Merdiven altı eğitim

A+A-
Ahmet GÜRSOY

         Biliyor musunuz? Türkiye'de milyonlarca insana, cumhuriyet kuruldu kurulalı Atatürk ve cumhuriyet öğretildi... Resmi okullar ve ders içerikleri bu iken, merdiven altı eğitiminde ise Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı öğretildi...

Okulda Atatürk, demokrasi ve Cumhuriyet; dernekte, yurtta, imam odasında tam tersi...

Sonunda nereye geldik?

İdeolojiler çağı ile birlikte bugüne geldik..

İnsanlara yıllarca her sabah yüksek sesle yurttaşlık bilincini öğrettik: "Türk'üm, doğruyum çalışkanım" diye haykırdık...

Merdiven altında, ideolojik mahfillerde tam tersini öğrettiler...

Kimi dini gerekçe göstererek, "herkes Türk olmak zorunda mı" diye meseleyi etnikçilik üzerinden propaganda etti, kimi "devrimciyiz, halkların özgürlüğü var" diyerek yandaşlarını ikna etti...

Kısaca Türkiye'de gündüz okulda "Atatürk kahramandır" diyen çocuk, akşam yurda vardığında veya bir derneğe gittiğinde, değilse bir cemaat evinde tam tersini öğrendi...

Şaşırtıcı belki ama etnik olarak Türk olan bile kendi kendini inkâr etti...

1918'lerdan sonra kurulmaya başlanan İslam Teali, Kürt Teali, İngiliz Muhipleri gibi zararlı ve yıkıcı derneklerin Millî Mücadele ve Mustafa Kemal için dile getirdikleri ne kadar yıkıcı propaganda varsa tamamı, cumhuriyetten sonra gizli mahfillerde yeniden güncellendi ve bu ülkenin çocuklarının beynine "doğru budur" diye yazıldı. Mustafa Kemal ve arkadaşları vatanı kurtarmakla sanki kötü yapmış gibi, "keşke kurtarmasaymış" diyenden tutun da, "Kurtuluş savaşı tiyatro. Öyle bir şey olmadı" diyenlere; "Mustafa Kemal, İngilizlerin adamıydı... Keşke Yunanlılar işgal etseydi" diyecek kadar ileri gidip yüzsüzleşenlere kadar pek çok sosyal ajan kaldıkları yerden devam etti. Etmeyi de sürdürüyor.

Şu halimize bakar mısınız?

Ders kitaplarından, ülkeyi kurtaran adamın adını silmeye çalışıyorlar..

Yıllarca demokrasi öğrettiğimiz insanlar, milletvekili oldular, tek adam yönetimini kurmak için birbiriyle yarışıyor.

Yıllarca "hukuk devleti olmamız gerekir. Hukukun üstünlüğünün olmadığı yerde kişilerin üstünlüğü kurulur" diye öğrendiği okullardan çıkanlar, sanki bunları hiç duymamış gibi, özgürlükleri en aza indirmek için var gücü ile çabalıyor.

Bu; birey yapamadığımız, sürüye dönüşen, sanki okullardan eğitim almamış gibi, merdiven altı öğrenmelerden etkilenen insanların patolojisini gösteriyor..

Bunların en büyük travması FETÖ'dür...

İçlerinde neredeyse eğitim düzeyi düşük tek bir kişinin bulunmadığı, hemen hepsinin lise ve üstünde eğitim aldığı bilinmektedir. Ayrıca önemli bir kısmının yüksek lisans ve doktora eğitim düzeyinde üniversite hocası olduğu böyle bir kitlenin, meşru eğitimin çizgisi yerine, merdiven altı eğitimin ürünlerine dönüşerek, kendilerine, ailelerine ve ülkelerine zarar verecek kadrolara dönüşmesi, tarihin gelmiş geçmiş en büyük patolojisi değil de nedir?

Hayret ki ne hayret..

Halbuki Atatürk pek heveslenmiş ve özlediği yeni nesli yetiştirecek öğretmenlerden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller" istemişti.. Gel gör ki teali cemiyetlerinin devamı olanlar, zaman içinde merdiven altı eğitim yoluyla, öğretmenler de dâhil pek çok vatan evladının zihnini ele geçirerek teslim almış, "fikri hür, vicdanı hür" olması gerekenlerin tamamını, fikri esir, vicdanı köle insanlar haline getirmiştir.

Şimdi, fikri esir, vicdanı köle olanlar bizi de kendisi gibi yapmanın yollarını arıyor... Olay budur...

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları