MHP Türk Kurultayı’nı neden toplamıyor?

Kürşad ZORLU

Biliyorum... Belki bir şey değişmeyecek. Belki gerçekler bazılarımızın ağırına gidecek. Ve belki de acımasızca eleştirileceğiz. Ancak bunların hiçbir önemi yok. Önce hepimizin etrafına şöyle bir bakması gerekiyor. Biz kimiz? Bu yola neden çıktık? Neyi hedeflemekte ve nereye gitmekteyiz?
Peki, unvanlar, makamlar ve vaatler uğruna ipotek konulan yürekler... Bu uğurda ülküdaşını hiçe sayan, ezip geçen ve ötekileştiren sözde “idoller” . Ya her şeyin daha iyi olması için kalem oynatanların “hain” damgası ile yaftalanması... İnanın hiç kimse suçsuz değil. İlkeler, değerler ve inançlar açıkça bir travma yaşıyor. Hesaplaşma defteri ise her birimizden birer parça koparıyor.
Fakat ne yazık ki zaman akıyor, şartlar değişiyor ve ülkücüler heyecanını, inancını, umutlarını kaybetme tehlikesi yaşıyor. İvedilikle bu umutsuzluğun kırılması ve ülkücülerin kendi kök değerleri üzerinde yeşeren yeni bir paradigmayla kucaklaşması gerekiyor.
İşte bu paradigmadaki kilometre taşlarından birisi de Başbuğ Türkeş’in başlattığı ve uluslar arası bir konuma taşıdığı “Türk Dünyası Kurultayı” dır. Merhum Türkeş, stratejik bir düşünceyle Türk Kurultayının devlet tarafından sahiplenmesini arzu etmiş ve önemli ölçüde başarı sağlamıştır. Ancak kurultaylar Merhum Türkeş’in ölümünün ardından bazı gerekçelerle toplanamamıştır. Kamuoyuna yansıyan gerekçelere bakıldığında temelde sorunun TÜDEV ve Abdulhaluk Çay isminde odaklandığı görülmektedir. TÜDEV yetkilileri ise kırgınlık ve küskünlüklerin ortadan kaldırılması için bu yıl içerisinde Genel Merkezden 3 kez randevu talebinde bulunduklarını ve bir sonuç alamadıklarını iddia etmektedirler.
Ne olursa olsun... Bu gerekçeler Türk Kurultayını toplamamak için yeterli görülemez. Eğer TÜDEV bir hata yaptıysa ya da farklı bir tutum içindeyse yeni bir kuruluş ve isimle bu organizasyonun gerçekleştirilmesi mümkündür. Kimsenin şüphesi olmasın. Bu konuda ülkücü hareketin görev bekleyen ehil kadroları ve uzmanları vardır.
Kurultayın maliyetine gelince... Tek başına iktidarı hedefleyen bir hareket için ciddi bir meblağ değildir. Ayrıca mesele Kurultayı kimin düzenleyeceği meselesi değildir. Önemli olan yapılan iş ve ortaya konulan yaklaşım biçimidir. Zira Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisinin Türk dünyasını bir araya getirmesi ve bir model olarak dünya Türklüğüne sunabilme gayesi yukarıdaki paradigmanın ayaklarından birisi olarak kabul edilmelidir.
O halde problem nedir? “Türk Kurultayı” MHP tarafından neden toplanamamaktadır? 2006 yılında Başbakan Erdoğan’ın himayesinde yapılan kurultaya katılarak süreci yakından takip eden ve halen MHP’nin Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Sayın Tuğrul Türkeş bu konuda ne düşünmektedir?
İnanın artık bunları ertelemenin, görmezden gelmenin ve bu konu üzerinden siyasi hesaplar gütmenin kimseye bir faydası yoktur. Ülkücüler tek başına iktidar beklentisindedir. Ve bu hareketin mensupları özünü görmek, kendi sesini duymak ve geçmişiyle kucaklaşmak istemektedir...
Son olarak bu konudaki görüş ve önerilerinizi merak ediyor ve kzorlu77@gmail.com adresine bekliyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş