MHP'nin kapısına 'siyah çelenk' bırakan şu emekli subaylar

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ilk daha yaşandı.
Türkiye Emekli Subaylar Derneği öncülüğündeki bir grup, bir siyasi partinin genel merkezinin önüne ‘siyah çelenk’ bıraktı.
Demek ki ‘vatanın bağımsızlığını’, ‘milletin bütünlüğünü’ ilgilendiren ‘bizim bilmediğimiz’ çok ama çok önemli şeyler oluyordu.
Peki bu parti ne yapıyordu?
‘Cumhuriyet’in egemenliğini’ Avrupa Birliği’ne teslim eden ‘Ulusal Program’a, ‘Cumhuriyet’in temellerine’ dinamit koyan ‘Avrupa Birliği Uyum Yasaları’na, ‘Endüstriyel Bölgeler Yasası’na, ‘Tahkim Yasası’na, ‘İkiz Sözleşmeler’e ‘15 günde 15 yasa’ya imza mı atıyordu?
‘Apo’nun idam dosyasının’ Başbakanlık’ta bekletilmesine göz mü yumuyordu?
‘İdam cezasının’ kaldırılmasına ses mi çıkarmıyordu?
Hayır!
O halde?
Neydi ‘Cumhuriyetin yılmaz bekçileri’ olan emekli subayları, ‘siyah çelenk’ bırakmaya kadar götüren bu şiddetin ve celalin kaynağı?
Sadece, ‘başlarındaki örtü’ yüzünden üniversitelere sokulmayan, ‘eğitim hakları’ ellerinden alınan fakir-fukara çocuklarına ‘temel haklarının’ iadesi amacı ile bir ‘çözüm önerisi’ yapmak.
Evet, evet, hepsi bu.

* * *

Emekli subaylar, ‘MHP Genel Merkezi’nin önüne siyah çelengi bıraktıktan sonra, ‘MHP milletvekillerine’ gönderdikleri bir mektubu basın mensuplarına dağıttılar.
Mektupta aynen şöyle dediler:
“Türban simgesini Anayasa ile meşrulaştırma girişimi, Anayasamızın değiştirilemeyecek temel ilkelerinden olan laikliğin zedelenmesine ve Cumhuriyet kazanımlarının yıpratılmasına yol açacaktır.
Bu girişimin, üniversitelerden başlayarak toplumun diğer kesimlerinde de gerginlik yaratacağı, ayrımcılığa ve kutuplaşmalara yol açacağına inanmaktayız.
Atatürkçü halkımızın onaylamadığı bir tutumu uygulamanın gelecekte mevcut hukuk düzenini sarsan ve toplumsal yapıyı değiştiren sonuçlar yaratacağı kanaatindeyiz.
Sizleri geniş halk kitlelerinin sesine kulak vermeye, yargının devrim yasalarına ait kararlarına uymaya, halkla mutabakata ve bunun gereği olarak söz konusu Anayasa ve yasa değişiklik düzenlemelerinden vazgeçilmesine davet ediyoruz.”
MHP milletvekilleri de, ‘Atatürkçü geniş halk kitlelerinin’ talebini yansıtan bu mektubu dikkate alıp Meclis’te yapılan oylamada, o doğrultuda tavır aldılar.
Tebrik ederiz.

* * *

Cumhuriyet’in ‘hangi temellerinden’ bahsediyorsunuz?
Cumhuriyetin ‘geleceği’ ABD’ye ipotek edildi, Cumhuriyetin ‘egemenliği’ AB’ye devredildi, Cumhuriyetin ‘bölünmez parçası’ Kıbrıs satışa çıkarıldı, Cumhuriyetin ‘askerlerinin’ başına çuval geçirildi, Cumhuriyetin ‘kırmızı çizgileri’ yerle bir edildi.
Allah aşkına söyler misiniz, ne yaptınız?
Bugüne kadar ‘AKP’nin kapısına bir çelenk bırakmayı aklınızın ucuna dahi getirdiniz mi?
Ama ne zaman ki ‘İslamiyeti’ çağrıştıran bir düzenleme gündeme geliyor, hemen ‘psikolojik harekata’ başlıyorsunuz.
“Yaptığımız toplantılarda arkadaşlarımız İslamiyeti çağrıştıran sloganların kullanılmasından çok rahatsız oluyorlar” diye rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş üzerinde bile baskı kurmaya kalkışan, MHP’nin varlık kaynağı olan ‘Türk-İslam Ülküsü’ ideolojisinden hızla uzaklaşmasına çanak tutan da sizler değil miydiniz?
Ne yapmaya çalışıyorsunuz?
Bu memlekette Cumhuriyet’e ‘mideden’ değil, gerçekten ‘yürekten’ bağlı olan bir tek ‘Türk milliyetçileri/ülkücüler’ kaldı.
Onları da ‘devlet düşmanı’, ‘ordu düşmanı’ haline getirmeye mi çalışıyorsunuz.
Bu mudur isteğiniz?

* * *


Artık neredeyse bir gelenek haline getirdiniz.
Görevde olduğunuz dönemlerde, ‘rütbeler’, ‘yıldızlar’, ‘koltuklar’ gitmesin diye, olup bitenlere seyirci kalıyor, sesinizi soluğunuzu çıkarmıyor, ‘istifa etmeyi’ dahi göze alamıyorsunuz.
Ama her ne hikmetse, ‘emekli’ olur olmaz hemen hidayete eriveriyorsunuz.
İşinize geldiği zaman ‘borsa’ diyorsunuz, işinize geldiği zaman ‘Atatürk’ün arkasına sığınıyorsunuz.
Peki Atatürk ne yaptı?
‘Vatanın tehlikede olduğunu’ görür görmez, hemen omuzundaki apoletleri söküp, üniformasını sırtından çıkararak ‘bir nefer olmayı’ göze alıp ‘milli mücadele’ için yollara düştü.
Eğer Atatürk de sizler gibi yapmış olsaydı, ‘Samsun’a çıkacak’ kimse kalmayacaktı.
‘Cumhuriyetin temel değerleri’ ile kastedilenin aslında ne olduğunun artık farkındayız.
Şundan emin olun ki, ‘çuval’ rezaleti karşısında bile gıkları çıkmayanlar, ‘başörtüsü’ için yapılan bir düzenlemeyi ‘darbe gerekçesi’ yapacak olurlarsa, tankların önünde ilk önce ‘Türk milliyetçilerini/ülkücüleri’ bulacaklardır.
Şimdi o çelengi alın ve konulması gereken yere koyun.
Marş marş, iiiileri!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş