MHP ile CHP nasıl yan yana gelebilir?

İsrafil K.KUMBASAR

AKP yancılarının sokağı ajite etmek için en çok kullandıkları sloganların başında  “CHP ile MHP nasıl yan yana gelir?”  yaygarası var.
Akıllarınca, ‘geçmişe’ gönderme yapıp ’küllenen’ kavgayı alevlendirmenin peşine düşüyorlar.
- “Olmaz, bunlar düşman kardeşler. Bir araya gelemezler. Gelseler gelseler AKP’ye biat noktasında gelirler. Ki doğru olan da budur!”
Onlar gibi düşünmezsen, külliyen yanlıştasın.
‘Demokrasi’ de, ‘doğru’ olan da, ‘ülke çıkarını’ koruyan da ‘AKP’nin çizdiği’ rotadır.
CHP ile MHP, milletin başına örülecek olan ‘tezgahı’ bozmak için bir araya gelemezler amma, ‘mezhepleri’, ‘meşrepleri’, ‘oturup kalkmaları’ bile farklı medya sultanları bir araya gelebilir. Şu tabloya bir göz atın ve ‘nasıl yan yana geldiklerinin’ mantıklı bir izahını yapın lütfen:
- “Fehmi Aköz, Emre Koru, Ekrem Milas, Herkül Dumanlı, Ayşe Ilıcak, Nazlı Böhürler, Mümtaz’er Çandar, Cengiz Türköne, Etyen Taşgetiren, Ahmet Mahçupyan, Hüseyin Görmüş, Alper Gülerce, Mustafa Altan, Ahmet Karaalioğlu, Ali Belge, Murat Bulaç, Yasemin Akman, Nuriye Çongar, Şahin Karakaya, Hasan Alpay, Oya Karaca, Nihal Baydar.”
’Yan yana’ lafı bile tabloyu izahta yetersiz kalır.

* * *

‘Kalem kardeşliğini’ makul gösterecek belki onlarca gerekçe gösterilebilir.
Farklı görüşteki insanların zaman zaman bazı konularda  ‘uzlaşmaları’ gayet doğal bir durumdur.  Nitekim yukarıdaki isimler arasında çizginin ‘en solundan’, ‘en sağına’ kadar isimler var. Bir iki istisna dışında tamamı da ‘Evet’ diyecek cenahta.
Şimdi AKP yancılarının metoduyla hareket edecek olursak, sormamız gerekmiyor mu?
- “Kardeşim, senin ateist adamla ne işin var?”
Yahut diğerinden bir cevap hakkımız yok mu?
-  “Bu biatçı geleneğin kalemşoru ile hangi demokratik düzlemde uzlaşıyorsun?”
Referandumda ‘Evet’ tercihinde bulunacak olan bu kalemlerden biri, diğerinin ‘inançlarını’, ‘siyasi duruşunu’ kabul etmiş mi oluyor?
Peki iş ‘Hayır’a gelince nedir bunca yaygara?
CHP ile MHP referandumda ‘Hayır’ deyince, bir diğerine mi dönüşmüş oluyor?
Maksat anayasa değişiklik paketini ‘ne pahasına olursa olsun’ kabul ettirmek olunca, kendi yaptıkları doğru, başkalarının yaptığı yanlış.
’Demokratlığın’ yeni tanımı bu olsa gerek. (!)

* * *

Seçmen sayısı belli, sonuç da kritik olduğuna göre, yapılacak tek şey kalıyor geriye.
Olabildiğince kafa karıştırmak, fitne çıkarmak. 
Aslında kendileri de işin farkında. Yani tablonun vahameti karşısında sendeleyip duruyorlar. Yukarıdaki manzarayı karşılarına koyup, “Bu duruma ne diyorsun?” diye sorunca tereddütsüz aynı cevabı alıyorsunuz:
- “Yahu biz partici değiliz. Hele bu değişikliğe evet verin, sonra istediğiniz partiye oy atın.”
Çevir kazı yanmasın. ‘Partici olmadığınız’ için mi elinizde ne kadar ‘ülkücü eskisi’ varsa, yalvar yakar ekranlara sürüyorsunuz? O yüzden mi, düne kadar arkasından demediğinizi bırakmadığınız rahmetli Başbuğ’u bile istismar etmeye kalkışıyorsunuz?
İşin bir de ‘milli irade’ boyutu var değil mi?
‘Evet’ çıkarsa ne ala, etekleriniz zil çalacak, ‘dış destekli’ yeni projelerin önü açılacak.
Peki ya ‘Hayır’ çıkarsa? Daha şimdiden ‘Hayır’ demeye niyetlenenin boğazını sıkmaya yeltendiğinize göre, o zaman ne yapacaksınız acaba?

* * *

İşin aslı, ‘bunca benzemezi’ biraya getiren büyük patron, ‘son kozunu’ masaya sürüyor.
‘Resti çekecek’ olan milletin kafası bulandırılmalı ki, oyun ‘dilediği gibi’ sonuçlansın.
Aksi takdirde, bir tekmeyle ‘masayı devirmeye’ bile yeltenebilir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş