Mehmetçik ve paralı askerlik

Agah Oktay GÜNER

Son günlerde hükümetin, paralı askerliği 6 bin eurodan, bin euroya indirdiğini öğrendik. İçinde bulunduğumuz şartlarda paralı askerlik bütünüyle kaldırılmalıdır. Öncelikle şunu tespit etmeliyiz ki ülke üstü kapalı bir savaş yaşıyor. Adı terör... Koç gibi yiğitler düşmanın kurşun yağmuruna karşı dimdik yürürken, parası olan bin euro versin kenara çekilsin denir mi? Bu şehitlere  saygısızlık değil midir? Yiğit savaşçılara karşı bundan büyük hürmetsizlik düşünülebilir mi? Doğrusu "Bedelli askerlik bitti" demektir.

                İktidar bu kararı, PKK ile çatışmaların şiddetle devam ettiği en çetin  muharebe şartlarında almıştır. Koç gibi askerler, polisler, komutanlar şehit düşmektedir. Allah için, devlet, vatan, millet uğruna can verenlere şehit denilir. Şehitlik yüce kitabımızda, Peygamberimizin beyanlarında  en yüksek makamlardandır. Bu unvan Türk Milletinin temel değerleri arasına girmiş, sarsılmaz inancı olmuştur. Milletin; "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" kükreyişinin esrarı, sırrı buradadır.

                İslam dini savaşı meşru müdafaa çizgisine çekti.  Bunun istisnası "İla-i Kelimetullah" uğruna savaşlardı. Bu efsanevi kavram; Yaradanın emirlerini en yüksek derecede idrak etmek ve bu saadetten mahrum insan topluluklarına  gerekirse kılıç zoruyla  bu güzelliği yaşatmaktır.            Medeniyetimizin özü "Allah Sevgisi"ydi. Yaratılmışı yaratandan ötürü sevmek  yaratılıştaki birlik fikrini idrâkten geliyordu. Ölüm ikinci hayata geçişti. İnsanlarımız sadece dilleri ile değil, bütün azaları, akılları  ve gönülleri ile "Allah" diyordu. Ülkemize gelen seyyahlar farklı asırlarda Osmanlı coğrafyasına gelmiş insanlar hep aynı tespiti yapmıştır: Alışverişinizi Türklerden yapın, zamanla onların ne kadar dürüst ve kanaatkar olduklarını anlayacaksınız.

 

Ölüm korkusu bitince

                Her zerrede Yaradanı düşünen, gören insanlar  her halleriyle ahlaklı, sorumlu ve dürüsttüler. İşte toplumun kurumları tarih içinde kazandığı kimliği, (İslam=insan) anlayışıyla pekiştiriyor, satmayan ve satılmayan sağlam bir kul oluyordu. Ölüm ebedi hayata açılan kapıydı. Ölüm korkusu diye bu kavram böylece bitmiş oluyordu. Demek ki kahramanlık ölüm korkusunun bitmesi ile başlıyordu. Bu muhteşem bir iman idraki idi. Asırlar hep bu duyguyu besledi, büyüttü. Millet şuuru geliştikçe bu adsız kahraman, bu meçhul asker Mehmetçik oldu.

                 Bütün zaferlerimizin temel taşı, yüksek ahlakın ve kahramanlığın  yaşayan timsali Mehmetçiktir....1877 Osmanlı-Rus  Harbine  girmek için deli olmak  veya eçhel-i cühala kimliği kazanmak lâzım. 1877-78 Harbinin bütün bedelini Mehmetçik öder.

                I. Cihan Harbi'ne girişimiz bir akıl fukaralığı değil midir?  Yine yanlışları düzeltmek için can veren, kan döken Mehmetçiktir.  Örnekler çoğaltılabilir.

                Evet, bugün Güneydoğu'daki çatışmalar da askere kışladan çıkma, polise karakolda kal diyen zihniyetle beslendi. Şimdi bu fiili işgale son verip, vatan bütünlüğünü kurtarmak Mehmetçiğin işi olmuştur. Bu tablo karşısında   sadece susmak ve içimizden en az bin kere tövbe etmek gerekir.           Bir milletin kültür dünyası ve değerleri nice zorluklar aşılarak teşekkül eder. Siz dağ gibi şehitlik kavramını hangi maddi değer ile eş tutabilirsiniz? Ayrıca bu millet ordusuna  Peygamber Ocağı demiştir. Bu kutlu Ocağın temel değerlerini paraya çevirdiniz mi burası milli ordu değil lejyoner ordusu olur...

                Hiç bir makam, hiç bir mevki, hiç bir oy yüzdesi milletin öz değerlerini  (dil, tarih, din, coğrafya, örf ve adetler, musiki)yi hoyratça değerlendirme yetkisini hiç kimseye vermez. Gerçek  vatanseverler  milletlerine, O'nun değerlerine mutlak saygılıdır.             İktidar,  Milli Eğitim  ve kültür hayatımıza  vurduğu darbeleri görmeli  ve çıkmaz sokaktan geri dönmelidir. Aksi halde emperyalist devletlerin tükenmeyen  döneklikleri ile  milli çizgiye dönmek istediğinde dileriz bütün yivler yalama olmamıştır...

 

2 değerli vatan evladını

     Cumhuriyetin değerlerini devamlı törpülemek  sadece Kemalist cumhuriyeti güçlendiriyor. 2 değerli memleket evladını toprağa verdik. Mustafa KOÇ ve Kamer GENÇ'in  ailelerinin bu büyük acı karşısındaki sakin, soğukkanlı, asaletle yoğrulmuş sabrına  dikkat ediniz.  Cumhuriyet fazilet rejimidir. Bu değere sahip evlatlarının omuzlarında yücelir. KOÇ ve GENÇ  Ailelerine Başsağlığı diliyorum. Bu 2 yürekli vatansever insan yalnız yaşarken değil, ölümleriyle de büyük mesajlar verdi.  Kamer GENÇ bayrağa sarılı tabutuyla Tunceli'de doğduğu köyde toprağa verildi. Mustafa KOÇ  100 bin çalışanı ve ailelerinin duası, seymenlerin selamı, Osmanlı sancağıyla uğurlandı. Riyasız iman ve ibadet, insan, doğa ve vatan sevgisinin ışığında öbür aleme göçtü.          İktidar bu güzellikleri görmeli, bu gücün sırrına eğilmelidir. İnsanlarımızı kendisinin yarattığı şekilci kavramlara göre tasnif etmekten vazgeçmelidir. Para, rant her şey değildir. Hele öbür aleme göçerken hiç bir şey değildir.  Tarih bereketiyle  şekillenen değerlerimize saygılı olmalıyız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş