Mevzu "ihanet" ise Şeyh Sait savunucuları ne olacak?

Selcan TAŞÇI

Gözü dönmüş gibiydi... Cumhuriyete akıttığı salyalarından tanıdım onu;  1910'larda yaşasa ya Mevlanzade Rıfat olurdu, ya Seyyit Abdülkadir, ya İskilipli Atıf, ya Said Nursi... 1920'lerde yaşasa ya Simko olurdu, ya Seyyit Rıza, ya Hesik İbrahim Ağa... Kontrolsüz hırsına, geçirdiği o öfke-nefret nöbetlerine bakınca, ya canlı yayında olduğunu unutmuş olmalıydı, ya da "hangi çılgın cüret edebilir bana dokunmaya" pervasızlığına kapılmıştı. Ne de olsa "yandaş"tı; kadrolu kalemşor kontenjanından geliyordu dokunulmazlığı. Dediğine bakılırsa, PKK'yı kınamaya özürlü "bildirgen" akademisyenlereydi kızgınlığı. Hem de çok kızgındı, çok!

Şimdi çoğunuz "Ne var bunda, biz de kızdık" diyorsunuz için için... Siz kızdınız, PKK katliamlarına karşı kör, sağır, dilsiz oldukları için hepimiz kızdık ama sanıyorum hiçbirimiz bu akademisyenleri "Şeyh Sait'i asanlar dururken AKP'den hesap sormakla" suçlamadık!

Ülkenin yaygın televizyon kanallarından birinde, salyalar saçarken aynen şunu dedi:

- Bu akademisyenler, Cumhuriyet'i kuranlara dönüp de Şeyh Sait'i niye astınız hesabını verin diyebiliyor mu?

Ve hiç utanmadan, PKK'cı bildiriye imza atanları "Atatürkçü" olarak tanımlıyordu adam!

Operasyona bak operasyona!

"Atatürkçü" ama Atatürk'ün kellesini koltuğunun altına alarak geçtiği Anadolu'da, cephe cephe, siper siper çarpışarak kurduğu Türk devletine, biricik emanetine kast eden katiller sürüsüne de hayran öte yandan ha!

***

Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı'na seslenmek istiyorum müsaadenizle.

Sayın Cumhurbaşkanı,

"Milletimiz kimin kim olduğunu çok daha yakından anlamalı, önünde bir profesör, doçent bilmem ne olması kimseyi aydın yapmaz, bunlar kapkaranlık insanlardır" demiş olmanızdan cesaret alarak soruyorum:

Aynı şekilde, isminin önünde "yandaş" yazması, "iktidara yakın" yazması, "AKP'nin medya havuzundaki bilmem ne gazetesinin yazarı..." yazması kişiyi aydın yapar mı?

Adının önünde bu sıfatları taşıyan biri de pekala "kapkaranlık" olamaz mı?

Sayın Cumhurbaşkanı,

Türkiye Cumhuriyeti'nin, devletin birlik ve bütünlüğüne kast etmiş PKK terör örgütüne dönük mücadelesini "katliam" olarak tanımlayanları, "zalim, alçak,  devletin ekmeğini yiyip de bu ülkeye ihanet içinde, Türk devletinin topraklarını korumasına dil uzatan müstemlekeci, mandacı" diye tanımladığınıza göre...

Türkiye Cumhuriyeti'nin, "yabancılarla işbirliği yaparak ekmeğini yediği devlete ihanet ve isyan etmiş bir haini idam ettiği için" hesap vermesi gerektiğini savunan bu yandaş ne oluyor?

Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, terör örgütünün devlete karşı başlattığı ayaklanma girişimlerini "hak mücadelesi" gören ve hatta destekleyenler için takındığınız tutumda samimiyseniz, aynısını bu "yandaş" yazar için de takınmanızı bekliyorum!

Kim Şeyh Sait kim?

Bu AKP yanlısı gazete yazarının, "astığı için Cumhuriyet'ten hesap sorulması gerektiğini" savunduğu Şeyh Sait "Kürt İstiklal Komitesi örgütü üyesi" değil miydi; terörle Kürdistan'a varmaya çalışan PKK'dan ne farkı var?

Ayaklanma fetvaları hazırlamıyor muydu "devlete karşı"; "devlete karşı ayaklanma" çağrıları yapan PKK'dan ne farkı var?

"Devlete destek verenlerin canları ve mallarını helal" saymıyor muydu; her biri Yusuf yüzlü evlatlarımızı katledip, kundaktaki bebeleri katledip yine de "katil" olmayan(!) PKK'dan ne farkı var; o da "hak" sayıyor can almayı kendine işte!

İngilizlerden açık destek istediğinin belgeleriyle dolu değil mi Rus, İngiliz, Fransız arşivleri; "dış güçler"in Türkiye'yi dizayn sopası olan PKK'dan ne farkı var?

Sayın Cumhurbaşkanı,

PKK'yı kutsamakla, Şeyh Sait'i kutsamak arasında "devlete karşı alınan pozisyon" bakımından hiçbir fark bulunmadığına göre; sizden  PKK'yla mücadelenin hesabının sorulmasıyla, bulunduğunuz makamın ilk sahiplerinden Şeyh Sait ve benzerlerine karşı verdikleri "devleti, topraklarını, milleti, birliğini koruma" mücadelesinin hesabının sorulması arasında da hiçbir fark yoktur! Dolayısıyla birine gösterdiğiniz tepkiyle ötekine gösterdiğiniz arasında da hiçbir fark olmaması beklenir...

Haksız mıyım?

Akademisyenler için yaptığınız cezai müeyyide çağrılarının aynısını, "bir haine cezasını verdi diye devletten hesap sorulmasını isteyen" yandaşınız için de yapacak mısınız?

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş