Medya kavga alanı

Ergun KAFTANCI

03SAYFA

YAZARLAR

 

MAHKEME kararı olmadan bir kuruluş ya da kişi terörist diye işaret edilirse o kuruluş ya da kişiye terörist muamelesi yapılabilir mi?   

    Hukukun üstün olduğu demokratik bir ülkede kimse somut delil olmadan kişi ya da kuruluşlar hakkında böyle bir suçlama yapamaz.

    Diyorum ama yapan çıkıyor...

    Ekranda gördük, konu sert tartışmalara neden oldu, iki gazeteci kapıştı...

    ........................

    PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'nin terör örgütü olup olmadığı hâlâ tartışılıyor...

    Düşünceler ve beyanlar farklı...

    Mesela, PYD, Erdoğan'a göre terör örgütü, Obama'ya göre değil...

    İki devlet adamı örgütü farklı niteliyor...

    ........................

    Örgüt terör örgütü değil diyen Amerika, silah ve mühimmat vererek bu örgüte arka çıkıyor. Bu konuda o kadar ileri gidiyorlar ki IŞİD çetesine karşı operasyonlar yapan Amerikan askerleri, kollarına terör örgütünün simgesini yapıştırıyorlar. Bir kolda ABD bayrağı, bir kolda PYD simgesi...

    Tuhaf ve çirkin...

    .......................

    Konuya ilişkin tartışma, geçen akşam ekrana yansıdı. Ekrana getirdiği marazi tiplerle ve yayınlarıyla fenomen haline gelen kanalda, yeni yetme bir yandaş kalem, PYD'in terör çetesi olduğuna dair mahkeme kararı bulunduğunu iddia etti. Bunun üzerine demokrat, cumhuriyetçi ve edepli bir yazar "Doğruyu söylemiyorsun" diye çıkıştı...

    Yeni yetme kalem ne de küstahmış...

    Yalanını yüzüne vuran yazara "Terbiyesizlik etme" diye karşılık verdi.

    Ne olacak, edep fakiri herif!

    ......................

    Ekranı alevlendiren konu malûm, Tayyip Erdoğan Bey'in PYD'ye terör örgütü demesi.   

    Demokrat yazar yandaş kaleme, "Bu yargıya varmak için somut deliller olması lâzım, var mı" diye sordu, tabii sorduğuna da soracağına da pişman oldu...   

    Yandaş kalem, "Cumhurbaşkanı terör örgütü dediyse terör örgütüdür" diye diretti. Bu mantığa, programı sunan sakallı da katıldı ve aynı görüşü savundu, "Bunun için mahkeme ya da Bakanlar Kurulu kararı şart değil" diyerek tartışmaya tuz biber ekti...

     Medya maalesef bu hale getirildi değerli okurlar...

     Televizyonlar da gazeteler de anlamsız, mantıksız ve küstahlık dolu kavgaların alanı oldu!  

 

*

 

TRT haritasına dikkat

     TRT'nin yayınladığı Türkiye haritasını gördünüz mü?

     Trakya yoktu...

     O bölüm çizilmemiş, kurum tarafından herhalde Yunanistan'a bırakılmış...

     ........................

     Duymadım...

     Bu haritadan dolayı TRT hakkında idari ve hukuki işlem yapıldı mı onu da bilemiyorum....

     O kadar ada ve kayalığı Yunanistan'ın egemenliğine bırakmış bir ülkenin resmi yayıncı kurumu işte böyle olur; ülkenin bir bölümünü yok sayar...

    ........................

    Yuh yani...

    Verilen nasıl bir yayıncılık hizmetidir arkadaş...

    Bu haritayı hazırlayanlara, ekrana getirenlere ve herhangi bir işlem yapmayanlara yuh olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimden...

 

*

 

Madem öyleydi neden böyle

    İSRAİL bizim için önemli bir müttefik diyor Nihat Zeybekçi...

    Ekonomi bakanımız...

    Cumhurbaşkanı, başbakan ve AKP'liler de aynı görüşte mi, yani İsrail çok önemli bir müttefik mi...

    Öyleydi de neden ilişkimizi kötüye sardık, küstük, sırtımızı döndük ve Yahudi düşmanlığını tırmandırdık...

    ......................

    Aramızdaki ilişkiyi sağlam kazığa bağlasak dahi İsrail, nazarımızda tercih edilen bir müttefik olamayacak.

    Çünkü iktidar, karşı tarafla masaya oturmasına ve uzlaşmasına rağmen

-tepeden tırnağa- Yahudi aleyhtarlığı yapanlarla doludur ve bunların İsrail

karşıtlığından vazgeçmesi de beklenemez...

    Fanatizm ne kötü şey...

    Allah'tan diplomatlarımız o illetle kol kola değil... 

    .........................

    Türkiye'yi yönetenler İsrail hakkında atıp tutarken, bir gün "Önemli müttefik" demek zorunda kalınabileceğini dikkate almalıydı...

    Bugün, alay konusu olacak duruma düşmezdik...

 

*

 

Alışmışlar bir kere

    VAY sahtekârlar vay...

    Tatil yöresindeki yangını dünyaya "Askerler Kürt bölgesini ateşe verdi" diye duyurdular...

    .......................

    HDP, sahtekârlıktan vazgeçmiyor...

    Kumluca nere, Güneydoğu nere...

    Olimpos nere, Şırnak nere...

    Adrasan nere, Kürt bölgesi diye adlandırdıkları yerler nere...

    Şerefsizler, "Kürt köylerini ateşe verdiler" yalanını üstelik fotoğraflarla takviye etmeye kalkışmış...  

    HDP'nin ülkemize, devletimize ve milletimize beslediği düşmanlık giderek şekil değiştiriyor...

    Yeni şekil bu!

    ......................

    Suçlamayı resmi yollarla da yalanladık...

    HDP'nin her an benzer yalanlarla dünya kamuoyunu aleyhimize çevirmeye devam edeceğini göz ardı etmeyelim...

    Malûm, alışmış kudurmuştan beterdir!

 

*

 

DERKENAR

     TELSiZ konuşmalarına yansıdı; Kandil, perişan duruma düşen teröristlere her tarafı yakın talimatı veriyor. Tatil yörelerimizde başlayan yangınlar bir ihtimal teröristlerin işi olabilir. Yunan ordusu kaçarken bunlar gibi yakıp yıkmadı; PKK yenilgisinin intikamını tatil yörelerimizde yangın çıkarmakla almaya çalışıyor iddiası doğru olabilir... Müteyakkız olmalıyız.

 

*

 

BİR SÖZ

      ÇENENİ çalıştırmadan önce kafanı çalıştır...

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş