Medya, holdinglerin işine geldiği kadar özgürdür

Altemur KILIÇ

Önceki akşam Çiğdem Anad, NTV’de Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök’e doğrudan soruyor, “İktidar bastırırsa, Bekir Coşkun’u feda eder misiniz?”
Özkök’ün yanıtı ve sonra da aynı konudaki yazısı, tam mutadı veçhile... Anad’a diyor ki: “Aydın Bey, 28 Şubat’ta askerlerin isteğine direndi... Bazı yazarlar işlerini korudular. Aynı dönemde siyasi iktidar da Uğur Dündar ve Emin Çölaşan’ın susturulmasını istiyordu. Ona da direndi. Hiçbir yazar işini kaybetmedi.”
Fakat Özkök bunları söyledikten sonra, iktidar daha fazla baskı yapar ve Holdingi mali bakımdan sarsarsa, Bekir Coşkun’un ve diğerlerinin feda edilebileceğini, imadan da öte ifade ediyor! Nitekim Özkök, iktidar bastırınca, Emin Çölaşan’ı “kapıya koymuştu”! 
Özkök şecaat arz ederken diyor ki; “Doğan Grubu, Türk basın tarihinin, belki de en ağır sindirme ve cezalandırma girişimiyle boğuşuyor... Başında 1 milyar liraya yakın bir ceza riski var... Türkiye’de böyle bir riski taşıyabilecek bırakın basın kuruluşunu, çok kârlı sanayi ve finans kuruluşu bile azdır...”
Durum böyle olunca, tabii ki insanlar da, ister istemez o soruyu soruyor:  “Uzlaşmak için taviz verir misiniz?”  Taviz deyince de ilk akla gelen şey, sembol isimler oluyor... Yani Başbakanın, miting meydanlarında öfkeli partizanların önüne attığı isimler... Mesela Bekir Coşkun!
Böylece soru da şekilleniyor; “Bekir Coşkun feda edilir mi?”  Geçmişte askere, sivile yazar feda etmeyen Aydın Doğan, şimdi sırtına yapıştırılmış 1 milyar liralık cezayla bunu yapar mı? Benim bildiğim Aydın Doğan yapmaz. Gücü yettiğince direnir... Bugün iktidarda, elindeki devlet imkânını, müesseseleri batırmak için kullanmaktan çekinmeyen bir yönetim var.
Bunu Başbakan mı emreder, yoksa Başbakan’ın seçim meydanındaki gazabını  “emir telakki eden” bir bürokrasi mi bilmem. Dolayısıyla “Aydın Doğan yapmaz”  demek, Türk basınını kurtarmıyor... Bu ülkede Doğan Grubu dışındaki gazete ve televizyonların böyle bir ayakta kalabilme gücü olduğunu sanmıyorum.
Bu uzun analizin özeti kısaca şu: İktidar bastırırsa Aydın Doğan’ın, “direnme gücü”  kalmaz; sonra da Bekir Coşkun’u, Özdemir İnce’yi, Yılmaz Özdil’i, Holdingin medyasındaki bütün cesur yazar ve programcıları da feda eder. Hatta Melih Âşık’ı, Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi’yi bile kendilerini kurtarmak için “safra” gibi atar... Ve hatta ve hatta Aydın Doğan, Holdingini kurtarmak için, fedakâr elemanı Ertuğrul Özkök’ü dahi feda eder, yerine fasıl arkadaşı Fehmi Koru’yu ve ekibini getirir!...
Özkök; “Medya mahallesinde şövalyelik yapma görevi” , sadece Aydın Doğan’a kaldıysa, “bunu da bir yere not etmek gerekir” diyor. Yani Aydın Doğan’ın “şövalyeliği”  bir yere kadar! Anad’ın “Sizi sinirlendiren, yazdıkları hoşunuza gitmeyen bir medya grubunun patronundan, bir yazarını işten atmasını ister misiniz?” sorusuna verdiği cevap da şu oldu; “Bu soruyu Aydın Bey’e değil, ülkenin Başbakan’ına, iktidar partisine sormak gerekir.”
Tabii ki medyada tek “şövalye” Aydın Doğan değil. Ancak bu ve Erdoğan’ın medyaya karşı tavrı, işin esasını değiştirmiyor. Özetle; “İş iştir” ama medya başkadır, demokrasinin işlemesi için zorunlu bir “iştir”... Ama medya Holdinglerin tekelinde oldukça, iktidarlar AKP gibi pervasız veya ılımlı olsalar da medya üzerinde baskı yapacaklar, cesur kalemlerin işten çıkarılmalarını sağlayacaklardır...
İşte açmaz, çelişki de burada; Holdinglerin “direnme gücü” ile “bağımsız medyanın gücü” arasında. Bu böyle kaldıkça, gerçek  “medya özgürlüğünden, direnme gücünden” söz edilemez! Medya, Doğan Gurubu, iktidara “direnme gücü” elverdiği kadar bağımsızdır! 

Bir fıkra
Teşbihte hata olmaz, aklıma bir fıkra geldi; Resmi bir yemekte Kraliçe’nin yanındaki zengin bir iş adamı “Para ile elde edilemeyecek kadın yoktur” der. Kraliçe kızar; “Peki, beni elde edebilir misiniz?” der... Adam; “Madam her şeyin, herkesin bir ücreti vardır” Kraliçe; “Mesela benim?” İş adamı “Mesela yüz milyar sterlin”. Kraliçe sorar; “Sizde bu kadar para var mı?” Adam cevap verir; “Haşmetmeap, işin prensibinde anlaştık, sıra pazarlığa geldi”!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş