MHP, Meclis'ten çekilmeyi gündeme alabilecek mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Bir şafak vakti atımıza atlayıp buraları terk-i diyar eylediğimizden beri meğerse neler olmuş neler.
‘Demokratik tepkiden’ Salı günleri başkaları tarafından yazılıp önüne konulan metinleri okumayı anlayan Dr. Devlet Bahçeli, bırakın ‘meydanlara’ inmeyi, ‘sokakları’ bile aşıp, gerektiğinde ‘dağlara’ çıkabilecekleri uyarısında bulunmuş.
Bugüne kadar ‘loş ışıklı’ odasında akşama kadar ‘ebced hesapları’ yapmaktan ülke meselelerine ‘çözüm’ üretmeye vakit bulamayan Bahçeli, işbirlikçi iktidarın ‘demokratik açılım’ adı altında tedavüle soktuğu ‘yıkım projesine’ karşı, son günlerde harbiden ciddi bir savaş veriyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse, ben Tayyip Erdoğan ve şürekasının yerinde olsam, Bahçeli’nin kullandığı ifadeler karşısında dehşete kapılırdım, irkilirdim, tırsardım.
Çünkü o sözler, öyle ‘sıradan’ bir kişinin değil, ülkenin ‘sivil direniş kuvvetlerini’ barındıran bir hareketi siyasi arenada temsil eden bir partinin genel başkanının ağzından çıkan sözler.
Ama gelin görün ki, Bahçeli’yi sokaktaki vatandaş bile artık ciddiye almıyor.
Neden?

* * *

‘Türk milliyetçilerinin’ siyasi organizasyonu olan bir partinin genel başkanı, ilk defa işbirlikçi bir iktidarın başı tarafından, ‘gelinlik kızlık’, ‘dengesizlik’, ‘namertlik’, ‘alçaklık’, ‘namussuzluk’ gibi çok ağır ifadeler ile aşağılanıyor.
Onun şahsında bütün ülkücülere işbirlikçi iktidarın zıpırları tarafından, “Erciyes’te uluyorlar”, “Erkek değil, ürkekler”, “Kuzu gibiler” diye hakaret üzerine hakaret yağdırılıyor.
Ama kimsenin gıkı dahi çıkmıyor.
“MHP asli ideolojik kimliğine dönmeli” diye çırpınanların üzerine çakallar gibi çullanan ‘kolpacı’ kahramanlar nerede?
İhanet şebekeleri, bu cesareti nerden alıyor?
Tabii ki MHP’nin başında içeriye karşı ‘yırtıcı’ aslan kesilip, dışarıya karşı ‘nazik’, ‘kibar’, ‘beyefendi’ bir tavır ortaya koymaya çalışan Bahçeli gibi bir kişiliğin bulunmasından.
Bahçeli, ne yazık ki ‘merkeze’ açılma teranesi ile adeta ‘çiçek bahçesine’ çevirdiği MHP’de, “Haydi” deyince ‘gözü kapalı’ ölüme koşabilecek bir tek ülkücü dahi bırakmadı.

* * *

‘Doğru sözler’, ancak ‘doğru kişilerin’ ağzından çıkarsa itibar bulur.
Osmaniye’de “Apo’yu asacağız” diye kükreyip, Ankara’da ‘ikna odasında’ sus pus olan...
“Seçim yok” deyip, üç gün sonra Kocayayla’da tek başına erken seçim kararını açıklayan...
Olağanüstü kongre isteyenleri, “Eksikleri varsa tamamlayalım” dedikten sonra tasfiye eden...
Tayyip Erdoğan’a meydanlarda ‘ip’ atıp, Abdullah Gül’e Çankaya’nın kapısını aralayan...
TBMM’nin açılışında Apo’nun avukatlarının elini sıkıp, sonra da onları ‘ihanetle’ suçlayan...
Erciyes Zafer Kurultayı’nı iptal ettikten iki yıl sonra, “Dağa çıkarız” diye tehditler savuran...
70 milyonun karşısında “Çekiliyorum, artık bir daha aday olmayacağım” diye söz verip, ilk kurultayda, “Teşkilat beni istiyor” bahanesi ile yeniden aday olan...
Bir dediği, bir diğerini tutmayan ‘yalancı pehlivanın’ sözlerine kim inanır?
Sahi, söyleyin, kim inanır?
Varsa hâlâ ‘Kadir’ inanır.

* * *

Öyle kağıt üzerinde ahkâm kesmekle olmuyor.
Madem ki işbaşındaki iktidar bir ‘Damat Ferit’ hükümeti, madem ki ülke ‘Mondros Mütarekesi’ni imzalayan zihniyet ile karşı karşıya, o zaman Dr. Devlet Bahçeli’nin yapacağı bir tek şey var:
Hiç vakit kaybetmeden milletin karşısına çıkıp, işbirlikçi iktidarın ‘açılım’ ihanetinden vazgeçmemesi halinde, MHP’nin ‘TBMM’den çekilip, sine-i millete döneceğini’ ilan etmelidir.
Aksi taktirde kullandığı bütün ifadeler, ‘önümüzdeki kurultayı’ etkilemeye yönelik ‘ucuz bir taktik’ olarak gökkubbede asılı kalacaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş