Menderes'in ruhu, Bayar'ın kızı hayır diyorsa...

A+A-
Behiç KILIÇ

Başbakan, meydanlarda başta Adnan Menderes olmak üzere, tüm Demokrat Partililere, Ak Parti rozeti takıverdi!.. Demokrat Parti’den aklımızda kalan isimler nedir?..
Adnan Menderes... Celal Bayar...
Celal Bayar’ın kızı, Bursa eski Milletvekili Nilüfer Gürsoy Bayar, referandum için “oyum hayır olacak”  diyor..
Tam olarak sözleri şöyle..
 “Ükemizin işsizlik, terör, Doğu sorunu ve eğitim gibi, bir çok ciddi sorunu varken, aceleye getirilerek önümüze bir anayasa değişikliği paketi kondu.
Geniş tabanlı bir mutabakat aranmadan bir partinin -iktidarın- getirdiği bu anayasa değişikliğine bakacak olursak, bir maddenin öne çıktığı görülüyor. O da yüksek yargıyı iktidar partisinin emrine bağlamak. Yargı bağımsızlığını yok etmek. Diğer maddeler kanunlarda var olan veya getirilen değişikliğin olması veya olmaması hukukçular tarafında tartışılacak ayrıntılar. Yusuf Dülger, anayasa maddelerini sıralayarak güzel bir çalışma yapmış.
Anayasa değişikliğini benimseyenlerin yüksek tonla vurguladıkları, mevcut anayasanın askeri darbe anayasası olduğu, getirilen değişiklikle bunun kaldırılacağı, darbelere karşı gelineceğidir.
Hatta 12 Eylül darbecilerinden hesap sorulacağıdır. Hesap sorulacaksa neden 27 Mayıs’tan başlanmıyor?..
Geçen gün İstanbul caddelerinden birinde şöyle bir afiş gözüme çarptı:
“Darbe Utancını Bitirmeye Evet”.
Darbe utancı kanun değişikliği ile bitiyor mu? Darbe karşıtlarını kendilerine çekmek için yapılan bu demagojiler düpedüz tuzak!
Darbe yaparken darbeci, anayasaya mı bakıyor? Darbesini yaparken anayasayı toptan kaldırıp arkasından kendi yasasını getiriyor.
Darbelere karşıyım. Getirdikleri anayasalara karşı oy verdim. 27 Mayıs’ın da 12 Eylül darbesinin de başta gelen mağdurlarındanım. Ama sivil anayasa yapıyoruz, eksik ise daha genişini de yaparız, yapacağız sözleri ile kandırmayı bıraksınlar...
Bundan önceki anayasalar nasıl tek taraflı ise, dar bir çerçevede tek bir partinin görüşüne göre hazırlanan bu anayasa değişikliği de yanlıştır.
Hazırlanış şekli ile yanlıştır.
Yargıya hakim olma anlayışı ile, nasıl kullanacağı belli olan/olmayan bir iktidara geniş yetkiler verilmesi hatalıdır.
27 Mayıs’ta dar bir zümrenin ele geçirdiği kuvvet ve  sahiplendiği yargı mekanizması ile Yassıada mahkemesinde neler yapıldığını gördük.Yargının bağımsızlığı esas olmalıdır. Anayasalar bir zümreyi, bir partiyi kayırıcı olmamalıdır.
Halk oylamasında kullanacağım oy hayır olacaktır.
Nilüfer Gürsoy.”
Gelelim öteki isme... Adnan Menderes...
Bu konuda da Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un sözlerini hatırlayalım..
 “Merhum Adnan Menderes, devletine, milletine ve ordusuna bağlıdır. Darbe mağduru olarak yargılandığı halde, bir gün olsun, Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine tek kelime söylememiştir.”
Cindoruk, önemli bir “Yassıada avukatı”  ve Rahmetli Menderes’i çok iyi tanıyan siyasetçidir.. Menderes tanığıdır.. Erdoğan’ın, Adnan Menderes’in yaşamı ile kendi yaşamı arasında paralellik kurma gayretlerini eleştiriyor ve şöyle konuşuyor. “Adnan Menderes, gerçek bir milliyetçidir. Atatürkçüdür. Atatürk’ün partisinden yetişmiştir. Kurtuluş Savaşı’na katılmış, genç bir yedek subaydır. Bütün konuşmalarında, Cumhuriyetçilik, Devrimcilik ve Atatürkçülük vardır. Hiçbir söylemi, Sayın Başbakan’a uymamaktadır.”
Menderes, idam sehpasında bile “evet”  dememiş..
Demokrat Parti’nin aslı faslı budur, birinci elden şahitlerle.

Yazarın Diğer Yazıları