Merdiven konuşmasına hazırlanıyor!..

A+A-
Ahmet TAKAN

Şükürler olsun!.. Bunu da gördük.
“Cumhurbaşkanı”  siyasi bir partinin seçim beyannamesini, okudu, denetledi, kendi görüşlerini de ekleterek  “olur”  verdi. Recep Erdoğan, Slovenya’ya giderken son zamanlarda uyguladığı uçuş öncesi havaalanından Hükümeti bombalama faaliyetine dün de devam etti. AKP seçim beyannamesinin önce kendi önüne geldiğini itiraf etmekten hiç çekinmedi. Ahmet Hoca  “Başbakancılık oynamaktan”  da tamamen vazgeçtiği için Erdoğan oldukça rahat bir görüntü verdi. 
Peki, Erdoğan 7 Haziran gecesi bu kadar rahat olabilecek mi?.
Sandık tezgâhlarını devlet gücü ve imkânlarını da kullanarak Recep Erdoğan’ın çok iyi organize ettiğini hatırlamakta fayda var. Yazının esas konusuna geçmeden evvel flaşını verelim.
AKP’nin milletvekili listelerine ve de seçim beyannamesine el koyan Recep Erdoğan, daha önceki seçim dönemlerinde yaptığı balkon konuşmalarının benzerine Kaçaksaray’da hazırlanıyor. Evet! Yanlış okumadınız. Beştepe kaynaklarından duyduklarıma göre; Erdoğan 7 Haziran gecesi istediği sonucu alırsa balkon konuşmasının benzerini gerçekleştirecek. Bu Kaçaksaray’ın balkonundan mı yoksa o meşhur merdivenlerinden mi olur henüz karar verilmedi. Kaynaklar,  “merdivenden canlı yayının daha uygun düştüğünü” söylüyorlar.
Türkiye sandığına sahip çıkmaz ise artık AKP balkonundan yapılan bir konuşmaya değil, saray merdiveninden yapılan bir konuşmaya şahit olacağız.
Türkiye tarihi bir seçime doğru gidiyor. Burada neyi oylayacağız? Herkesin durduğu yere göre bu soruya çoklu cevabı olabilir. Fakat dün resmen ilan edildi ki; 7 Haziran’da tek adamlık, Türk tipi Baas rejimini oylayıp, Atatürk Cumhuriyetini terk mi edeceğiz, bunu da göreceğiz.
Dedim ya; sandık güvenliği bu seçimin yine en tartışmalı ve şaibeli gündem maddesi olmaya aday. Daha önceki tecrübelerle sabit.
AKP, sandıklara tam saha pres uygulayacak, adeta ablukaya alacak. Taktik, PKK’nın yıllardır Güneydoğu’da sandıkları kuşatmasından da beter. AKP, 7 Haziran’da kurulacak her sandığın başına 9 kişi dikecek. Rakam inanılmaz gelebilir ama detayları verince yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin AKP için sandık başında nasıl çalışacağını göreceksiniz. İşte AKP’nin sandık stratejisi;
1-Okullar: Yurt genelinde 53 milyona yakın seçmenin oy kullanacağı okullarda yaklaşık 140 bin sandık olacak. AKP, son yaptığı operasyonlarla  okul müdürlerinin neredeyse tamamını yeniledi. Okul müdürlerinin neredeyse hepsi kendisine yakın sendika olan Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir Sen üyesi. İl ve ilçe teşkilatlarının şimdiden okul müdürleriyle 7 Haziran toplantılarına başladığını YENİÇAĞ’dan (Rüzgârlı Sokak) duyurmuştuk.
2-Sandık Başkanları: AKP, özellikle sandık başkanlarının kendisinden olmasını çok arzuluyor. Bunun için ince bir çalışma yürütülüyor. YSK’nın tartışma yaratan sandık kursunda, AKP’nin dışında ilgilenen parti yok. MHP kongre, CHP ise belgesel ve ön seçim atmosferinden çıkamadı. Sandık görevlileri eğitimi için Memur-Sen, Eğitim Bir Sen üyesi kişiler yönlendirildi bile çoktan. Bu sandık görevlileri oluştuktan sonra kendi aralarından başkan seçilecek. Düşünün sandıkların başında kimlerin olacağını...
3-Sandık Görevlileri: Söz konusu sendikadan bir şahsa atılan şu SMS’i  dikkatlerinize sunarım;
“sn. temsilcimiz, secimler de görev alacak üyelerimizi (isim,tc,tel,okul)yarın 16.00 ya kadar ....@gmail.com’a gönderiniz. üyelerimizin görev alması çok önemli.” 
 4-Parti Müşahitleri: Biliyorsunuz; sandık başkanı ve sandık üyeleri seçimde YSK adına resmi görevliler oluyor. Bir de parti müşahitleri var. Onlar ise partileri adına sandık başında duruyorlar. Bir bölgede oy oranlarına göre partilerin sandık müşahitleri belirleniyor. SP ve BBP eğer bir ittifakla seçime girmezse yüzde 10 barajından ötürü sandığı sahiplenemeyecek. Bu durumda onların bulunduracağı üyelerin yerine şimdiden hevesli AKP’liler var. Her yerde bunun hesaplaması yapılıyor. Bu şekilde başka partilerin müşahitleri de AKP’li çıkarsa şaşırmayın. Tabii sandık kurulunda kimse kimseyi umursamaz, önemli olan önceden önlem almak. Başta demiştim, AKP her sandıkta en az 9 kişi bulundurmayı planlıyor diye. Hesap edin bakalım kaç kişi oldu?
Yalnızca milletvekili listelerini belirleyip, meydanlarda basmakalıp sloganlarla nutuk atmakla iş bitmiyor. 30 Mart 2014’te Mansur Yavaş’ın elinden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın, İhsan Özkes’in elinden Üsküdar Belediye Başkanlığı’nın, Sabri Erbakan’ın elinden Fatih Belediye Başkanlığı’nın ustaca alındığını gördük. 
Sandığa sahip çıkılmaz ise yine CHP ve MHP’den  “yenildik ama ezilmedik” ,  “şerefli mağduriyet”  nakaratlarını dinleyeceğimizden eminim.
CHP ve MHP’nin seçim organizasyonu kabiliyetsizlikleri, sandık başı tembellikleri ve umursamazlıkları beni hiç şaşırtmaz ama yine naçizane uyarayım istedim.
Yoksa!.. Recep Erdoğan’ın Duşakabinoğulları eşliğinde Atatürk Cumhuriyetine nasıl son noktayı koyduğunu, 7 Haziran gecesi izlemeye hazır olun...

Yazarın Diğer Yazıları