MHP düzelecek mi?

A+A-
Savaş SÜZAL

Bugün sizlere, Türkiye'nin kaderini her zaman belirleyen ve her zaman ülkeyi önemli bir çizgiye getiren bir partinin, kendi kaderi üzerinde yaşanan tartışmaları yazacağım. Milliyetçi Hareket Partisi'nden söz ediyorum. Bu parti 1980, 12 Eylül darbesi sonrası çok fazla dikkat çekmedi. Oysa, çok sayıda gencini kaybetmiş olmasına rağmen, milliyetçiler, solcular kadar yaygara koparmadı. Ben her zaman, 80 öncesi Türk gençlerine saygı duydum. Sağcısı, solcusu inançlarına göre Türkiye'nin geleceği için mücadele ettiler, can verdiler, Iphone, facebook için değil.

Amerika'ya gelip gazetecilik yaparken, bir ara partinin kurucusu ve lideri Alpaslan Türkeş, Washington'a geldi. Kaldığı otelde kendisi ziyaret edip sohbet etmiştim. Türkeş, oğullarından farklı olarak, tam bir Türk milliyetçisiydi. Partisi ve inançları için ömrünü vermişti. İçeride gırtlak gırtlağa geldiği konularda bile dışarıda, Türkiye'yi savunurdu. Mesela bir Washington gelişinde, ABD Dışişleri Bakanlığı'na, elçilikten bir görevli diplomatla gitmişti. Daha önce, Amerika'da bir süre asker olarak görev yaptığı için, İngilizcesi yeterliydi, ama Amerikalılalra konuşulurken, bir hata yapmamak için elçilik görevlisinin konuşmasına izin vermişti.

Konuşmalar sırasında, bazı dış politika ile ilgili görüşleri üzerine konuşulurken, elçilik görevlisinin farklı ve geleneksel Türk dış politikası çizgisinde, tercüme yapmasına rağmen Türkeş, müdahale etmemiş ve çıkışta da, görevlinin politika konusundaki yardımlarına teşekkür etmişti. Türkeş, o tarihlerde Bosna lideri İzzet Begoviç ile Washington'da Mayflower otelinde buluşmuş, silah ve çarpışanlar konusunda yardım etmişti.

            Ne kadar farklı bir liderlik anlayışı, bugünkü MHP yönetimi ile. Hatırlayın, Ecevit ve Mesut Yılmaz ile yapılan koalisyonu da 2002'de kim bozmuştu. Sebep Kemal Derviş'in ekonomik planı veya uygulaması. Oysa ekonomik planın bedeli ödenmiş tam da meyvesi alınacakken koalisyonu bozan MHP, iktidarı AKP'ye teslim etmişti. Sonra adı ekonomiyi AKP düzeltti oldu. Oysa Bülent Ecevit'in, siz iktidarda kalın, biz size dışarıdan destek verelim teklifine, hayır deyip sonraki seçimlerde Meclis'e bile giremeyen bir parti haline gelindi. Düşünün, koalisyonun en güçlü partisi, Meclis'e tek milletvekili sokamadı. 

Sonra ne oldu? Kim, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı seçtirdi? O da yetmedi bırakın o kadar gerilere gitmeyi, geçen yıl seçimler sonucu Meclis başkanlığı seçimlerinde su koyup, AKP'ye kaptırmadı mı başkanlığı bu yönetim. Sonunda halk, partinin milletvekili sayısını yarıya biçmedi mi? 

            Geçen yıl seçimler ve yapılan AKP yandaşı politikalar. Hangisi Türkiye'nin lehine Allah'ınızı severseniz. Bence MHP'de bir kan değişimine ihtiyaç var. Türkiye'nin bu karanlık günlerinde gerçekten de bir MHP'ye ihtiyaç var. Ancak nedendir bu korku bilinmez, partiyi iktidara taşıyan ülkü ocaklarını neden hadım etmeye çalıştılar anlamak zor.

            Ne kadar farklı bir MHP. Neden ve nereden geldi MHP bu noktaya? Düşünün bir MHP'li çıkarak tam da 23 Nisan arifesinde Cumhuriyete inat gibi kalkıp Osmanlı hanedanına maaş bağlanmasını istedi. Bence Bahçeli, bir dönem ülkenin başına Cumhurbaşkanı olarak geçirmek istediği kişinin nedeni ne olursa olsun gönlünde yatanı görürse belki anlar dedim. Ben Cumhuriyet çocuğuyum. Bana bunu açıklayamazsınız, Türk adını kullanmayan bir aileye, gerekçesi ne olursa olsun maaş bağlanmasını istemesi de savunduğu milliyetçilik konusunda bana göre kafalarda soru işaretleri yaratıyor. Türk milliyetçiliğinin önderi ve Türk ismini onurlandıran bir insana da bence büyük saygısızlık.

  • Yorumlar 15
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları