Millet, sığınabileceği yeni bir liman arıyor

İsrafil K.KUMBASAR

Bülbülü altın kafesin içerisine koymuşlar, yine de “Ah vatanım” demiş.
‘Yandaş’ ve ‘yanaşma’ medyanın ikiyüzlü beslemeleri gibi ‘yedi yıldızlı’ otellerde fink atmak yerine, yıllık iznimizi geçirmek üzere, bu sene de yine kuş uçmaz, kervan geçmez diyarlara doğru kanat çırptık.
Dağlarına ‘eşkıya’ kokusu sinmiş, ovalarına ‘ihanet’ bulutları çökmüş olan güzel memleketimizde bir taraftan o yayla senin, bu yayla benim diye dolaşıp buz gibi ayranları mideye yuvarlarken, bir taraftan da yaz ortasında ‘soba’ yakılan evlere misafir olup vatandaşın düşüncelerine kulak vermeye çalıştık.
İnanın ki, hiçbir dönemde vatandaşı, hiç bu kadar ‘gelecekten umutsuz’, hiç bu kadar ‘karamsar’ görmemiştik.
Millet, çaresizlik içerisinde.
Millet, kan ağlıyor.

* * *

AKP iktidarının “Bizi teğet geçiyor” diye ciddiye almadığı ekonomik krizin ucu, ne yazık ki dağdaki çobana kadar uzanmış durumda.
Ektiği ürünü, ‘beş yıl önceki’ fiyata dahi satmakta zorlanan çiftçi, ‘kredi’ borçlarını ödeyebilmek için elindeki traktörünü satışa çıkarmış, ama alıcı bulamıyor.
Sattığı malın aynısını bir daha, aynı fiyata rafa koyamayan esnaf, ‘kepenk’ indirip, ‘vergi’ borçlarını ödeyebilmek için, ‘evini’ ipotek ettirmek zorunda kalıyor.
‘İşlerini’ kaybeden gençlerin büyük çoğunluğu, hayatlarının en verimli çağını, kahve köşelerinde ‘fayans’ dizerek geçiriyor.
En itibarlı meslek ‘devlet’ memurluğu.
Herkes ne yapıp edip, aile fertlerinden birinin sırtını ‘devlete’ dayamanın yollarını arıyor.
‘Memur’ olmayana kız bile vermiyorlar.

* * *


İçerisinde bulunduğu çok ağır ekonomik şartlara rağmen, yine de vatandaşın kafasını meşgul eden ortak soru şu:
- “Ülke nereye doğru sürükleniyor?”
Bu sorunun kaynağı, tabii ki teslimiyetçi AKP iktidarının son günlerde sanki bir yerlerden talimat almış gibi, alelacele tedavüle soktuğu ‘Kürt açılımı’ projesi.
Tayyip Erdoğan, belki milletin içerine düştüğü çaresizliğin üzerini örtebilmek için, ‘açılım’ adı altındaki yeni bir ‘canbaza bak’ oyununu gündeme sokarak vaziyeti kurtarmaya çalışıyor.
Ama, öyle görünüyor ki, bu oyun ilk seçimlerde kendisine çok pahalıya patlayacak.
‘Açılım’, iktidar mensuplarını ve onlara payanda olanları bir ‘silindir’ gibi ezip geçecek.
Çünkü, milletin büyük bir kesimi, açılımdan ‘ihaneti’ anlıyor.

* * *


Daha önce Tayyip Erdoğan’a toz kondurmayan, onu neredeyse bir ‘mehdi’ gibi gören İdris Emmi, şimdi “Ula bu itlerin sırtını kaşımak size mi kaldı?” diye söylenip, iktidar mensuplarının yedi sülalesine selamlar gönderiyor.
Daha önce MHP’ye oy veren, ama son iki seçimde ‘pireye’ kızıp, ‘yorganı’ ateşe veren Hakkı Dayı, şimdi deli danalar gibi gibi çevresinde dört dönüp duruyor:
- “Kime güvendiysek hep kazık yedik. Ha bu Teyyip’in de ne olduğuni sonunda anladık. Ama kime oy vereceğiz?”
Daha önce ne zaman bir üniformalı görse gözleri yaşarıp “Bu ülkenin teminatı askerdir” diyen Dursun Dede ise, ‘tarihi dönüm noktası’ diye sunulan MGK toplantısından sonra, “Eyvah, meğerse bu memleketin sahibi filan yokmuş” diye feryad-ı figan ediyor.

* * *


‘Yağmurdan’ kaçarken ‘doluya’ tutulduklarının farkına varan aldatılmış kitleler, büyük bir kararsızlık ve panik içerisinde kendilerine yeni bir ‘siyasi sığınak’ arıyorlar.
Peki bu sığınak hangi parti olacak?
Devlet Bahçeli’nin MHP’si mi?
Deniz Baykal’ın CHP’si mi?
Hangisi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş