Merkez Bankası'nın taşınmasının ardındaki büyük rant hesapları

İsrafil K.KUMBASAR

Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması ile ilgili tartışmalar devam ediyor.
Görünürde İstanbul’u ‘uluslararası finans merkezi’ haline getirmeyi amaçlayan ‘ulvi’ bir plan dahilinde, yaklaşık iki ay önce İngiltere’den ‘ithal’ edilen bir bakan aracılığıyla tedavüle sokulan girişimin arkasında yatan sebeplerin ne olabileceği yönünde, bugüne kadar birçok iddia ortaya atıldı.
En tutarlı ve geçerli olan iki iddia şöyle:
1-) Cumhuriyet’e kompleksi olanlar, Ankara’nın içini boşaltarak, ‘ulus devletin’ en önemli sembollerinden biri olan başkentini ‘işlevsiz’ hale getirmeyi amaçlıyorlar.
2-) İstanbul’u, Amerika tarafından ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ kapsamında alt yapısı inşa edilen ‘şehir devletçiklerinin’ finansal başkenti yapmaya hazırlanıyorlar.
Merkez Bankası’nı İstanbul’a taşıma gayretlerinin arkasındaki ‘yerel’ ve ‘küresel’ bazda ulaşılması planlanan nihai iki hedef budur.
Peki, bu girişimlerin arkasında, bir ‘menfaat şebekesi’ gibi hareket eden AKP mensuplarının ‘şahsi çıkarlarının’ hiç mi payı yoktur?

* * *

BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisini 28 Şubat sürecinde baskı altına alınarak planlı bir şekilde ‘mağdur’ haline getirilen kitlelerin kan ve gözyaşı üzerine kurdu.
İlk fırsatta kendisinin‘değiştiğini’, dönüştüğünü’, ‘transformasyon geçirdiğini’ ilan edip, kendisini iktidara taşıyan kitlelerin beklentilerine sırt çevirdi.
‘Güç odakları’ ile el ele verip, ailesini, yakınlarını, yandaşlarını ‘ihya etmeye’ koyuldu.
‘Başörtüsü’, ‘imam hatipler’, ‘kur’an kursları’ meseleleri önüne konulduğunda, “Bu işlerin bir bedeli var” deyip, ‘korkuları’ ön plana çıkarıyor.
Ama aynı Erdoğan, işin arkasında ‘nema’, ‘mama’, ‘rant’ olunca, her nedense birdenbire o korkularını bir kenara bırakabiliyor.
Nitekim Erdoğan, hükümetin bir yıllık eylem planını açıklarken, Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması ile ilgili aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Bu konuda kararımızı verdik. Hatta yerleri de belirlenmiştir. Bunu hiç kimseye de soracak değililiz. Kanunsa kanun, yaparız kanunu. Niye, çünkü İstanbul, bu ülkede ekonominin merkezi.”

* * *

Kanunsa, yapar kanunu, olur biter.
Ne de olsa, bu işin ardında ‘duygularını’ istismar edip, oylarını gasp ettiği kitlelerin beklentisi yok.
Başörtüsü, imam hatipler, Kur’an kursları için  “Bedel ödemeye hazır değiliz” diyen Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nın taşınması konusunda ‘kanun ise kanun’ diye rest çekebiliyorsa, işin arkasında ‘çok önemli’ bir başka iş olmalı değil mi?
Ankara’daki ‘sis perdesi’ aralanınca, İstanbul’dan ‘pis kokular’ yükselmeye başladı.
AKP ileri gelenlerinin katıldığı ‘gizli toplantıları’ takip eden ‘minik kuşun’ ulaştırdığı bilgilere göre, Merkez Bankası’nın taşınacağı bölge üzerine ‘çok büyük rant hesapları’ var.
Bankanın taşınacağı Ataşehir’i de içine alan bölgedeki bütün araziler, iki yıldan beri AKP yandaşları tarafından el altından kapışılarak kapatılıyor.
Kişilere ve hazineye ait yüzlerce dönüm arazi ‘eğitim’ ve ‘sanayi’ alanı ilan ediliyor.
Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, Merkez Bankası’nın taşınması ihtimali üzerine imar planlarında önemli değişiklikler yapıyor.

* * *


Cumhuriyetin içi boşaltmakmış.
BOP için zemin hazırlamakmış.
İktidar mensupları için artık bunlar, ‘ikinci derecede’ önem arzediyor.
Onlar, işin arkasında ‘nema’, ‘mama’, ‘rant’ var mı, ona bakıyorlar.
Pis kokuların üzerini örtmek için hep aynı taktiğe başvuruyor, ‘eski defterleri’ karıştırıyor, birdenbire gündemi değiştiriyorlar.
Tayyip Erdoğan, önce meslek okulları için uygulanan ‘katsayı adaletsizliğini’ gündeme getirerek, ‘imam hatip okulları’ üzerine çevresinde birikip patlama noktasına gelen ‘gazı’ aldı.
Ardından, adeta ‘inançları’ gereği başörtüsü takanları ‘siyasi lince’ tabi tutar gibi, “Türbanın siyasi simge olması suç mu?” diyerek, karşı tarafın eline büyük bir koz verdi.
Gündem üzerine kocaman bir ‘şal’ daha örtüldü.
Ama çözüm, yine bir başka bahara kaldı.
Şimdi deyin bakalım.
Suç kimde?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş