Mehmet Resulzade Beğ'i analım

A+A-
Sami YAVRUCUK

Tarihimizin ilk cumhuriyeti, Azerbaycan Türk Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanı Mehmet Emin Resulzade Beğ Azerbaycan’ın azatlığının korunmasını, gençliğine görev olarak vererek, elli dört yıl önce, 1954 yılı 6 Mart günü Ankara’da uçmağa varmıştı;  “-Ey gençlik! Senin uhdende büyük bir vazife var. Senden evvelki nesil yoktan bir bayrak, mukaddes bir ideal nemzi yarattı. Onu bir müşkülâtla yücelterek dedi ki; Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez! Elbetteki, sen onun ümidini kırmayacak, bugün parlamento binası üzerinden Azerilerin yanık yüreklerine inmiş bu bayrağı tekrar o bina üzerine dikecek ve bu yolda ya gazi veya şehit olacaksın”  demişti.
Mehmet Emin Resulzade Beğ, derli toplu ve her davranışı ile güven verici ciddi bir “devlet adamı” idi. 31 Ocak 1984’te Bakü’nün Novhanı ilçesinde dünyaya gelmişti. Öğretimini Bakü’de sürdürdü.
Azerbaycan Milli Musavat Partisi 1911 yılında Mehmet Emin Resulzade’nin liderliğinde kurulmuş, fakat Sovyet İhtilali’nden sonra, komünistlerin Ermeni çeteleriyle birlikte bütün ülkedeki katliam hareketleri, Kafkasya Komseri Ermeni Şaumyan’ın eline geçerek daha da artmış ve neticede, Nuri Paşa’nın komutasındaki Osmanlı Ordusu Bakü’ye girerek, katliamları önlemiş ve Ermeni çetelerini temizlemişti.
28 Mayıs 1918’de, Cumhuriyet rejimli ilk Türk Cumhuriyeti Azerbaycan Cumhuriyeti kurulmuş ve Mehmet Emin Resulzade de Devlet Başkanı olmuştu. 23 ay bağımsız bir devlet hayatı yaşayan cumhuriyet, 27 Nisan 1920’de Bolşevik Ruslar tarafından tekrar işgal edildi. Azerbaycan halkı tekrar katliama tabi tutuldu, sağ kalanların büyük kısmı da Sibirya’ya sürgün edildi.
Mehmet Emin Resulzade de, bir grup arkadaşı ile yurtdışına çıkarak milli mücadelelerine devam etti. Ankara ve İstanbul’da kültür çalışmalarını başlattı.
60 yıl önce Ankara’da faaliyete başlayan Azerbaycan Türk Kültür Derneği yıllık genel kurul toplantılarını, benim de Ankara Şubesi Başkanı olduğum Türk Milliyetçiler Derneği’mizin büyük salonunda yaptıklarından konuklarımız olurlardı.
Genel kurul toplantılarına, şeref konuğu olarak gelen Mehmet Emin Resulzade’yi, Rusya’dan uçakla kaçarak Türkiye’mize sığınan pilot Mehmet Altunbay’ı, Hasan Zeynaldı’yı ve Azerbaycan Türk Kültür Derneği ve Dergisi’ne ömür boyu hizmet veren rahmetli Ahmet Karaca’yı ve Fevzi Aküzüm kardeşlerimi bu vesile ile tanımıştım.
1989 yılında, Sovyetler Birliği’nin dağılmadığı, fakat yumuşadığı dönemde Can Azerbaycan’ın başşehri Bakü’ye girişlerine müsaade edilen Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın ilk uçağındaki 170 Türk milliyetçisinden birisi de ben oldum ve ömrümün en güzel mutlu dokuz gününü bu seyahatte yaşadım. Halk Cephesi Hareketi’nin, henüz rahat çalışamadığı Sovyetler’in hakim olduğu o günlerde rahmetli Elçibey’in davetine, büyük şair rahmetli Bahtiyar Vahabzade’nin arabasında sohbet ederek giderken, Mehmet Emin Resulzade’yi 1950’li yıllarda Ankara’daki toplantılarda yakinen gördüğümü övünerek bahsetmek durumunda olmuştum. İşte bu andan itibaren Bakü’de benim sıfatım artık, “Mehmet Emin Resulzade’yi gören gözler” oldu. Dostum her Bakü’lü artık her gence, beni göstererek, bu sıfatımı kullanır olmuştu.
Azerbaycan Türk Cumhuriyeti’nin ilk reisicumhuru Mehmet Emin Resulzade’nin, Ankara Cebeci Mezarlığı’ndaki yatırı iki-üç yıl önce, Azerbaycan Türk Kültür Derneği ve Anıtlar Genel Müdürlüğü’nün ortaklaşa gayretleriyle Anıt Mezar haline dönüştürülmüştü. Ben de o günlerde Ankara’mızda olduğumdan, o güzel törenleri izleme şansına ulaştım.
Tanrı Türk’ü Korusun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları