MHP’nin ilk tabelası

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Metin Turhan’ı namı diğer İnce Metin’i tanır mısınız? Aman dikkat edin yazdığı kitaplar kazara başınıza, ayağınıza düşerse kırar bir tarafınızı. Türk milliyetçiliğinin, ülkücü hareketin arşivi Metin’dedir. Neredeyse yirmi yıldır Milli Kütüphane’den tutun da, kömürlüklerde, depolarda çatı katlarında, samanlıklarda yazılı ne kadar belge varsa üşenmeden gidip toplamış, tasnif etmiştir.  “Bilinmeyen Yönleriyle Alparslan Türkeş” adlı bin 230 sayfalık kitapta, merhum Türkeş’in gün yüzüne çıkmamış konuşmaları ve yazıları akademik ölçüleri de zorlayarak yayınlandı. Sıkı bir Türkeşçidir Metin...Türkeş’e dair tek satırı, tek fotoğrafı titizce inceler. Onulmaz bir ülkücüdür İnce Metin, ülkücü harekete dair ne kadar yayın varsa ulaşır, bulur. Türkiye’de gezmediği yer kalmamıştır. Tanımadığı sahaf yoktur. Eskicileri dolaşır, çerin, çöpün içinden belge arar. Siyah beyaz onbinlerce fotoğraf arşivi vardır. Geçen hafta bir tomar siyah beyaz resimle geldi. Sanki hazine bulmuş gibi sevinçliydi. Üç delikanlının asmaya çalıştığı tabela resmi dikkatimi çekti. Bilgisayarda tarayıp sancılı günleri yaşayan ağabeylerime internet ile yolladık. Aradan 8-10 dakika geçmeden telefonlarımız çaldı. “Bu resim MHP’nin ilk tabelasıdır” dedi tanıkları. Mehmet Bökü Alp, Mehmet Refet Eke ve Muhittin Çolak’mış fotoğraftakiler. Namı diğer Rüzgârın oğlu...
8-9 Şubat 1969’da Adana’da yapılan kongre ile MHP adını alan CKMP’nin Ankara Yüksel Caddesi’nde bulunan genel merkezindeki tabelayı 11 Şubat tarihinde değiştirmeye çalışan o gençler acemilikleri yüzünden kalın sac ve demir profilli tabelayı birkaç kez de düşürmek üzereymişler. Zaten zayıf olan Rüzgârın oğlu aşağı düşmekten zor kurtulmuş. Bugünkü teknoloji ile on dakikada yerine takılan tabela için beş-altı saat uğraşan gençler aşağıda kendilerini seyredip, “Sağ tarafı yukarı kaldır, solu düzelt” diyen arkadaşlarına da soğuk su dökerek bitirmişler işlerini...
Yeni nesiller için fazla anlamı olmasa da bizim “Yitik kuşak” bu fotoğrafa nemli gözlerle bakar. Çünkü o tabela bilmem ne marka boya ile boyanmadı. Kırmızı olan renginde kan ve gözyaşı vardır. Beyaz renkli hilâllerinde emek, alın teri ve mücadele vardır. Bu yüzden kutsal bir emanet gibi korunur. Gözbebeğimiz gibi sakınılır, kıskanılır.
12 Haziran seçimleri yaklaşırken bu fotoğraf ile bazı şeyleri hatırlatmak istedim. Kırgınlığın, küskünlüğün, ikbal kaygısı, şahsi problemlerin bir kenara bırakılarak “kader seçimi”nin önemine dikkat çekmek istedim. Bu tabelaya sahip çıkmayı, bu tabeladaki derin anlamların fark edilmesine gayret göstermeyi amaçladım. Yüreğinde Türklük hissi taşıyan her bireyin sorumluluğunu yerine getireceğine dair inancım arttı.
Haydi bu tabelaya sahip çıkın!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş