MHP’nin Kandil’e bayrak diktiği an!

İsrafil K.KUMBASAR

Bir rüya gördüm.
Karanlık gökyüzü, ‘kabus dolu’ gecelerin sonu mu desem, yoksa ‘umut dolu’ yarınların habercisi mi desem, parlak bir ışık huzmesi ile aydınlanıyor.
Cenab-ı Allah Türk milletine acıyor.
Türk milletinin direnç merkezi olarak bilinen Milliyetçi Hareket Partisi’nde ‘yönetim değişikliği’ gerçekleşiyor.
‘Özüne’ dönen, ‘kökleri’ ile kucaklaşan MHP, ‘Türk-İslam Ülküsü’ ideolojisinin kendisine biçtiği misyon çerçevesinde tepeden tırnağa kadar yeniden yapılanıyor.
Tam kadro halinde ilk şehit cenazesine katılan MHP Genel Başkanı, teröristler ile ‘mücadele’ yerine ‘müzakere’ yürüten işbirlikçi iktidara ‘sivil muhtırayı’ veriyor:
- “Akan her şehit kanında sizin de payınız var. Bölgeden eğer bir tek şehit haberi daha gelirse, meydanları sizlere dar ederiz.”

 

***

 

Yeni bir şehit haberinin ekranlara düştüğü an, derhal kameraların karşısına geçen MHP Genel Başkanı, Türk milletine Anayasa’da belirtilen ‘demokratik haklarını’ kullanmak üzere ‘harekete geçme’ çağrısı yapıyor.
MHP Genel Merkezi’nin kontrolü altında gerçekleştirilen birbirinden ilginç eylemler, gazetelere ‘manşet’ oluyor, televizyonlarda ‘birinci haber’ olarak yer alıyor.
Başına örülmek istenen çorap, ‘anlaşılır bir lisan’ ile kendisine anlatılan halk, ‘kaderine’ sahip çıkmak üzere meydanlara iniyor.
Ülkenin dört bir yanı, “Hükümet istifa”, “Hak, hukuk, adalet, milliyetçi hareket” naraları ile inliyor.

 

***

 

Bir şafak vakti Kızılay Meydanı’nda toplanan bir milyon ülkücü,  “Çankaya yokuşunda balam, Asya’nın bozkurtları”  marşı eşliğinde Meclis’e doğru yürüyüşe geçiyor.
İleride ‘vatana ihanet’ suçu ile yargılanma ihtimalinden korkan işbirlikçi iktidarın elebaşları, derhal ‘erken seçim’ kararı almak zorunda kalıyor.
Yer, gök ‘üç hilal’ ile süsleniyor.
Türk milletine ‘güven’ veren, yeni bir ruh ve heyecan aşılayan MHP, tek başına iktidara geliyor.
Balkona çıkan milliyetçi yeni Başbakan’ın ilk sözü aynen şu oluyor:
- “Terör yuvalarını yerle bir etmek üzere topyekûn seferberlik ilan ediyorum.”

 

***

 

Başbakan, Meclis’ten jet hızıyla geçen tezkereyi, Genelkurmay Başkanı’nın eline tutuşturuyor.
Komutan, endişeleri sıralamaya başlıyor:
- “Kandil’e gireriz ama, sonuçlarını göz önüne almak lazım. Allah muhafaza ya döviz fırlar, borsa çökerse; piyasalar allak bullak olursa.”
- “Siz Maliye Bakanı mısınız paşam?”
- “Ama biliyorsunuz, Irak’ın kuzeyi hala ABD’nin denetimi altında.”
- “Kimin denetiminde olursa olsun.”
- “Peki ya BM, AB, Rusya, Çin ve İsrail ne der?
Başbakan kestirip atıyor.
- “Şu vakte kadar Kandil’de taş üzerinde taş, baş üzerinde baş kalmayacak. Ya görevinizi yapın, ya da gereğini."

 

***

 

‘Sefer görev emrini’ alan ordu, hiç vakit kaybetmeden ‘değişen şartlara’ göre yeniden yapılanıyor.
ABD’nin AB’nin, İsrail’in kuru-sıkı tehditlerine pabuç bırakmayan Mehmetçik, bir şafak vakti, kartal gibi, yuvalandıkları inlerde teröristlerin tepelerine çöküyor.
Kandil, hallaç pamuğu gibi atılıyor.
CNN, BBC ve El Cezire televizyonlarının ekranları, ‘Kandil’de şerefle dalgalanan dev Türk bayrakları’ ile kaplanıyor.
Kırmızı telefona sarılarak  “Derhal çıkın”  diye buyuran ABD Başkanı’na ‘Türk’ kimlikli Başbakan’ın verdiği cevap şu oluyor:
- “Girmek için sizden izin almadık ki, öyle çıkın deyince de hemen çıkalım.”

 

***

 

‘Dizlilere diz çöktüren, başlılara baş eğdiren’ bir milletin evladı olarak tam  “Bugünleri de görecek miydik Allah’ım”  diye ellerimi yukarıya kaldırırken, çalan telefonun sesi ile uyanıp yorganı üzerimden atıyorum.
Geçen seçimlerde güç-bela ‘MHP’ye oy vermeye’ ikna ettiğim bir tanıdık, ağlamaklı bir ses tonu ile sitem etmeye başlıyor.
Hemen kumandaya sarılarak televizyon kanallarını peş peşe taramaya başlıyorum.
Hainlerinin düzenlediği ‘yeni bir kahpe saldırının’ ilk görüntüleri düşüyor ekranlara.
Al bayrağa sarılı tabutlar, yeniden ‘geçit resmi’ yapmaya başlıyor gözlerimin önünde.
Hayal kırıklığı ile yığılıp kalıyorum.

 

***

 

Aman Allah’ım, yine mi?
‘Önündeki kağıdı’ dahi okumaktan aciz malum zatın, ‘ne söylediği’ pek de fazla anlaşılamayan cılız, boğuk, çatlak sesi bir kez daha yankılanıyor kulaklarımda:
- “Kandil’e Türk bayrağını dikmek için daha ne bekliyorsunuuuz?”
?..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş