Meşruiyetini kendi eliyle yok eden iktidar!

Özcan YENİÇERİ

Türkiye’yi bugün ‘AB söz konusu olunca bağımsızlığın, egemenliğin ve hukukun sözü olmaz’ anlayışına sahip olanlar yönetmektedir. Türkiye’yi AB’nin ihtiyaçlarına göre şekillendirmekten sorumlu bir iktidarla ülke karşı karşıyadır. Bu anlayış ülkenin bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her türlü tehlikeye açık hale getirmiştir.

“İç İşlerinize Karışırız”
Müzakere sürdürülüyor diye AB’ye, Türkiye’nin bağımsızlığını zedeleyecek tavırlarına izin verilemez. “İç İşlerinize Karışırız!” diyenlerin iç işlerine karışmak, Türkiye’deki iktidarların görevidir. Bu tür bir söylemi sineye çekmek sömürge olmayı kabullenmek anlamına gelir.

AKP’nin gardı düşmüştür!
İktidar yetkilileri maalesef bu tür söylemleri bir sorun olarak kabul etmemektedir. Daha da kötüsü, iktidarın Türkiye’ye yönelik dış baskıların yapılmasını teşvik edici bir tavır içine girmiş olmasıdır. Yargının kapatma davasına karşı AB’den destek bildirisi yayınlanmasını talep etmek, ABD’ye sitem etmek, tam da bu tür tavırdır.
Kendisini savunacak gücü kendinde bulamayan bir iktidardan bu ülkeye hayır gelir mi? AB ve ABD baskısıyla iktidar olunabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Çok açıktır ki, kapatma davası AKP’nin gardını düşürmüştür. AKP yöneticileri şaşkınlık ile pişkinlik arasında gidip gelen bir sarkaca dönmüşlerdir.

Yargı reform tasarısını
Olli Rehn’e sunmak!

Yargı Reformuyla ilgili taslağı; incelesinler, gerekli gördükleri değişiklikleri yapsınlar ve kontrol etsinler diye AB komiserine sunmak hangi anlama gelmektedir? Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir anlayışıyla bu tavır uyuşabilir mi? Böyle bir tavır içine girmiş olan bir iktidara Türkiye’nin yönetimi bırakılabilir mi?

Bağımlı ülke/bağımsız yargı!
Yargıtay Başkanvekili Şirin, “Hazırlıkların Yargıtay’ın bilgi ve görüşü alınmadan şekillendirilmesi ve AB Sorumlu Komiserine sunulması, şaşırtıcıdır” diyor. Bu duruma şaşırmak yeterli midir? İktidar yargıyı AB’nin komiserlerine resmen bağlıyor. Yabancı komiserlerin iki dudağı arasına sunulmuş tasarıdan bağımsız bir yargı reformu olarak söz etmek nasıl mümkün olabilir.

AB’nin vesayeti zararsız mıdır?
Kendi yargısı üzerindeki son sözü başkalarına söyleten bağımsız bir ülke, küre üzerinde yoktur. Olsa bile böyle bir ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğinden söz edilemez. Bağımlı bir ülkenin bağımsız yargısı olmaz.
Hâlâ egemenlik kayıtsız şartsız milletin ise bu yapılanlar yanlış olmanın ötesinde aynı zamanda suçtur.
Anayasal demokrasiler iktidarlara keyfilik yapma hakkı tanımaz. Erki kullananlar bunu yasalar çerçevesinde yerine getirmek durumundadır. Hiç kimse AB ile müzakereler sürdürülüyor, bir gün üye olma ihtimalimiz var onun için ‘AB’nin vesayeti zararsızdır’ diyemez.
Bunu diyenler, kendi iktidarlarının meşruiyetlerini kendi elleriyle yok etmiş olurlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş