetimi için” Avrupa Konseyi kararları son derece önemli bir güvence, bir sigorta.

Bizde yetkililer daha AKPM kararını beklemeden ve 2004 yılındaki kararı unutarak “Avrupa’nın Türkiye karşıtlığı yaptığını” sıkça tekrarladılar.

Oysa siyasette özeleştiri de gereklidir.

Referandum öncesinde hükümetin Almanya ve Hollanda ile “kampanya konuşması yapma” konusundaki çekişmeleri, gazeteci tutuklamaları, diğer tutuklamalarda suçlu ile suçsuzun karışması, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale gelmesi ve sonunda YSK’nın referandumdaki “kanuna aykırı kararı” tepkileri arttırdı.

 

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş