Memlekette neyi 'AK' bıraktınız Tayyip Bey?

İsrafil K.KUMBASAR

Öfkeyi bir ‘hitabet sanatı’ haline dönüştüren BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3 Haziran 2009 tarihinde partisine mensup belde belediye başkanları ile yaptığı toplantıda aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Partimizin kısaltılmış adı ‘AK Parti’dir, AKP değil. Oradaki AK, ‘temizliği’, aynı zamanda ‘adaleti’ ve ‘kalkınmayı’ ifade etmektedir. Herkes bunu böyle yazmaya mecburdur. Böyle yazmıyorsa, bu edebe, adaba sığmaz. Bu kadar açık ve ağır söylüyorum.”
Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’na ‘one minute’ diye çıkışarak ‘Dünya Lideri’ (!) ve ‘Davos Fatihi’ (!) olarak tarihe geçen son padişah 1’inci Recep Tayyip Erdoğan, şimdi de işi gücü bırakıp, ‘edep’ dersi vermeye kalkışıyor.
İlla da bize “AK diyeceksiniz” diye dayatıyor.
Siz ne kadar kendinize ‘AK’ derseniz deyin, önemli olan karşınızdakilerin sizi ‘hangi renk’ ile algıladıklarıdır.
‘AK’ sıfatını kullanabilmek için, önce o sıfata layık olmak gerekir.
Peki sizin nereniz ‘AK’ sayın Erdoğan?

* * *

Son iki yüzyıldır devam eden ‘deformasyon’ ve ‘dejenerasyon’ süreci, ‘AK’ Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte ‘kapkara çağına’ girmedi mi?
‘Din üzerinden’ siyaset yaparak oturduğunuz iktidar koltuklarında, ‘diyalog’ ve ‘hoşgörü’ adına ‘kâfirler’ ile kol kola girip, işinize gelmeyen ‘ayetlere’ yasak getirip, yoksulların ve garibanların sırtından kendi ‘çocuklarınızı’, ‘akrabalarınızı’ ve ‘yandaşlarınızı’ zengin etmiyor musunuz?
Milletin ekseriyeti ‘açlığın’ pençesinde ‘bir paket makarnaya’ ve ‘bir torba kömüre’ mahkum olurken, ‘tüyü bitmemiş yetim hakkına’ el uzatan, “yoksulları sevindireceğiz” diye milletin dişinden tırnağından biriktirip kendilerine emanet ettiği ‘sadakalara’ bile göz diken ‘AK’ Karunlar, ilk önce kendilerine yeni bir eş bulup, birkaç da ‘cariye’ tutmuyorlar mı?
Altlarına ‘son modelinden’  4X4 Jeep çekip, Beykoz’da villa, Bebek’te kat, Veliefendi’de at, Ölüdeniz’de ise yat almıyorlar mı?
‘Dünya turlarından’, ‘mücevherlerden’, ‘defilelerden’ ve ‘koleksiyonlardan’ arta kalan parayı, ‘en yüksek faizi’ veren bankaya yatırıp ‘sultanlara layık’ şatafatlı bir hayat sürmüyorlar mı?

* * *


‘Temizlik’, ‘adalet’ ve ‘kalkınma’ ile kastettiğiniz şeyler gerçekten nedir?
‘Temizlik’, ABD/AB/İsrail eksenindeki teslimiyetçi politikalara karşı çıkan herkesi ‘yalan’ ve ‘iftira’ ile tasfiye etmek midir?
‘Adalet’, devlet ihalelerini eş-dost arasında bölüştürüp, ‘dokunulmazlık’ zırhına bürünerek yargılanmaktan kaçmak mıdır?
‘Kalkınma’, memlekete ‘bir tek çivi’ dahi çakmadan, ‘faizden’ ve ‘rantiyeden’ geçinenlerin servetlerine servet katmak mıdır?
“Ali Dibo’ adı ile markalaşan yolsuzlukların kirletmiş olduğu imajın üzerini ‘AK’ kelimesi örtmeye yeter mi?
Siz hele haklarınızda açılmış olan davalardan bir ‘aklanın’ da gelin.
Partininizin ismi ‘KARA’ olsa da olur.
Ne diyordu Ozan Arif:
İşçi, memur, emekli, refaha mı erişti?
Yani siz geldiniz de, hangi hâller değişti?
Yine kazık yiyoruz, atan eller değişti,
Bir değişme masalı, bir de ak tutturdunuz
Bu millete karayı, ak diye yutturdunuz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş