Medya Arkası (31.10.2016)

Medya Arkası (31.10.2016)
Köşe yazarlarının bugünkü gündeminde Devlet Bahçeli, Başkanlık Sistemi, Cumhuriyet Bayramı, Vatanım Sensin dizisi ve Fenerbahçe-Kardemir Karabükspor karşılaşması vardı.

Bahçeli’nin Jübilesi! / Rahmi Turan / Sözcü

Devlet adamlığı yaklaşımını önemli görüyorum.

Devlet Bahçeli'ye şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Kim dedi bunları?

Cumhurbaşkanı Erdoğan...

Neden böyle söyledi?

Devlet Bahçeli’nin, Başkanlık Sistemi’ni destekleyen sürpriz çıkışı için...

Bu destek, Erdoğan'a çok arzu ettiği başkanlık folunun kapılarını açıyor.

Erdoğan, memnuniyet duygularını açıklarken az bile söylüyor.

Aslında Bahçeli’nin bir de heykelini dikmeli!

Millet, Bahçeli'ye muhalefet yapsın diye oy verdi, o ise iktidarın payandası oldu.

AKP ne zaman sıkışsa Devlet Bahçeli hızır gibi yetişti, iktidarı büyük sıkıntılardan kurtardı. Bahçeli Bey aynı çabaları kendi partisi için gösterseydi MHP bugün küme düşme sınırında olmaz, başa güreşen güçlü bir parti olurdu.

Devlet Bahçeli'nin yeni bir genel seçimde kazanması mümkün görülmüyor.

Bu nedenle o da siyasi jübilesini, Türkiye ye "Başkanlık Sistemi" getirerek yapıyor.

Tarih onu nasıl yazacak, gelecek kuşaklar ondan nasıl söz edecek, bunu sanırım söylememize hiç gerek yok!

***
Tercih Amerikan tipi / Okay Gönensin / Vatan

AK Parti, anayasa ve başkanlık sistemi çalışmasını tamamladı. Tümü açıklanmadı, sadece Amerikan tipi başkanlık sisteminin tercih edildiği açıklandı.

Amerika Birleşik Devletleri, kuruluşundan bu yana başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Anayasası da vatandaş haklarının en titiz şekilde güvence altına alındığı ve ilk gününden beri geçerli olan anayasa.

Amerikan sisteminin temeli yerel yönetimlerin, eyaletlerin önemli hak ve yetkileri olmasına dayanıyor. Seçimle gelen yerel yöneticilerin belli yasama yetkileri de var.

Merkez yönetimde başbakan bulunmuyor, başkan hem devletin hem hükümetin başı. Gücünü ve gücünün sınırlarını belirleyen de aslında iki meclisli parlamenter yapı.

Partili başkan her önemli kararını uygulayabilmek için hem Temsilciler Meclisinin hem Senatonun desteğini almak zorunda. Bildiğimiz anlamda bir parti disiplini olmadığı için hem diğer partinin hem de kendi partisinin parlamenter ve senatörlerini ikna etmek zorunda.

Başkanın istediği yönde oy kullanmayan parlamenter veya senatörün partiden ihraç edilmezi duyulmuş, görülmüş değil.

Amerikan tipi başkanlığın temel unsurlarını özetledik, ama bunlardan hangilerinin anayasa teklifinde bulunacağını bilmiyoruz.

***
Bunun adı, ordunun başına çuval geçirilmesidir / Can Ataklı / Sözcü

ANALİZ

Gün Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı gün.

Hakkari'nin Çukurca ilçesinden acı haber geliyor.

Teröriste karşı amansız bir savaş veren Mehmetçik yine hain bir pusuya düşürülüyor.

Üç yiğidimiz ne yazık ki şehit düşüyor.

Aynı saatlerde Ankara'da büyük tören var. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devletin en tepesi Anıtkabir'de buluşmuş, Cumhuriyet'i kuran Yüce Önder Atatürk'e şükranlarını sunuyor.

Her Cumhuriyet Bayramı'nda olduğu gibi üst düzey komutanlar da Anıtkabir yolunda.

Ama tören alanına girecekleri sırada, astsubaylardan oluşan bir heyet önlerini kesiyor. Orgeneralinden itibaren bütün komutanların üstü aranıyor.

Tıpkı bir AVM'ye girer gibi komutanların üstü önce dedektörle tarandıktan sonra eğer bir sinyal verilirse bu kez kollar yana kaldırılıp elle üst araması yapılıyor.

Neden? Çünkü ola ki bazı paşaların üzerinde silah vardır.

Elinde silah, pusuya düşürülen Mehmetçik Çukurca'da şehit olurken, bol yıldızlı paşalar silah aramasından geçiriliyor.

Bunun adı “Türk Ordusu'nun başına çuval geçirilmesidir” başka izahı yok çünkü.

Diyorlar ki “Bu ordu daha üç ay önce darbeye kalkıştı, uçaklardan, helikopterlerden, tanklardan ateş açıldı, elbette güvenlik alınacak.”

Yok canım.

Adı üstünde, bu “Silahlı Kuvvetler” değil mi?

Resmi bir törene “muhtemelen” zaten silahla gelmek doğru değildir, ama üst araması yapmak orduyu rencide etmekten başka bir amaç taşımaz.

***
Amerikan Başkanlık sistemi ve Türkiye / Yaman Törüner / Milliyet

Önümüz-deki 8 Kasım’da Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Başkan seçilecek. Bizde ise, “Başkanlık Sistemi”ne geçiş tartışmaları başladı. Bizde uygulanacak sistemin, Amerikan Sistemi’ne yakın olacağı anlaşılıyor. Ancak, Amerikan Sistemi’nin “Kuvvetler Ayrılığı” ve “Görev Süreleri” gibi temel prensiplerine ne kadar uyum sağlanacağı bilinmiyor.

ABD’de, Başkan’ın, Senato’nun ve Temsilciler Meclisi’nin seçim dönemleri, farklı. Bize getirilmek istenilen sistemde, Cumhurbaşkanı ve Meclis’in aynı süreyle seçilmesi öngörülüyor. Bu haliyle, bize getirilmek istenilen sistemin, “Partili Başkanlık” sistemi olacağı anlaşılıyor.

Seçim süreleri...

ABD’de, tüm seçimler, sonu çift biten yıllarda, kasım ayında ve ikinci Pazartesi’yi takip eden Salı günü yapılıyor. Gerek Başkan, gerekse Senato ve Temsilciler Meclisi’nin bir araya gelmesiyle oluşan Kongre, seçim tarihlerini değiştiremiyor. Yani, “erken-geç seçim” uygulaması yok.

ABD’de Başkanlar dört yıl, Senatörler altı yıl ve Temsilciler Meclisi üyeleri ikişer yıl görev yapıyorlar. ABD Başkanları, bir dönem daha (toplam sekiz yıl) seçilebiliyor. Ancak, bir Başkan’ın yerine gelmiş Başkan Yardımcısı, iki yıldan az süre görev yapmışsa, azami toplam on yıla kadar Başkanlık yapabiliyor. 

Başkan yardımcılığı...

ABD’de şimdiye kadar, dokuz Başkan Yardımcısı, Başkanlık görevini üstlendi. Bunlardan dördü, Başkan’ın normal yollarla ölümü; dördü, Başkan’ın suikast düzenlenmesi sonucu ölmesi ve biri, mevcut Başkan’ın istifası, nedeniyle görev aldı. ABD’de Başkan Yardımcılarının seçimi ve yetkileri de Anayasa’da düzenlenmiş vaziyette. Ülkemize getirilmek istenen sistemde, “Cumhurbaşkanı Yardımcılığı” statüsünün yer alıp almayacağı bilinmiyor. 

***
Tarihi dizi yapmak / Sinan Koloğlu / Milliyet

‘Vatanım Sensin’de, ilk bölüm 35 oyuncu yer aldı. dizi ekibi 300 kişiye ulaşıyordu. Tarihe ait dizileri çekmeyi, ‘hak eden’ ülkelerin başında geliyoruz ama çekemiyoruz. Büyük paralar harcamak, çok çalışmak gerekiyor ve ön yargıları kırabilmek...

Yunanlı zabit, kahraman yapıldı diye ortalık yıkıldı mesela. Dizi karakteri tanımlaması bu. Adam bizim düşmanımız olabilir. Öyle olması zeki, hırslı ve acımasız bir komutan olmasını engeller mi? Hele Yunan askeri üniformasıyla Cevdet’in İzmir işgalinde kürsüden söyledikleri, “Bıyığı terlediği günden beri Osmanlı için savaşan ben, bugün diyorum ki hasta adam can çekişmiyor. Hasta adam öldü. Çünkü bana, aileme, size ve ona güvenen herkese ihanet etmiş bir devlet ölmüştür” dediği an ev ahalisi, 
“Vallahi bu diziyi kaldırırlar” dedi. Bizde tarihi dizi yapmak ve tarafsız olabilmek zor. 

Kostümler beğenildi

Kadro seçimi çok iyi. Hasibe (Celile Toyon Uysal), Hilal (Miray Daner), Yıldız (Pınar Deniz), Ali Kemal (Kubilay Aka), Eftelya (Şebnem Hassanisoughi), Leon (Boran Kuzum) hemen bir kalemde sayabileceklerim. Cevdet (Halit Ergenç) ve Azize’den (Bergüzar Korel) bir Dr. Jivago (Ömer Şerif), Julie Christie aşkı beklememek lazım. Kavuşmaları nasıl olacak peki? Ev ahalisinin beğendiği Tevfik (Onur Saylak) bakalım bu ikilin arasına nasıl girecek? Evdekiler özellikle kostümleri, seçilen mekanları ve aksesuarları çok beğendi. “Uydurukolmamış” dediler. 

Balkanlar’da göç gerçeği

Dizinin başında Selanik dönemi vardı. Hep ‘Rumlar gitti’ hikayesi anlatılır. Bir de oradan ‘göçe zorlanan Türkler’in yaşadığı trajedi vardır, bizim entelijansiya pek ilgilenmez! Dizi biraz dillendirdi. 
Daha uzun tutabilirdi. Nasıl olsa zaman boldu. Bu dizi tutar mı? Tarihin yapraklarından sıyrılıp, sadece kostümde ve mekanda kalıp, işi standart yerli dizi, aşk ve entrika haline dönüştürmeden bunu başarabilmesi mümkün mü? 

***
Fenerbahçe için... / Emre Bol / Fotomaç

Dick Advocaat'ın ligin en iyi kontra yapan takımına karşı sahaya kontratak taktiğiyle çıkması, dersini çok iyi çalıştığının göstergesiydi. Hollandalı teknik adam oyunu kendi yarı sahasında kabul edip önce Karabükspor'un hızlı forvet hattını durdurmayı planlamıştı.
Rakibin eksik kalmasıyla oyun üstünlüğü tamamen Fenerbahçe'nin eline geçti. Igor Tudor takımının eksik oynamasına rağmen 3'lü forveti bozmayı düşünmeyip her zamanki taktikle oynamaya çalışınca böylesine farklı bir skor ortaya çıktı. Eğer maç 11'e 11 tamamlansaydı konuşacak çok şey vardı aslında...
Mesela Aatıf tercihi...

Penaltı kararı ağır 

Sezon başında takımda istemediğin, Avrupa kadrosuna yazmadığın bir oyuncuyu belki de sezonun en önemli maçlarından birinde sahaya sürmek pek akıllıca değildi.
Gelelim çok tartışılan penaltı pozisyonuna...
Fırat Aydınus'un verdiği karar bence ağırdı. İki haftadır hakemlerin lehine yaptığı hatalarla maç kazanıyor Fenerbahçe...
Bence teknik heyetin üzerinde durması gereken başlıca konu bu olmalıdır. Takımın seviyesi halen ciddi maçları döve döve kazanacak duruma gelemedi. Önemli olan iyi oynayarak, "rakibe gücünü göstererek" maç kazanmaktır.

***
Güzel günlerin başlangıcı / Feyyaz Uçar / Fanatik

Kjaer ikili mücadelelerde başarılı. Kademe anlayışı kusursuza yakın. Frikiklerdeki başarısı da malum. Oyun kuruluşlarında sorumluluk alması bir diğer artısı. Lakin geriden bu kadar uzun topa ne gerek var? Pas yaparak rakip sahaya geçmek Fenerbahçe için daha makbul. Zira Lens ve Volkan Şen gibi iki top cambazı var. Volkan adam eksiltmede çoğu kanat oyuncusuna açık ara yapar. Lens topla iyi ilişkilerine duran toplardaki becerisini de eklemiş. Bu iki oyuncunun bu kadar az topla buluşması futbola günah. Ver topu ayaklarına sonra da seyret, bak neler olacak!

RvP’nin sınırı yok

Aatif, kendini kanıtlama çabasından vazgeçip topu ayağından erken çıkarsa oyun çok önce kopabilirdi. Onun yapabileceklerini zaten biliyoruz. Attığı golle üzerindeki baskıyı atması yeteneklerini ortaya koyması açısından çok önemli. Böylesine çeşitliliğe sahip bir kadronun sıralamadaki yeri üzücü. İkinci yarının başında topla rakip sahaya katetme arzusu Fenerbahçe’nin yapabileceklerini ortaya koydu. Özellikle sağ kanadın kullanımı skorun artmasındaki en büyük etken. Şener’in her bindirmesi bereketli. Çünkü Lens bu bindirmeleri göz ardı etmiyor. Basit bir ayak içi pas ile takım arkadaşlarını pozisyona sokabiliyor. Arkadaşlarına pozisyon hazırlamakta bir diğer usta da Van Persie. Attıklarının yanında attırdıkları da dikkat çekici. Yeter ki fizik kapasitesi yeterli olsun. Yapabileceklerinin sınırı yok.

 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş