Memurun hakkı yerde kalıyor...

Esfender KORKMAZ

4.5 milyon memur  2016 ve 2017 yılları için toplu sözleşme bekliyor. Hükümetin 2016 yılı için, 3+3  zam ve ayrıca  enflasyon farkı vermek şeklinde bir yaklaşım içinde olduğu anlaşılıyor.

1.3+3 zam demek, yılda ortalama aylık  yüzde 4.54 oranında artış demektir.  

2.Artı enflasyon, enflasyon farkının sonradan verilmesi demektir. Verilen bu fark ta bizzat enflasyon tarafından aşınmış fark demektir. Bu farkın ne kadar aşınmış olduğunu bir örnekle açıklamak gerekirse,  altı aylık enflasyon farkı, ortalama  olarak farkın  3 ay geç verilmesi demektir. Üç ay önce verilen bu farkla söz gelimi  1000 gr pirinç alınabilirdi. Üç ayda yüzde 3 enflasyon farkı olduysa, artık  970 gram pirinç alınabiliyor, demektir.

3.Milli gelirde reel  artışta, yani büyümede, üretim faktörlerinin her birinin ayrı ayrı payı vardır. Memur da büyümeye katkı yapıyor. Eğer enflasyon dışında memura büyümeden refah payı  verilmiyorsa, o zaman memurun hakkını yemiş oluyorsunuz. Gelir dağılımı bozulmuş oluyor. Bu nedenle memura yapılacak zam  oranı da, enflasyon artı büyüme oranı kadar olmalıdır.

4.Memurların  geçmiş yıllardaki hakkını bir tarafa bırakalım, 2016 yılı için yüzde  9 enflasyon artı yüzde 3 büyümeden pay olmak üzere toplam yüzde 12 zam yapılmalıdır. Yıllık ayda ortalama yüzde 12 zam demek, ilk altı ay yüzde 8, ikinci altı ayda yüzde 8 zam demektir. Yani memurun  hakkı, 2016  yılı için 8+8 zamdır

5.Büyümeden pay her yıl, faiz ve kar gibi, diğer üretim faktörlerine daha fazla gittiği için maaş ve  ücretlerin nispi anlamda milli gelirdeki payı düşüyor ve gelir dağılımı bozuluyor.

Memur 2016 yılı için  8 + 8 zam   alabilir mi? Alamaz Çünkü sendikası yoktur.

Yıllardır sürdürülen sendikaların dışlanması politikası meyvelerini verdi. Sendikaların bir kısmı sarı sendikaya dönüştü.

Son otuz senedir gelen  her hükümet hakim olacağı, kullanacağı  bir sendikacılık sistemi  istedi. 1980 sonrası ve küreselleşme sürecinde sendikalar bölündü. Sendikaların gücü azaldı. O kadar ki , her partinin  her ideolojinin bir sendikası oldu.

Memur Sendikaları da aynı şekilde parçalandı. İşçi sendikalarında 3 konfederasyon var, memur sendikalarında ise 8 konfederasyon ve  bunlara bağlı 54 sendika var. Hükümet  bu parçalanmışlığı kullanıyor.

1-086.jpg

Sonuç olarak  Enflasyon oyunlarıyla  memurun  ve işçinin reel geliri düşürüldü.

2014 sonunda Uluslararası Çalışma  Örgütü (İLO ) “küresel ücret raporu” nu açıklamıştı.  Rapora göre son yıllarda gelişmekte olan ülkeler içinde,  Rusya federasyonu  gibi bir kısım ülkede  emek gelirinin milli gelirdeki payı arttı,  Türkiye, Çin ve Meksika gibi bir kısım ülkede ise düştü.

Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi, Türkiye de maaş ve ücretlerin Milli Gelir içindeki payı, 2001 yılında yüzde 7.1 iken, 2014 yılında yüzde 4.8’e geriledi.

2-067.jpg

 Maaş ve ücretlerin Milli gelirden aldığı pay düşerken, sıcak para ve  spekülatif piyasa  nedeniyle, finans sektörünün Milli gelirdeki payı arttı. Söz gelimi Mali aracı kurumların milli gelir içindeki payı 2003 yılında yüzde 8.7 iken , 2013 yılında yüzde 13.6’ya yükseldi.  

İşte Türkiye’de  gelir dağılımının  nasıl ve neden bozulduğu bu kadar açıktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş