MGK’dan gizlenen ‘devlet sırrı’ nedir?

İsrafil K.KUMBASAR

Hani biz yine  “Allah esirgesin” diyelim de, etrafımızda onca fırıldağın çevrildiği bir dönemde Milli Güvenlik Kurulu toplantısının rekor denecek kadar kısa, hükümetin başı ile onun ‘memuru’ tabir edilen Genelkurmay Başkanı’nın ise yine ‘rekor’ denilecek kadar uzun süre görüşmeleri dikkatlerden kaçmadı.
Zaten bir hükmü kalmadığı herkesçe bilenen ve ‘tek kale maç’ görüntüsü veren MGK’da kimle ne paylaşılacak ki?
Malumunuz, toplantılara Cumhurbaşkanı, Başbakan, ilgili Bakanlar, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanlarıve gerek görülürse ‘bazı müsteşarlar’ iştirak eder.
Misal MİT Müsteşarı da katılır toplantılara.
Hani hükümetin başının “Ben görevlendirdim, PKK ile görüşmeleri o yaptı. Benim özel temsilcidir” dediği sır küpü memur.
Sayın ki bir toplantıda olmamış, ne çıkar.
Zaten kendisini görevi veren, ‘özel temsilci’ sıfatını layık gören hazret değil mi? Kaldırırsın telefonu, “Anlat bakalım memleket ahvalini ne olup bitiyor” diye sorarsın olur biter.
Aynı şekilde Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları da.
Nasıl olsa telefonun öbür ucunda, görevlendirilmeye hazır değiller mi?
Saatlerce bir masa etrafında oturup da ‘pırasa doğramanın’ ne alemi var yani.

***


Perşembenin gelişini çarşambadan görmeye öyle alıştılar ki, o gün yapılacak haftalık görüşme öne çekilip, hükümetin başı ile Genelkurmay Başkanı tam 3 saat 10 dakika başbaşa görüşmüşler.
Öyle ya, perşembe günü ‘ne olacağı’ zaten belli.(!) Hayra yoralım dedik o yüzden.
Ancak yakın tarihimizde gerçekleşen ve ‘bugüne kadar sırrı çözülemeyen’ görüşmeleri şöyle bir düşününce, içimizi bir kurt düşmedi değil.
Hani hatırlayınız şu meşhur ‘Dolmabahçe görüşmesi’ vardı. Ne oldu? Orada neler konuşuldu, ‘hangi sırlar’ paylaşıldı. Kimler ‘eteklerindeki taşı’ nasıl döktü ve o esrarengiz zirvenin ‘memlekete yansıması’ nasıl gerçekleşti?
Bilen beri gelsin. Ortada sadece ‘zırhlı bir makam aracı’ ile ‘taltif edilme hadisesi’ duruyor.
Taraflar, hassas diyaloğu ‘mezara kadar kendilerinde saklayacaklarını’ beyanla sükunete gömüldüler.
Duyan da o ikili görüşmeyi, ‘yıllar sonra birbirine rastlamış’ bir kır kahvesinde oturup hasbihal etmiş ‘iki eski dost arasındaki mahrem bilgilerden ibaret’ sanacak.
Biri ülkenin Başbakanı, öbürü Genelkurmay Başkanı.
Ama mevzu sır!

***


Bir tuhaflık da görüşmenin 23 Nisan resepsiyonu sonrası Genelkurmay Başkanı için döktürülen iltifatların ardından gelmesi.
“Halktan biri, tıpkı bizim gibi” ifadelerinin üzerine böyle uzun bir görüşme daha bir dikkat çekiyor. Bellik ki ‘resepsiyondaki muhabbet’ kesmemiş. Şöyle ‘daha detaylı’, ‘daha samimi’ ve ‘uzun uzadıya’ bir sohbeti her iki tarafta gönülden arzulamış.
Söylentiler, tevatürler bir yana; devletin tepesindeki isimlerin gerek gördükleri durumlarda görüşmeleri bir araya gelmeleri gayet doğal bir hadisedir.
Ama son yıllarda işine gelince kendini ‘devlet’ yerine koyan, işin içinde ‘külfet’ olunca “Bu hükümetin değil, devletin işi” diyerek aradan sıyrılan zihniyete bakınca...
Hükümet etmeyi ‘sınırsız’ güç, ‘sultanlığa’ varan bir anlayış olarak değerlendirenleri görünce...
Bir takım zevatın, hançerelerini yırtarcasına kamu görevlilerini “memur” diye aşağılayıp, ‘güçler ayrımını’ bile yok saydıklarına tanık olunca...
Ve nihayet ‘milli iradeden’dem vurup da, milli iradeden bir şeyler gizlenince...
İnsanlar ister istemez, buluttan ‘nem kapmaya’ başlıyor.

***


Sokaktaki hangi vatandaşa sorsanız, yüzündeki şaşkınlıktan da anlayacaksınız. MGK’yı kısa kesip, ‘başbaşa görüşmeyi’ yeğleyen muhteremler acaba “neyin rekorunu” kırdılar?
Millete rağmen ‘devlet sırrı’ oluyorsa ona bir şey diyemeyiz.
Demek ki “Devlet millet için vardır” teranelerine kulak asmamak gerekiyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş