MHP'ye yapılan büyük kötülük!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

                AKP her şeye müsait bir siyasi partidir. Bu nedenle her şeye müsait bir siyaset izliyor. AKP'nin ne Irak ve Suriye'de ne de Kıbrıs'ta kırmızı çizgisi vardır. "Çözümsüzlük çözüm değildir" diyerek Kıbrıs'ta Annan Planı'na destek verebilir, komşularla "sıfır sorun" politikasıyla Suriye-Türkiye arasındaki mayınları kaldırabilir. Bir bakarsınız çözüm sürecinde HDP ile anayasa sürecinde Bahçeli'yle iş birliği yapabilir!

                Türkiye son beş yıldır çok ilginç ittifak ve itilaflarla karşı karşıya kalmıştır!

Yapılanlar anayasal bir değişiklikten ibaret değildir!

                Türkiye'de sık sık anayasalar değişmektedir. Siyaset kendi yetersizliğini anayasanın değiştirilmesiyle kapatmaya çalışmaktadır.

                Getirilen anayasa değişikliğiyle devlet hallaç pamuğu gibi atılmakta, yeniden yapılandırılmaktadır. Yeni yapılanmaların neleri değiştireceği veya hangi sorunlara neden olacağını düşünen dahi yoktur.

                Getirilen anayasa değişikliği gerçekte bir dönemi kapamaktadır. Her şeye müsait, keyfi ve başına buyruk bir dönemin de önünü açmaktadır. Uygulamada ifrat ile tefrit arasında git-gellerin yaşanacağı bir Türkiye dönemi bu değişiklikle başlamış olacaktır.

Yeni anayasayla siyasi sorumluluğun yerini "Rabbim ve milletim beni affetsin" yakınmaları alacaktır. Milletvekillerinin yerini saray danışmanları, yasanın yerini de çoğu kez kararnameler alacaktır.

Devlet yönetiminde AKP türü ilkesizliğin, tutarsızlığın ve yozluğun her çeşidi rutin olgu haline gelecektir.

Olumlular AKP'ye olumsuzlar MHP'ye

Anayasa değişikliğinin bir mağlubu bir de galibi vardır. Mağlubu kerameti kendinden menkul siyaset anlayışıyla durumdan vazife çıkararak anayasa değişikliğini hiç yoktan gündeme getiren ve destekleyen Devlet Bahçeli'dir. Galibi ise AKP ve "Türk Milliyetçiliğini ayakları altına alan" zihniyettir.

                Halk, Anayasa değişikliğinin üreteceği bütün sorunların sorumlusu olarak şimdiden MHP'yi görmekte ve göstermektedir.              

                Bahçeli, MHP'yi bir kullanımlık parti konumuna düşürmüştür.

                Elli yıllık mazisinde MHP, hiç bu duruma düşmemiş ve düşürülmemişti. 

                Gelinen aşamada başta Milliyetçi-Ülkücü hareketin efsanevi lideri Başbuğ Alparslan Türkeş olmak üzere rahmeti rahmana kavuşmuş olan bütün ülkücü şehitlerin kemikleri sızlamaktadır.

                AKP'nin bilinçaltı nüksediyor!

                Bahçeli'nin desteğiyle gerçekleştirilen anayasa değişikliği, AKP'nin gerçek niyetini uygulamada bir araç olacaktır. AKP gerçek anayasa değişikliğini başkanlık sistemi geldikten sonra gündeme getirecektir.

Nitekim daha şimdiden AKP milletvekilleri TBMM'de 'Anayasanın ilk dört maddesinin de değişebileceğine' yönelik sinyaller vermiştir.

Aslında dayatılan bu anayasal değişiklik gerçekleştiğinde zaten ilk dört maddenin bir anlamı kalmamış olacaktır. Çok rahat yeni sistemde bu maddelerin içi boşaltılabilir ve bu maddelerin etrafından dolaşılarak istenilen devlet yapılanması gerçekleştirilir.

Kimse kendi kendini kandırmasın.

Dört maddenin değişmesini isteyenler gerçekte AKP'nin bilinçaltını ifade etmiş olmaktadır.

Kaderini AKP'ye endekslemiş olan Bahçeli'nin AKP'nin anayasa değişikliğiyle başkanlığı elde ettikten sonra bu anayasaya dayalı olarak yapacaklarından da sorumlu olacaktır.

O zaman alayına "evet" ya da "hayır" demesinin bir anlamı olmayacaktır.

Ülkücüler mazisi şereflerle bezenmiş Milliyetçi Hareketi zelil duruma düşürenlerden önünde sonunda hesap soracaktır.

MHP'nin tavanı tabanından kopmuştur!

Kamuoyu şirketlerinin yaptıkları araştırmalarda MHP yönetimi ile MHP seçmeninin cumhurbaşkanlığı sistemine olan desteği tam ters yönde olduğunu göstermektedir. MHP'de tavan başka şey taban daha başka şey diyor.

AKP'nin eski danışmanlardan Etyen Mahcupyan şu tespitte bulunuyor: 'MHP seçmeninin kabaca üçte ikisi ile AKP'nin çoğunluğu arasında net bir duruş farklılığı vardır. Bu durumda MHP cenahından referandumda gelebilecek katkının 3 puanı geçmesi zor gözüküyor'.

Sonuçta Bahçeli'nin "başkanlık sevdası" hem MHP'yi hem de Türkiye'yi zor durumda bırakmıştır.

Başkanlık sistemini MHP'nin eliyle gündeme sokmak MHP'ye yapılan en büyük kötülük olmuştur.

Tarih bu vahim trajedinin mesullerini önünde sonunda yargılayacaktır.

  • Yorumlar 19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları